05 Ocak 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Şu ikramiyeler ne oldu havacılıktaki çalışanların tek unudusunuz. İşçilerin hak hukukunu savunan tek kişisiniz minnettarız.
  • Bize geldimi hep zarar neden bu kadar acımasız oldu sırtımızda kan ter akıyor hala zarar deniyor tsss
  • İGA cı dolmuş şoförü kendi adamlarini istediği yere yerleştirip gitti keşke yanına alsa çünkü siz temsil ettiğiniz cemaatin bile adını lekeliyorsunuz bir de şu bagaj hizmetleri koordinasyon da Sayan bey var torpille kapı komşusunu postabası yapan onu da inşallah en yakın zamanda yollarlar
  • DHMİ de ve Ulaştırma Bakanlığında üst yöneticilerin sevgilileri ve yakınları TÜRKSAT vb. Şirketlere hizmet satın alma yolu ile işe alınıyor ve yasal olmamasına rağmen ESENBOĞA ve Genel Müdürlükte, Bakanlıkta çalışıyor gözüküyorlar.zerre iş yaptıkları yok ve çalışamazlarda zaten bu süreçte. Sonra beyler makamlardan alınınca bu kızları sağa sola göndererek gözden uzağa gönderiyorlar çünkü yeni yöneticilerin sevgililerine yer açılması lazım
  • Antalya merkezli şirketimizde acaba nasıl yürüyor işler…..Çevirdikleri filmler yıllarca sürecek diziler gibi izlenir…..
  • Maalesef bizim toplumumuz ne müslüman olabilmiş ne olamamış. Baksanız müslümanlığın en önemli ilkeleri neler; hak yemeyeceksin, hırsızlık yapmayacaksın. Gel gör ki ahlak yeterince gelişmediği için bu ilkeler hiçe sayılıyor hatta bunlardan dolayı hesap sormaya kalkana "Yaptıklarımızdan neden utanalım, gurur duyuyoruz" diye cevap verme yüzsüzlüğünde bulunuluyor. Her 3 kişiden biri bu sözde müslümanlara oy verdiği sürece bu yaşananlar maalesef bitmeyecek hatta artarak devam edecek.
  • Hadi canım o kadar a**** olma! Onların hepsi tanıdık karşılıklı al gülüm ver gülüm ortada yabancı yok ama anladığım kadarıyla siz konuya bayağı yabancısınız ya da öyle olmak istiyorsunuz...
  • Önce yıl sonu diyosun sonra 2026 yılı planları. Çünkü zam oranı vs vereceğin para miktarını azaltacak ya da arttıracak. Bu kurnazlık yapmak. Evet yıl olmuş 2026 ama hala çalışan üzerinden kar etme derdinde el insaf.
  • ŞİRKETLERDE KULLANILAN ve TÜYLERİMİ DİKEN DİKEN EDEN CÜMLELER 1. "BİZ BİR AİLEYİZ." Hayır, değiliz! Ailede birini çıkarmazsın, performans düşerse kapı göstermezsin. Bir gün küt diye aileden atıldın, ilişiğinin kestik demezsin. Buradaki ilişkimiz çok net: Zaman + Emek = Ücret. Aileyiz tarzı duygusal ambalaj, çoğu zaman ne yazık ki zihinleri bulanıklaştırmak için kullanılır. 2. "SEN BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİN." Değer sözle değil, ücretle, terfiyle, yetkiyle gösterilir. "Değerlisin" deyip yıllarca aynı kariyerde ve çok düşük maaşta tutmak, değer vermek değil, oyalamaktır. 3. "BU SENE HAK ETTİĞİN TERFİYİ / ZAMMI VEREMEDİK ama SENEYE %100." Kurumsal dünyanın en eski masalı budur sanırım
  • Baskanim bu karpayi aciklarima yapilacakti her ayı ilk % desi şu kadar kar etik şu kadar uçak aldık şu öyle oldu diye reklam yapılıyordu Halle daha bir aciklama yapılmadı neden acaba

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ NASIL ZARAR ETTİRİLİR?

