29 Haziran 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Ak koyunlar oy verirler bizimde cebimiz para görürdü sonra 4 sene çile.
  • Yorumlara bakıyorum işçiler hep isyanda haklilarda madem isyaniniz var o zaman tepe bir yanlışlık var oy verirken birdaha düşünün ona bir sonraki adımı atın yoksa torpil tanıdık alır başına gider
  • Şükrler olsun. Yol uzaklığından kurtuldum. Mesailerden kurtuldum. 40 yaşında yeni bir sektöre merhaba dedim. Arkadaşlar mağduriyet ve yakınma ile hayat geçmez. Kaçınız ve kurtulunuz. Bizde yalan yok.
  • Arkadaşlar 40 000 kişi dahi 35 000 miz cimere yazsın bişey olmaz demeyin Allahtan korkuları yok ama bazılarından korkuyorlar
  • 3 sene 5m firmasinda 3 senedir tss de calisiyorum sorumlu iscilik gorevimden temizlik gorevini maasimi 30 000 tl ye dusurduler kabul etmedigim icin 03 07.2026 tarihinde bnmde isime son verdiler
  • İngilizce bilmeyen lise mezunu abimi şef yaptım. İbrahim zeki gücün yetmiyormu ? Emrullah yhm leri işe alırken whatsapp tan ne istiyor bunları bir iste Zeki, Mücahite güveniyoruz ama bu iki kripto büyük problem
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • Tgs de kurumsallık güngeçtikçe daha da vahim hal almaya devam ediyor.Yöneticiler ay sonu alacak olduğu maaşa odaklanmış bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla oturuyor.İç hat operasyon ofisinde son olarak İga yönetimi çöp konteynırının olduğu alanı ticari alan ilan etmesi sebebiyle TGS yönetimi para ödememek için çöp konteynırını kaldırttı.Ofis içerisinde zaten havasız penceresiz bir ortamda bulunan personeller şimdide ofis içinde bulunan sineklenen çöplerle mücadele ediyor.Ayrıca ofiste olmaması gereken server bilgisayarları sayesinde personeller çok yoğun bir radyasyona maruz kalmaktadır.Server cihazları normal şartlarda ayrı bir odada klimalı bir şekilde muhafaza edilmesi gerekir.Burdada tgs nin tasarruf politikaları insan hakları ve sağlığının önüne geçiyor.Personelleri bir mahluk olarak görmekten ne vazgeçecek bu yöneticiler merak ediyoruz.Umarız bir an evvel önlem alınır.
  • THY de işçi olarak çalışacağına pazarda limon sat daha iyi. İşçiye hiç değer yok , ama lafa gelince aileyiz.... Zalimler ve iş bilmeyen torpilliler dolmuş. Hepiniz allahınızdan bulun....

THY Çalışanlarının İş Güvencesi Alarm Veriyor…

Son günlerdeönümegelenmahkeme kararlarını tek tek okudum. Okudukça içim rahatlamadı, aksinedaha da endişelendim. Çünkü ortaya çıkan tablo, özellikle Türk Hava Yolları ve iştiraklerinde çalışan binlerce insan açısından ciddi bir hukuki tartışmayı beraberinde getiriyor. Üstelik bu tartışma yalnızca rapor süreleriyle ilgili değil; çalışanın en zor gününde hukukun onu ne kadar koruyacağıyla ilgili.

Yanlış anlaşılmasın. Ben yıllardır aynı şeyi savunuyorum. “Hastayım” deyip sahillerden fotoğraf paylaşanları, rapor alıp sosyal medyada tatil yapanları, işvereni kandırmayı alışkanlık haline getirenleri hiçbir zaman doğru bulmadım. İşverenin bu kişilere karşı gereken yaptırımları uygulaması gerektiğine de inanıyorum. Çünkü çalışan hakkını savunmak, kötü niyeti savunmak değildir.

Ancak mesele artık bunun çok ötesine geçmiş durumda. Çünkü bugün karşımızda duran tablo, gerçekten hasta olan, ağır ameliyat geçiren, kanser tedavisi gören ya da iş kazası nedeniyle aylarca çalışamayan insanların da aynı hukuki riskle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Bu kaygıyı dile getirirken varsayımlardan söz etmiyorum. Önümde mahkeme kararları var.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu’nun 25/1-b maddesindeki sürenin aşılması halinde işverenin haklı nedenle fesih hakkının doğacağını kabul etti.

Ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, Türk Hava Yolları çalışanıyla ilgili bir dosyada Toplu İş Sözleşmesi’nde yer alan 120 günlük hastalık izni düzenlemesinin işverenin fesih hakkını ortadan kaldırmadığı yönünde karar verdi.

Benzer şekilde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi de yine THY çalışanını ilgilendiren başka bir dosyada aynı doğrultuda hüküm kurdu.

Son olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2019 yılında verdiği kararda İş Kanunu’nun 25/1-b maddesine dayanılarak yapılan fesihlerde işçiden savunma alınmasına dahi gerek bulunmadığını ortaya koydu.

Bu kararlar birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: Toplu İş Sözleşmesi’nde çalışan lehine 120 günlük hastalık izni düzenlenmiş olsa bile, belirli koşullarda iş sözleşmesinin bu sürenin dolması beklenmeden sona erdirilebileceği yönünde bir içtihat oluşmaktadır.

Burada kimse Toplu İş Sözleşmesi’nin kanunların üzerinde olduğunu iddia etmiyor. Elbette değildir. Hiçbir toplu iş sözleşmesi kanunun emredici hükümlerini ortadan kaldıramaz.

Ancak Toplu İş Sözleşmeleri’nin varlık nedeni de tam olarak budur; kanunun çalışanlara tanıdığı asgari hakları daha ileriye taşımak, işçiye daha güçlü bir koruma ve daha fazla güvence sağlamaktır. İşte bugün tartışılması gereken konu da budur.

Eğer Toplu İş Sözleşmesi’nde çalışan lehine düzenlenmiş 120 günlük hastalık izni bulunmasına rağmen çalışan bu süre dolmadan işini kaybetme endişesi yaşıyorsa, burada konuşmamız gereken yalnızca rapor süreleri değildir.

Konuşmamız gereken, iş güvencesidir.

Düşünün… Bir çalışan görevini yaparken iş kazası geçiriyor. Belki aylarca hastanede kalıyor, defalarca ameliyat oluyor, fizik tedavi görüyor. Doktor “Henüz çalışamaz.” diyor. Çalışan ise Toplu İş Sözleşmesi’ni açıyor ve orada 120 günlük hastalık izni düzenlemesini görüyor. Doğal olarak da bu sürenin kendisine bir güvence sağladığını düşünüyor.

Oysa bugün ortaya çıkan yargı yaklaşımı, bu beklentinin her zaman karşılık bulmayabileceğini gösteriyor. İşte benim itirazım tam da burada başlıyor.

İş hukukunun temel amacı yalnızca işletmeyi korumak değildir. Aynı zamanda en zayıf durumda olan çalışanı da korumaktır. İşveren elbette işletmesini sürdürecek, kötü niyetli rapor kullanımına karşı mücadele edecek. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak gerçekten hasta olanla sahte rapor alanı aynı hukuki sonuca götüren bir sistem, çalışma hayatında ciddi bir güvensizlik yaratır.

Bugün sağlıklıyız diye bu konunun bizi ilgilendirmediğini düşünmek büyük hata olur. Hiç kimse yarın ağır bir hastalık geçirmeyeceğinin, iş kazası yaşamayacağının ya da aylarca tedavi görmek zorunda kalmayacağının garantisini veremez. Hukuk da, toplu iş sözleşmeleri de tam olarak insanların hayatın en zor dönemlerinde korunabilmesi için vardır.

Benim kaygım ne rapor suistimalini meşrulaştırmaktır ne de işverenin elini kolunu bağlamaktır. Benim kaygım, gerçekten hasta olan insanların, iş kazası geçiren çalışanların, tedavi süreci devam eden emekçilerin bir de işlerini kaybetme korkusuyla baş başa bırakılmamasıdır.

Bugün bu kararlar yalnızca birkaç dosyayı ilgilendiriyor gibi görülebilir. Ancak hukukta oluşan içtihatlar, gelecekte açılacak yüzlerce davanın yönünü belirleyebilir. Bugün Türk Hava Yolları’nı ilgilendiren bir hukuki yorum, yarın başka işyerlerinde çalışan binlerce işçi için de aynı sonucun doğmasına neden olabilir.

Bu yüzden mesele sadece THY meselesi değildir.

