13 Nisan 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]

KAVİL

Kavil…
Söz demek.
Sözleşme demek.
Verilen söz, tutulan söz demek.
Hatta biraz daha derine inerseniz; güven demek, itibar demek.

Ve bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri…

Şimdi gelelim Türk Hava Yolları Genel Kurulu’na.

Hissedar sıfatıyla oradaydım.

Türk Hava Yolları Genel Kurulu Prof.Dr. Ahmet Bolat’ın divan başkanlığında başladı. Öyle bağırış çağırış yok, öyle kriz yok. Sakin… Hatta alışık olmadığımız kadar sakin.

İnsanlar birbirine selam vererek dağıldı. Demek ki olabiliyormuş.

Kavga etmeden de konuşulabiliyormuş.

Zaten bizim işimiz kavga etmek değil. Eleştirmek. Doğruyu söylemek. Eğriye eğri demek.

Bir devir kapandı, bir devir başladı.
Akademisyen bir başkan gitti, yerine yine akademisyen bir isim geldi: Murat Şeker.

Bakın bu önemli.
Çünkü bu kurum artık sadece uçak uçurmuyor. Finans yönetiyor, strateji kuruyor, global rekabet veriyor.
Yani koltuğa oturan kişinin “Ben yöneticiyim” demesi yetmiyor… Bilmesi gerekiyor.

Murat Bey’in CV’sine bakıyorsun… Marmara Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Minnesota Üniversitesi, Dünya Bankası, Ziraat Bankası ve Türk Hava Yolları…
Yani “ben bu işi yaparım” demiyor, zaten yapmış geliyor.

Ama mesele CV değil.
Mesele o koltuğun hakkını vermek.
Ahmet Bolat bir bayrak bıraktı. Şimdi o bayrağı daha yukarı taşımak Murat Şeker’in işi.

Ve en kritik nokta:
Herkese eşit mesafede.

Bir diğer değişim…
Ahmet Olmuştur…

Call center’dan başlayıp CEO koltuğuna kadar gelen bir hikâye.
Bakın bu da çok önemli.

Çünkü bu hikâye şunu söylüyor:
“Bu kurumda çalışırsan, bilirsen, sabredersen… o koltuğa oturabilirsin.”

Ahmet Bey’in geçmişine bakıyorsun; gelir yönetimi, fiyatlandırma, satış, müşteri deneyimi…
Yani işin mutfağından geliyor.

Bu kötü mü?
Aksine… En iyisi.

Çünkü yukarıdan değil, içeriden bakıyor.
Sistemi biliyor.
Sorunun nerede olduğunu biliyor.

Ve belki de en önemlisi…
O koltuğun ne kadar zor olduğunu biliyor.

Gerçi…
Bu değişimi bir önceki genel kurulda bekleyenler vardı, biri de bendim.
Belki Murat Şeker profesörlüğü bekledi…
Belki zaman böyle uygun görüldü…

Ama sonuçta değişim geldi.

Şimdi mesele şu:
Bu değişim gerçekten bir dönüşüm olacak mı?
Yoksa sadece isimler mi değişti?

Çünkü…
Koltuklar değişir.
İsimler değişir.
Ama arkada kalan şey yapılan işlerdir.

Kavil burada devreye giriyor işte.

Verilen sözler tutulacak mı?

Eleştiririz…Gerektiğinde överiz…

Ama hakkı da teslim ederiz.

Bilal Ekşi’ye de, Ahmet Bolat’a da Türk Hava Yolları’na ve Türk Sivil Havacılığına kattıkları için teşekkür etmek gerekir. 500. Uçak, ödüller, yolcu rekorları…

Şimdi yeni sayfa açıldı.

Murat Şeker…
Ahmet Olmuştur…

Yolunuz açık olsun.

Ama unutmayın…

Bu işte en önemli şey kavil…

Hepinize güzel ve sağlıklı bir hafta dilerim.

Serdar Başağaoğlu

[email protected]

KAVİL

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000