13 Temmuz 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]

HAVACILIĞIN VİCDANI

Önce güzel haberle başlayalım.

Hep eleştirecek değiliz ya…

Alkışlamayı da bileceğiz.

Corendon…

Hollanda'da devlet uçağı tartışmasının tam ortasına öyle bir öneri bıraktı ki…

"Yeni uçak almayın."

"Mevcut uçağın operasyonlarını ve bakımlarını biz yapalım."

Basit gibi görünüyor.

Ama değil.

Bu teklif aslında şunu söylüyor.

"Biz buna hazırız."

Bir Türk şirketi…

Avrupa'da bir devletin VIP filosunu işletebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu söylüyor.

Bundan daha büyük reklam olur mu?

Henüz sekiz yaşındaki bir uçağın değiştirilmesini sorguluyor.

Üstelik yaklaşık 100 milyon euroluk kamu tasarrufundan söz ediyor.

Kabul edilir…

Edilmez…

O ayrı mesele.

Ama cesaret…

İşte o önemli.

Türk girişimcisinin Avrupa'nın göbeğinde "Ben yaparım." diyebilmesi küçümsenecek bir başarı değildir.

Şimdi gelelim çalışanına sahip çıkanlara…

Ve sahip çıkamayanlara…

TGS…

Ocak ayında bir iyileştirme yaptı.

Şimdi yeniden yaptı.

Ücret artışı…

Devam primi…

Kıdem ödeneğinde ciddi düzenleme…

Banka promosyonu…

CED hakları…

Tamamlayıcı sağlık sigortası…

Hiçbiri tek başına kimseyi zengin etmez.

Kimse de "Mükemmel maaş alıyorum." demez.

Ama önemli olan başka.

Çalışanına "Seni görüyorum." diyebilmek.

Bugün birçok şirket bunu bile yapmıyor.

O yüzden…

Eleştirdiğimiz kadar…

Doğru yapanı da alkışlamak gerekiyor.

Ve şimdi…

İnsanı düşündüren bölüme gelelim.

Turkish DO&CO...

Elbette burada aktaracağımız bilgiler çalışanlardan gelen iddialardır.

Şirketin açıklaması olursa aynı şekilde yayınlarız.

Ama…

Bir çalışan sabah beşe doğru evden çıkıyor.

Dört saate yaklaşan yol…

Sekiz saat mesai…

Üzerine sekiz saat fazla mesai iddiası…

Gece bire doğru eve dönüş…

Sonra yeniden aynı döngü…

Burada insan ister istemez soruyor.

Bu tempoda çalışan insan gerçekten dinlenebilir mi?

Ailesine zaman ayırabilir mi?

En önemlisi…

Yarın yine aynı motivasyonla işe başlayabilir mi?

Bazen şirketler rakamlara bakıyor.

Verimlilik tablolarına…

Operasyon raporlarına…

Ama unutuyorlar.

O tabloları hazırlayan da…

O yemekleri üreten de…

Bir insan.

Personel eksikliği geçici olabilir.

Fazla mesai bir süre idare edebilir.

Ama huzursuzluk kalıcı hale gelirse…

En büyük maliyet orada başlar.

Umarız yönetim bu sesleri duyar.

Çünkü çalışanını kaybeden şirket…

Aslında geleceğini kaybetmeye başlar.

Ve NATO...

Ankara günlerce dünyanın merkeziydi.

Liderler geldi.

Uçaklar peş peşe indi.

Milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları imzalandı.

Yeni projeler açıklandı.

Ama…

Asıl konuşulacakları haftaya paylaşacağım.

Herkese güvenli bir hafta diliyorum.

Gökyüzü herkese eşit.

Yeter ki yerde adalet, vicdan ve akıl da aynı yükseklikte uçabilsin.

Serdar BAŞAĞAOĞLU

[email protected]

HAVACILIĞIN VİCDANI

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000