Size öyle şeyler açıklayacağım ki aklınız duracak. Bu bir iddia yazısı değil; belgelerle, kayıtlarla ortaya konulmuş bir sistemin nasıl işlediğini anlatan bir yazı. Bir havayolu şirketinin nasıl sessizce ve düzenli şekilde zarar ettirildiğini okuyacaksınız.

Bir şirketin zarar etmesi için kasasının soyulması gerekmez. Bazen her şey kâğıt üzerinde “doğru” görünürken, şirket her gün biraz daha zarara uğrar. Ne kapı kırılır ne alarm çalar. Evrak tamamdır, faturalar kesilmiştir, süreçler işlemektedir. Ama sonuç değişmez: para gider, zarar büyür.

Uçuş iptal olur, yolcu mağdur olur, havayolu sorumluluğunu yerine getirmek için yolcusunu otele yönlendirir. Normalde bu bir kriz yönetimidir. Ancak bazı durumlarda bu süreç, zincirleme bir kazanç düzenine dönüşür. Bu düzen, havalimanlarındaki yönlendirmelerle başlar; otellere, aracı yapılara ve en sonunda otel yönetimlerine kadar uzanır. Her halka kendi payını alır. Kimse yüksek sesle konuşmaz.

Kâğıt üzerinde üç kişilik bir aile vardır; gerçekte iki yetişkin ve bir bebek. Ama faturada bebek, yaşına bakılmaksızın yetişkin sayılır. Sıfır yaşında bile olsa “ek kişi” yapılır. Yetmez, bu kişiye öğle yemeği yazılır. Yetmez, akşam yemeği de eklenir. Normalde iki yetişkin için kesilmesi gereken bedel, çocuk üzerinden şişirilir. Bu tekil bir yanlışlık değildir; aynı kalemler, aynı yöntemle, farklı günlerde tekrar eder.

Bu yazı, kulaktan dolma bilgilerle ya da duyumlarla kaleme alınmadı. Anlatılan her uygulamaya ilişkin folio kayıtları, voucher’lar, e-arşiv faturaları, mail yazışmaları ve operasyon süreçlerini gösteren belgeler mevcuttur. Hangi tarihte, kaç kişi için, kaç oda yazıldığı; çocukların nasıl yetişkin olarak faturalandırıldığı; yemek kalemlerinin nasıl eklendiği bu belgelerde açıkça görülmektedir. Yani burada anlatılanlar bir yorum değil, belgelerin ortaya koyduğu bir tablodur.

Bununla da bitmez. Evli çiftler tek oda yerine iki oda gösterilir. Sonra o odalardan birine eş tekrar “ek kişi” olarak yazılır. Aynı insan, aynı gece, aynı otelde iki ayrı kalemde ücretlendirilir. Bu kadar tekrar eden bir uygulamaya “hata” demek mümkün değildir. Burada bilinç vardır, tercih vardır ve elbette menfaat vardır.

Zincirin bir sonraki halkasında aracı yapılar ve fatura süreçleri devreye girer. Kim ne kadar yazılacağını bilir; kim nereden pay aldığını da. Bu yüzden düzen aksamaz. Çünkü herkes kazanıyordur. Kaybeden, kasası eksilen havayolu şirketidir; ama masada çoğu zaman o yoktur. Masada olanlar, masayı kuranlardır.

Bu düzen gizli saklı da yapılmaz. Operasyon toplantılarında konuşulur, mail’lerde yer alır, “normalmiş” gibi anlatılır. İtiraz eden olur mu? Olur. Ama doğruyu söyleyenler sistem için risklidir. Usulsüzlüğü yapanlar değil, usulsüzlüğü dile getirenler tasfiye edilir. Böylece sessizlik korunur, zincir sağlam kalır.

Basit bir hesap bile tabloyu gösterir. Günde on odada sadece bir çocuk yetişkin gibi yazılsa, yanına bir lunchbox eklense, ay sonunda yüz binlerce lira eder. KDV hariç. Bu para yolcudan çıkmaz; havayolu şirketinin kasasından çıkar. Yani şirket her gün, düzenli olarak zarara uğratılır.

Burada asıl mesele şudur: Bu otel uygulamaları gerçekten denetleniyor mu? Yolcu listeleriyle kesilen faturalar neden birebir örtüşmüyor? Bebekler nasıl yetişkin yazılıyor, odalar nasıl çoğaltılıyor, yemek kalemleri hangi gerekçeyle ekleniyor?

