15 Aralık 2025, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Amerika da yaşayan eski bi KM olarak yazıyorum.. böyle yazma hacı şimdi bunun içindeki malzeme kontrolünüde ekiplere yıkarlar ..
  • İyi günler Ali bey birazda dhmi taşeronlarından söz edermisiniz ulaştırma sektöründe en düşük alan teknik personelleriz kadro hakkımız verilmedi,banka promosyonlarindan yararlanamiyoruz memurun aldığı maaşin 3/1 alıyoruz
  • Hadi eyvallah dostlar yaptığınız yanlış yoldan dönün yoksa burada bir bir ifsaliycam isimleri
  • Tgs genel müdürü zeki akyurta sesleniyorum tgs çukurova idari kadroda mevcut kadronun 3 katı fazla personel var şirketimize maddi olarak fazla zarar veriyor şirketinizi seviyorsaniz bu duruma br el atmaniz gerekiyor sayın zeki akyurt
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • Ali reisim çok geçmiş olsun. Aman sağlığa dikkat.
  • TK
  • Kar payı kaç maaş olur arkadaşlar
  • Aynı yazı LinkedIn’de duruyor, ama kimse cesaret edip yorum yazmıyor. Ali Kıdık Bey aynı yazıyı AirportHaber’de yayınlayınca herkes oraya koşuyor. Hem komik, hem doğru, hem tuhaf… Güzel ülkemin hali. Bu arada Ali Bey’in dik duruşu ve aynı sözü her platformda söylemesi ayrıca saygıyı hak ediyor.
  • Kimse de demiyorki Manuel tansiyon aletini sağlıkçı dişinda kimse kolay kolay kullanamaz.. Atıp tutuyosunuz

THY’NİN UÇAKLARINDAKİ SAĞLIK KİTLERİ: SADECE VAR MI, ÇALIŞIYOR MU?

Bu yazı bir şikâyet yazısı değil; Türk Hava Yolları uçaklarında, uçuş sırasında hayat kurtarması gereken bir sistemin ne kadar hazır olduğu sorusudur.

Buenos Aires–İstanbul gibi uzun menzilli bir THY uçuşunda yaşadığım sağlık problemi, bana havacılıkta sıkça gözden kaçan ama hayati bir gerçeği bir kez daha hatırlattı:
İyi niyet yetmez, sistem çalışmak zorundadır.

Uçuş sırasında tansiyonum yükseldi. Şiddetli baş ağrısı ve kusma eşlik etti. Daha önce ciddi bir kalp krizi ve beyin kanaması geçirmiş biri olarak, bu tablonun hafife alınamayacağı açıktır. Bu durum, “basit bir rahatsızlık” değil, tıbben yüksek riskli bir acil durumdur.

Nitekim THY kabin ekibi durumu ciddiye aldı. Pilot onayıyla uçak içinde doktor anonsu yapıldı. Buraya kadar her şey olması gerektiği gibiydi.

Ancak asıl mesele tam da burada başladı.

Tansiyonumun ölçülmesi amacıyla THY uçağında bulunan medikal kit açıldı. Manuel tansiyon aletinin kola takılan ve hava bastıkça şişmesi gereken manşonunun patlak olduğu anlaşıldı. Yani Türk Hava Yolları uçaklarında bulunması zorunlu olan bir tıbbi ekipman, fiilen kullanılamaz durumdaydı. Bu nedenle hayati önemdeki ölçüm sağlıklı biçimde yapılamadı.

Bu noktada şu soruyu sormak kaçınılmaz hale geliyor:
THY uçaklarında sağlık kiti var mı diye bakmak yeterli midir, yoksa bu kit gerçekten çalışıyor mu diye kontrol etmek mi gerekir?

Medikal kitin varlığı tek başına güvence değildir. İçindeki cihazların çalışır durumda olması, ilaçların son kullanma tarihlerinin geçmemiş olması hayati önemdedir. Tarihi geçmiş bir ilacın ya da arızalı bir cihazın, acil bir durumda yolcuya hiçbir fayda sağlamayacağı gibi, müdahaleyi geciktirerek riski artıracağı da açıktır.

Bu yaşananlar münferit bir olay olarak görülmemelidir. THY gibi dünyanın sayılı havayollarından birinde, uçakta sağlık kitleriyle ilgili yaşanabilecek en küçük bir aksaklık, bir sonraki yolcu için hayati sonuçlar doğurabilir. Havacılıkta zorunlu ekipman, yalnızca uçakta bulunmakla değil; çalışır, güncel ve etkin şekilde kullanılabilir olmakla anlam kazanır.

Buradan sistemle ilgili çok net sorular çıkmaktadır.

Birincisi;
THY Sağlık Başkanlığı, Türk Hava Yolları uçaklarındaki medikal kitleri hangi periyotlarla ve hangi yöntemle kontrol etmektedir?
Bu kontroller yalnızca “kit var mı” düzeyinde mi yapılmaktadır, yoksa kitler açılarak cihazların çalışırlığı ve ilaçların son kullanma tarihleri fiilen denetlenmekte midir?

İkincisi;
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) denetimleri bu konuda ne kadar derindir?
THY’ye yönelik denetimlerde medikal kitlerin yalnızca uçakta bulunduğu mu raporlanmakta, yoksa içeriği açılarak gerçekten kullanılabilir durumda olup olmadığı da kontrol edilmekte midir?

Üçüncüsü ve belki de en kritik soru şudur:
Eğer THY bünyesinde “uçakta doktor yoksa medikal kitin etkin kullanımı sınırlıdır” şeklinde bir şirket içi uygulama varsa, bu yaklaşım özellikle uzun menzilli THY uçuşları için yeniden ele alınmalı değil midir?

