Türk Hava Yolları’nda son günlerde gündeme gelen prosedür ve çalışma koşullarına ilişkin değişiklikler kapsamında yürütülen bireysel onam süreci, THY yönetimi ile Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) arasında gerçekleştirilen toplantının ardından yeni bir aşamaya taşındı.
Hava-İş, 25 Eylül 2026 tarihinde THY yönetimiyle yapılan görüşmenin ardından üyelerine yönelik kapsamlı bir bilgilendirme yayımladı. Sendika, toplantıda çalışanlardan gelen şikâyetlerin ve çözüm önerilerinin THY İnsan Kaynakları, Uçuş İşletme, Kabin Hizmetleri ve Ekip Planlama yöneticilerine aktarıldığını bildirdi.
THY YÖNETİMİNDEN “DEĞİŞİKLİK YOK” MESAJI
Hava-İş’in açıklamasına göre THY yönetimi, söz konusu düzenlemelere ilişkin şirket politikalarının net bir çerçeve içerisinde belirlendiğini ifade etti.
Sendika, işveren tarafının bireysel ücretlerde ortaya çıkacak düşüşlerin kişi bazında açıklanmayacağını belirttiğini ve gerekli hazırlıkların şirket içi süreçlerde tamamlandığını söylediğini aktardı.
Hava-İş’e göre THY yönetimi, mevcut düzenlemelerde herhangi bir değişiklik veya iyileştirme yapılmayacağını da toplantıda dile getirdi.
“RED VERENLERİN SAYISINA GÖRE AKSİYON ALINACAK”
Sendikanın açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri, çalışanların değişikliklere onay vermemesi halinde izlenecek yol oldu.
Hava-İş, işveren tarafından kendilerine iletilen aksiyon planında, “RED” kararı veren çalışanların sayısına göre hareket edileceğinin ifade edildiğini belirtti.
Sendika, buna karşın işveren tarafının nasıl bir uygulama yapılacağı konusunda net bir karar ortaya koymadığını savunarak, bu yaklaşımın çalışanlar açısından belirsizliği artırdığını ileri sürdü.
HAVA-İŞ: ÜCRET KAYBININ MİKTARI AÇIK DEĞİL
Hava-İş Yönetim Kurulu, çalışanlardan alınmak istenen onam metinlerine ilişkin üç temel itirazını da kamuoyuyla paylaştı.
Sendika, ilk olarak, çalışanların ücretlerinde oluşabilecek düşüşün rakamsal olarak netleştirilmediğini ve ortaya çıkabilecek ekonomik kaybın açık biçimde gösterilmediğini savundu.
Hava-İş, bu nedenle onam metinlerinin “aydınlatılmış rıza” ve “belirlilik” açısından sorunlu olduğunu ileri sürdü.
İŞ KANUNU’NUN 22. MADDESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Sendika ayrıca İş Kanunu’nun 22. maddesine atıfta bulunarak, söz konusu onam metinlerinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğunu değerlendirdi.
Hava-İş, gelinen aşamada çalışanların onay vermemeleri halinde işlerini kaybetme endişesi taşıdığını savunarak, böyle bir baskı altında alınacak onayın çalışanların özgür iradesini etkileyebileceğini öne sürdü.
Bu değerlendirmeler Hava-İş’in hukuki görüşünü yansıtırken, olası uyuşmazlıklarda nihai değerlendirme yetkili yargı mercilerine ait olacak.
“TOPLU İŞÇİ ÇIKARIMI” YAZISI DA GÜNDEMDE
Hava-İş’in açıklamasında, süreç devam ederken sendika temsilcilerine toplu işçi çıkarımına ilişkin bir yazı gönderildiği de ifade edildi.
Sendika, bu gelişmenin çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde.
Hava-İş, değişikliklere “RED” oyu veren çalışanların iş sözleşmelerinin bu nedenle feshedilmesi halinde söz konusu fesihlerin hukuken tartışmalı hale geleceğini savundu ve böyle bir durumda gerekli hukuki sürecin işletileceğinin sinyalini verdi.
HAVA-İŞ: “TAVRIMIZ NET”
Sendika açıklamasının sonunda tutumunu şu ifadelerle ortaya koydu:
“Sendikamızın tavrı nettir ve bu değişiklik talepleri kesinlikle kabul edilmemektedir.”
Hava-İş ayrıca, THY yönetimi tarafından yürütülen süreci üyeleri ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğini bildirdi.
THY yönetiminin, sendikanın toplantı sonrasında kamuoyuna açıkladığı bu değerlendirmelere ilişkin ayrıca bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu.
Yorumlar Tüm Yorumlar (10)