Çünkü havalimanında başlayan bir yönlendirmenin, otellerde aynı biçimde faturalandırılması tesadüf değildir. Bu kadar tekrar eden “yanlış”, artık yanlış olmaktan çıkar.  Bu düzen hangi otellerde, kimlerin bilgisi ve onayıyla yürütülmektedir? Sorgulanmalı, araştırılmalı ve gerekirse suç duyurusunda bulunulmalı.

Bir havayolu şirketi işte böyle zarar ettirilir. Kapı kırmadan, kasa açmadan, alarm çaldırmadan. Evrakla, fatura ile, sistemle. Belgeler bağırır, insanlar susar. En tehlikelisi de budur. Çünkü bir süre sonra kimse bunun suç olabileceğini bile hatırlamaz.

Bu yazıdan sonra yapılması gereken artık tartışmasızdır. Havayolu şirketleri, geçmişe dönük ve ileriye dönük olarak otel konaklamalarına ilişkin tüm faturaları derhal inceleme altına almalı, gönderilen yolcu listeleriyle kesilen bedelleri satır satır, oda oda, kişi kişi karşılaştırmalıdır. Özellikle beşikte yatacak yaşta olan bebekler için yetişkin gibi yazılan kişi, yemek ve konaklama faturaları ile karı–koca yolcuların fiilen birlikte kalmalarına rağmen ayrı odalarda konaklamış gibi gösterildiği ve bu yolla oda sayısının yapay biçimde artırıldığı işlemler özel başlık altında denetlenmelidir.

Aynı kişinin bir odada ana misafir, başka bir odada “ek kişi” olarak yazıldığı; ailelerin tek oda yerine iki oda üzerinden faturalandırıldığı bu düzen, havayolu şirketlerinin ilk bakışta fark edemeyeceği şekilde kurgulanmış bir sistematiğe işaret etmektedir. Bu tür faturalandırmalar basit bir muhasebe hatası olarak geçiştirilemez; bilinçli biçimde bedel yükseltmeyi amaçlayan işlemler olarak ele alınmalı, kontrol edilmediği her gün şirketlerin düzenli ve sessiz biçimde zarara uğratıldığı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Havayolu şirketleri derhal ve behemehâl inceleme başlatmalı.

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ NASIL ZARAR ETTİRİLİR?

Yorumlar Tüm Yorumlar (42)

Ali bey ~ 14 saat önce
Şu ikramiyeler ne oldu havacılıktaki çalışanların tek unudusunuz. İşçilerin hak hukukunu savunan tek kişisiniz minnettarız.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Manisa ~ 16 saat önce
Bize geldimi hep zarar neden bu kadar acımasız oldu sırtımızda kan ter akıyor hala zarar deniyor tsss

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS POSTAKAFASIIII ~ 17 saat önce
İGA cı dolmuş şoförü kendi adamlarini istediği yere yerleştirip gitti keşke yanına alsa çünkü siz temsil ettiğiniz cemaatin bile adını lekeliyorsunuz bir de şu bagaj hizmetleri koordinasyon da Sayan bey var torpille kapı komşusunu postabası yapan onu da inşallah en yakın zamanda yollarlar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bagajcı ~ 11 saat önce
Allah o minibüsçü ve tayfasına aldkları paraların hayrını göstermiyor . Kısa saçlı müdürü de bgaja hizmetlerine getirmişti . O da yol aldı gitti sürgüne . Bütün yönetim şef müdür olanlar , minibüsçünğn getirdikleri ona itaat eden emek hırsızları .
DHMİ ~ 1 gün önce
DHMİ de ve Ulaştırma Bakanlığında üst yöneticilerin sevgilileri ve yakınları TÜRKSAT vb. Şirketlere hizmet satın alma yolu ile işe alınıyor ve yasal olmamasına rağmen ESENBOĞA ve Genel Müdürlükte, Bakanlıkta çalışıyor gözüküyorlar.zerre iş yaptıkları yok ve çalışamazlarda zaten bu süreçte. Sonra beyler makamlardan alınınca bu kızları sağa sola göndererek gözden uzağa gönderiyorlar çünkü yeni yöneticilerin sevgililerine yer açılması lazım