Saatler süren THY uçuşlarında her zaman doktor bulunmayabilir. Ama acil sağlık durumları her zaman olabilir. Bu nedenle Türk Hava Yolları’nın uzun menzilli uçuşlarında, kabin ekibi içinde en az bir kişinin ileri seviye sağlık eğitimi almış, en azından bir hemşire düzeyinde tıbbi bilgi ve yetkinliğe sahip olması artık bir lüks değil, ciddi şekilde tartışılması gereken bir ihtiyaçtır. Bu, doktorun yerini almak için değil; yerden alınan tıbbi danışmanlıkla uçaktaki ekipmanın doğru ve etkin biçimde kullanılabilmesi için gereklidir.

THY UÇUŞ EKİBİNE TEŞEKKÜR

Bu noktada çok net bir ayrım yapmak isterim.
Yaşadığım bu süreçte THY’nin pilotları ve kabin memurları son derece iyi niyetli, ilgili ve yardımcı bir yaklaşım sergilemiştir. Durumum ciddiye alınmış, pilot onayıyla doktor anonsu yapılmış, kabin ekibi elindeki imkânlar çerçevesinde yardımcı olmaya çalışmıştır. Bu yazı, sahada görev yapan THY uçuş ekiplerine yönelik bir eleştiri değildir. Aksine, iyi niyetle görevini yapmaya çalışan ekiplerin, çalışmayan ekipmanlar ve sorgulanması gereken sistemsel eksiklikler nedeniyle sınırlı bırakılmasını konu almaktadır.

Sahada iyi niyetli insanlar varken, sistemin eksik kalması en çok onları zor durumda bırakmaktadır. THY uçuş ekibine gösterdikleri ilgi ve çaba için teşekkür ederim.

Havacılıkta güvenlik, “olmaz inşallah” diyerek değil, “olursa hazır mıyız?” sorusuyla sağlanır.

THY uçağında sağlık kiti var demek yetmez.
O kit çalışıyor mu, içindekiler güncel mi, gerçekten işe yarıyor mu?

Asıl soru budur.

THY’NİN UÇAKLARINDAKİ SAĞLIK KİTLERİ: SADECE VAR MI, ÇALIŞIYOR MU?

Yorumlar Tüm Yorumlar (49)

FormerKaMe ~ 1 ay önce
Amerika da yaşayan eski bi KM olarak yazıyorum.. böyle yazma hacı şimdi bunun içindeki malzeme kontrolünüde ekiplere yıkarlar ..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Hakan ~ 2 ay önce
İyi günler Ali bey birazda dhmi taşeronlarından söz edermisiniz ulaştırma sektöründe en düşük alan teknik personelleriz kadro hakkımız verilmedi,banka promosyonlarindan yararlanamiyoruz memurun aldığı maaşin 3/1 alıyoruz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS UTEM D EKİMİ ~ 2 ay önce
Hadi eyvallah dostlar yaptığınız yanlış yoldan dönün yoksa burada bir bir ifsaliycam isimleri

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS ÇUKUROVA TGS ÇUKUROVA ~ 2 ay önce
Tgs genel müdürü zeki akyurta sesleniyorum tgs çukurova idari kadroda mevcut kadronun 3 katı fazla personel var şirketimize maddi olarak fazla zarar veriyor şirketinizi seviyorsaniz bu duruma br el atmaniz gerekiyor sayın zeki akyurt

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TEFTİŞ ~ 2 ay önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SKA ~ 2 ay önce
Ali reisim çok geçmiş olsun. Aman sağlığa dikkat.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
nedense hep tgs paradan bahsediyor diyer şirketler banka promosyon dahil almadı paradan bahsetmiyor yazıklar olsun size ~ 2 ay önce
TK

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Memur ~ 2 ay önce
Kar payı kaç maaş olur arkadaşlar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
bb ~ 2 ay önce
ne kar payı yok öyle bir şey
Tgsli ~ 2 ay önce
Maas degil istaraklere 70 bin adam bası thy calisanarinada 2 maaş diye tahmin ediyorum olmasi.gereken bu
IGA ~ 1 ay önce
orta alt segment çalışanlarına yok yukarıya var burası emirates değil TK da çalıştığınıza şükredin bence
Tgs bozo ~ 1 ay önce
En az 3 maas beklioruz kardassss
Gözlemci ~ 2 ay önce
Aynı yazı LinkedIn’de duruyor, ama kimse cesaret edip yorum yazmıyor. Ali Kıdık Bey aynı yazıyı AirportHaber’de yayınlayınca herkes oraya koşuyor. Hem komik, hem doğru, hem tuhaf… Güzel ülkemin hali. Bu arada Ali Bey’in dik duruşu ve aynı sözü her platformda söylemesi ayrıca saygıyı hak ediyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gezegen ~ 2 ay önce
Çok doğru bir tespit. Yazı her yerde aynı ama cesaret anonim olunca geliyor. Bu tablo maalesef sektörü de, iletişim kültürümüzü de çok iyi özetliyor.
“Çalışanın Yanındayız” Demekle Olmuyor ~ 2 ay önce
Madem bu kadar “çalışanın yanındasınız”, o zaman Hava-İş’in destekçilerini nasıl mağdur ettiğini de araştırıp gündeme getirin. Gerçekleri yazın ki belki bir şeyler düzelir. ediyoruz. Hak aramak için kapısını çalanlar, ya cevapsız bırakılıyor ya da “idare edin” telkinleriyle susturuluyor.
Sağlık ~ 2 ay önce
Kimse de demiyorki Manuel tansiyon aletini sağlıkçı dişinda kimse kolay kolay kullanamaz.. Atıp tutuyosunuz

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000