06 Temmuz 2026, Pazartesi
Mehmet GENÇ
Mehmet GENÇ [email protected]

Sabiha Gökçen Havalimanı... Nereden, nereye?

Bazen başarı hikâyeleri sessiz yazılır. Gürültülü törenlerle değil, yıllar boyunca atılan küçük ama kararlı adımlarla büyür. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hikâyesi de tam olarak böyledir.

Bugün milyonlarca yolcunun kullandığı, Avrupa'nın en yoğun havalimanları arasında gösterilen Sabiha Gökçen'e bakınca, çoğu kişi onun hep böyle olduğunu zannedebilir.

Oysa bundan yirmi yıl önce durum çok farklıydı.

2001 yılında ilk uçuşların başladığı günlerde Sabiha Gökçen, İstanbul'un merkezine uzak olduğu düşünülen, çevresinde geniş boş arazilerin bulunduğu ve geleceği konusunda birçok kişinin şüpheyle yaklaştığı bir projeydi.

O yıllarda sektörün önemli bir bölümü İstanbul'da tek merkezli havacılık anlayışının devam edeceğine inanıyordu.

Kimse Anadolu Yakası'nda kurulan bu meydanın bir gün Türkiye havacılığının en önemli başarı hikâyelerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.

Ancak havacılık tarihi bazen en büyük sürprizleri sessizce hazırlar. 2007 yılında havalimanının yolcu sayısı yaklaşık 4 milyon seviyesindeydi. Bugün geriye dönüp baktığımızda bu rakam mütevazı görünebilir. Fakat o dönem için bu sayı bile önemli bir başarı olarak kabul ediliyordu.

Asıl kırılma noktası ise düşük maliyetli havacılığın yükselişiyle yaşandı.

Pegasus'un büyüme stratejisini Sabiha Gökçen merkezli kurması havalimanının kaderini değiştiren gelişmelerden biri oldu.

Bir yanda yeni rotalar açılıyor, diğer yanda İstanbul'un hızla büyüyen nüfusu hava ulaşımına olan talebi artırıyordu.

2009 yılında yeni terminal hizmete girdiğinde yıllık kapasite yaklaşık 25 milyon yolcu olarak planlanmıştı.

O günlerde bu rakam birçok kişi için oldukça iddialı görünüyordu.

Ancak havacılık bazen planların bile önüne geçer.

2015 yılına gelindiğinde yolcu sayısı 28 milyonu aşmıştı.

Terminal kapasitesinin sınırlarına yaklaşılmış, apronlar dolmaya başlamıştı.

Sabiha Gökçen artık İstanbul'un ikinci havalimanı değil, Türkiye'nin en önemli hava ulaşım merkezlerinden biri haline gelmişti.

Pandemi yılları tüm dünya havacılığı gibi Sabiha Gökçen'i de etkiledi. Ancak toparlanma havalimanının otoritesi HEAŞ ve işletmecisi İSG'nin iş birliğiyle beklenenden hızlı oldu.

2023 yılında yaklaşık 37 milyon yolcuya ulaşan havalimanı, pandemi öncesi seviyeleri aşmayı başardı. 2024 yılında ise yolcu sayısı 41 milyonu aştı. Sabiha Gökçen Havalimanı, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya hizmet verdi ve Avrupa'nın en yoğun 10 havalimanı arasında yerini aldı.

Bu rakam yalnızca bir istatistik değil. Bu rakam, milyonlarca insanın hayali, özlemi, işi, eğitimi ve sevdiklerine kavuşması anlamına geliyor. Bir başka dikkat çekici veri ise uçuş sayıları. İlk yıllarında günlük birkaç düzine uçuşla faaliyet gösteren meydan, bugün yoğun günlerde 700'ün üzerinde uçak hareketine ev sahipliği yapabiliyor.

Bir zamanlar boş görünen apronlar artık Avrupa'nın en yoğun operasyon merkezlerinden biri haline gelmiş durumda.

İkinci pistin devreye alınması ise büyüme hikâyesinin yeni bölümü oldu.

Yıllarca tek pistle çalışan havalimanı, zaman zaman kapasite sınırlarını zorladı.

İkinci pistin açılmasıyla birlikte operasyonel esneklik arttı, gecikmelerin azaltılması ve yeni büyüme alanlarının oluşturulması mümkün hale geldi.

Fakat bu hikâyeyi özel yapan şey yalnızca rakamlar değil. Asıl başarı, bir zamanlar "uzak" denilen bir bölgenin bugün milyonlarca insanın dünyaya açılan kapısı haline gelmesidir. Asıl başarı, yüz binlerce metrekare betonun değil, o betonun üzerinde çalışan insanların emeğidir.

Kontrolörlerin, pilotların, teknisyenlerin, kabin ekiplerinin, güvenlik görevlilerinin ve yer hizmetleri çalışanlarının ortak hikâyesidir.

Bugün terminal binasının camlarından dışarıya bakan genç bir yolcu, belki de bu meydanın geçmişini bilmiyor.

Ama o pistlerden yükselen her uçak, aslında Türkiye havacılığının son yirmi yılda kat ettiği mesafeyi anlatıyor.

Sabiha Gökçen'in hikâyesi bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Büyük başarılar bir günde ortaya çıkmaz.

Onlar yıllar boyunca verilen emeğin, yapılan yatırımların ve geleceğe duyulan inancın sonucudur.

Ve görünen o ki Sabiha Gökçen Havalimanı'nın büyüme hikâyesi henüz tamamlanmış değil.

Önümüzdeki yıllarda yeni terminaller, yeni rotalar ve yeni rekorlar konuşulacak.

Ama hangi rakama ulaşırsa ulaşsın, bu meydanın en büyük başarısı milyonlarca insanın hayatına dokunabilmiş olmasıdır.

Çünkü bazı havalimanları sadece uçakları değil, umutları da taşır.

Sabiha Gökçen Havalimanı... Nereden, nereye?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000