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Güneş Express ~ 1 gün önce
Antalya merkezli şirketimizde acaba nasıl yürüyor işler…..Çevirdikleri filmler yıllarca sürecek diziler gibi izlenir…..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Müslüman ~ 1 gün önce
Maalesef bizim toplumumuz ne müslüman olabilmiş ne olamamış. Baksanız müslümanlığın en önemli ilkeleri neler; hak yemeyeceksin, hırsızlık yapmayacaksın. Gel gör ki ahlak yeterince gelişmediği için bu ilkeler hiçe sayılıyor hatta bunlardan dolayı hesap sormaya kalkana "Yaptıklarımızdan neden utanalım, gurur duyuyoruz" diye cevap verme yüzsüzlüğünde bulunuluyor. Her 3 kişiden biri bu sözde müslümanlara oy verdiği sürece bu yaşananlar maalesef bitmeyecek hatta artarak devam edecek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ve maalesef ~ 1 gün önce
Olan normal vatandaşa,bunlara oy vermeyene de oluyor zira oy verenler onlardan ne gelse kabulüm diyor
Dejenerasyon ~ 1 gün önce
olay muslumanlikla ilgili degil, ayni davranislari laikler, aydın gecinenler, diplomali okumuslar yapmiyormu
çözüm ~ 23 saat önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
Yanıt ~ 19 saat önce
İslamın şartını say desek bilmezsin. Bildiğin tek du subhaneke. Hangi bilgiyle, hangi sıfatla kimleri değerlendiriyorsun. Kemalist ağzıyla konuşuyrosun.
Bak sen ~ 2 gün önce
Hadi canım o kadar a**** olma! Onların hepsi tanıdık karşılıklı al gülüm ver gülüm ortada yabancı yok ama anladığım kadarıyla siz konuya bayağı yabancısınız ya da öyle olmak istiyorsunuz...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tam Bir Şark Kurnazı ~ 2 gün önce
Önce yıl sonu diyosun sonra 2026 yılı planları. Çünkü zam oranı vs vereceğin para miktarını azaltacak ya da arttıracak. Bu kurnazlık yapmak. Evet yıl olmuş 2026 ama hala çalışan üzerinden kar etme derdinde el insaf.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İCARDİİ ~ 2 gün önce
ŞİRKETLERDE KULLANILAN ve TÜYLERİMİ DİKEN DİKEN EDEN CÜMLELER 1. "BİZ BİR AİLEYİZ." Hayır, değiliz! Ailede birini çıkarmazsın, performans düşerse kapı göstermezsin. Bir gün küt diye aileden atıldın, ilişiğinin kestik demezsin. Buradaki ilişkimiz çok net: Zaman + Emek = Ücret. Aileyiz tarzı duygusal ambalaj, çoğu zaman ne yazık ki zihinleri bulanıklaştırmak için kullanılır. 2. "SEN BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİN." Değer sözle değil, ücretle, terfiyle, yetkiyle gösterilir. "Değerlisin" deyip yıllarca aynı kariyerde ve çok düşük maaşta tutmak, değer vermek değil, oyalamaktır. 3. "BU SENE HAK ETTİĞİN TERFİYİ / ZAMMI VEREMEDİK ama SENEYE %100." Kurumsal dünyanın en eski masalı budur sanırım

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS ~ 2 gün önce
Baskanim bu karpayi aciklarima yapilacakti her ayı ilk % desi şu kadar kar etik şu kadar uçak aldık şu öyle oldu diye reklam yapılıyordu Halle daha bir aciklama yapılmadı neden acaba

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İzin alamadı izin ~ 1 gün önce
Sizinkinden,alınca verir sen de eline verilen 3 kuruşla biat etmeye devam edersin.ama o 3 kuruş elinde 1 gün kalmaz gene aynı tas aynı hamam devam edersin.düşünmezsin ki ben neden sadece 1 gün-o da dilenmekten dilinde tüy biter bunların insafına kalırsın-para alıyorum da maaşıma zam yapılmıyor.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000