Bu mesele, Toplu İş Sözleşmesi’ne güvenerek çalışan herkesin meselesidir.

Çünkü hiç kimse sabah evinden çıkarken iş kazası geçireceğini düşünmez. Hiç kimse ağır bir hastalığa yakalanacağını ya da aylarca tedavi göreceğini planlamaz.

Eğer bugün çalışanların aklındaki en büyük soru “Hasta olursam iyileşebilir miyim?” değil de “Hasta olursam işimi kaybeder miyim?” olmuşsa, hepimizin durup düşünmesi gerekir.

Bir ülkede çalışanlar, hasta olmaktan değil işini kaybetmekten korkmaya başlamışsa, orada sadece hukuk değil, çalışma barışı da yara almış demektir.

THY Çalışanlarının İş Güvencesi Alarm Veriyor…

Yorumlar Tüm Yorumlar (87)

Seçimler geleydi ~ 16 gün önce
Ak koyunlar oy verirler bizimde cebimiz para görürdü sonra 4 sene çile.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İlahi adalet ~ 16 gün önce
Yorumlara bakıyorum işçiler hep isyanda haklilarda madem isyaniniz var o zaman tepe bir yanlışlık var oy verirken birdaha düşünün ona bir sonraki adımı atın yoksa torpil tanıdık alır başına gider

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tgs eski çalışan ~ 17 gün önce
Şükrler olsun. Yol uzaklığından kurtuldum. Mesailerden kurtuldum. 40 yaşında yeni bir sektöre merhaba dedim. Arkadaşlar mağduriyet ve yakınma ile hayat geçmez. Kaçınız ve kurtulunuz. Bizde yalan yok.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Amele ~ 17 gün önce
Arkadaşlar 40 000 kişi dahi 35 000 miz cimere yazsın bişey olmaz demeyin Allahtan korkuları yok ama bazılarından korkuyorlar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pazarci ~ 17 gün önce
3 sene 5m firmasinda 3 senedir tss de calisiyorum sorumlu iscilik gorevimden temizlik gorevini maasimi 30 000 tl ye dusurduler kabul etmedigim icin 03 07.2026 tarihinde bnmde isime son verdiler

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Enes çevik ~ 17 gün önce
İngilizce bilmeyen lise mezunu abimi şef yaptım. İbrahim zeki gücün yetmiyormu ? Emrullah yhm leri işe alırken whatsapp tan ne istiyor bunları bir iste Zeki, Mücahite güveniyoruz ama bu iki kripto büyük problem

Yanıtla

Kalan karakter 1000
şirket umurumda değil ~ 18 gün önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Km18 ~ 18 gün önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS YHM ~ 18 gün önce
Tgs de kurumsallık güngeçtikçe daha da vahim hal almaya devam ediyor.Yöneticiler ay sonu alacak olduğu maaşa odaklanmış bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla oturuyor.İç hat operasyon ofisinde son olarak İga yönetimi çöp konteynırının olduğu alanı ticari alan ilan etmesi sebebiyle TGS yönetimi para ödememek için çöp konteynırını kaldırttı.Ofis içerisinde zaten havasız penceresiz bir ortamda bulunan personeller şimdide ofis içinde bulunan sineklenen çöplerle mücadele ediyor.Ayrıca ofiste olmaması gereken server bilgisayarları sayesinde personeller çok yoğun bir radyasyona maruz kalmaktadır.Server cihazları normal şartlarda ayrı bir odada klimalı bir şekilde muhafaza edilmesi gerekir.Burdada tgs nin tasarruf politikaları insan hakları ve sağlığının önüne geçiyor.Personelleri bir mahluk olarak görmekten ne vazgeçecek bu yöneticiler merak ediyoruz.Umarız bir an evvel önlem alınır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İşçi ~ 18 gün önce
THY de işçi olarak çalışacağına pazarda limon sat daha iyi. İşçiye hiç değer yok , ama lafa gelince aileyiz.... Zalimler ve iş bilmeyen torpilliler dolmuş. Hepiniz allahınızdan bulun....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pazarciiii ~ 17 gün önce
3 sene 5 m de 3 senedi E tss de calistim gorev degisikligini kabuk etmedim diye bugun benimde isime son verdiler kargo vasifli işçilikten temizlige gondersiler ve maasimi 30.000 tl ye dusurduler kabul etmeyince baybay dediler

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000