TGS Genel Müdürü İbrahim Zeki Akyurt’un 1 Temmuz 2025’te göreve başlamasından bu yana Pullman Yenibosna Oteli’nde kaldığı ve konaklama giderlerinin Türk Hava Yolları tarafından karşılandığı öğrenildi.
Ailesi Aydın’da yaşayan Akyurt’un hemen her hafta İzmir’e uçtuğu, buradan kendisine tahsis edilen TOGG marka araçla Aydın’a geçtiği belirtiliyor. Yönetim katındaki harcamalar bunlarla sınırlı değil; kullanılmadığı halde kira ödendiği ileri sürülen bina ile çalışanların izlenmesine yönelik iddialar, TGS’de nasıl bir yönetim anlayışının hakim olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
TGS Yer Hizmetleri AŞ Genel Müdürlüğü’ne 1 Temmuz 2025 tarihinde atanan Doç. Dr. İbrahim Zeki Akyurt’un göreve geldiği günden bu yana İstanbul’daki Pullman Yenibosna Oteli’nde konakladığı ve otel giderlerinin Türk Hava Yolları tarafından ödendiği öğrenildi.
Geçici görevlendirmelerde belirli bir süre konaklama giderinin şirket tarafından karşılanması anlaşılabilir. Ancak aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen genel müdürün hâlâ otelde kalması artık geçici konaklama olarak açıklanamaz. Ortada süreklilik kazanmış, maliyeti kamuoyundan ve çalışanlardan saklanan bir harcama bulunmaktadır.
TGS çalışanları düşük ücret, ağır çalışma şartları ve personel eksikliğiyle mücadele ederken genel müdürün otel faturasının aylardır şirket bütçesinden karşılanması kabul edilebilir değildir.
TGS ve Türk Hava Yolları yönetimi açıklamalıdır: İbrahim Zeki Akyurt’un göreve başladığı 1 Temmuz 2025’ten bugüne kadar Pullman Oteli’ne toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Gecelik konaklama bedeli nedir? Yemek, kuru temizleme ve diğer otel hizmetleri de şirket tarafından mı karşılanmaktadır? Bu konaklama için yönetim kurulu kararı veya belirlenmiş bir süre sınırı var mıdır?
HER HAFTA İZMİR, ARDINDAN MAKAM ARACIYLA AYDIN
Edinilen bilgilere göre ailesi Aydın’da yaşayan Akyurt, hemen her hafta uçakla İzmir’e gidiyor. İzmir’e ulaştıktan sonra ise kendisine tahsis edilen TOGG marka araçla Aydın’a geçiyor.
Bu seyahatlerin özel mi yoksa görev kapsamında mı yapıldığı açıklanmalıdır. Uçak biletlerinin ücretini kim ödüyor? TOGG marka araç hangi şirketin envanterinde bulunuyor? Aracın yakıt, bakım, otoyol ve diğer giderleri hangi bütçeden karşılanıyor? Aracı Akyurt mu kullanıyor, yoksa İzmir’de ayrıca bir şoför mü görevlendiriliyor?
Bir genel müdürün ailesini ziyaret etmesi elbette kimseyi ilgilendirmez. Ancak bu ziyaretlerin ulaşım giderleri şirket kaynaklarından karşılanıyorsa mesele özel hayat olmaktan çıkar, doğrudan şirket bütçesinin nasıl kullanıldığı meselesine dönüşür.
TGS çalışanına tasarrufu, verimliliği ve fedakârlığı anlatan yönetimin önce kendi harcamalarının hesabını vermesi gerekir.
KULLANILMAYAN BİNAYA AYLARDIR KİRA MI ÖDENİYOR?
İsraf iddiaları otel ve ulaşım giderleriyle de sınırlı değil.
Şirket kaynaklarından edinilen bilgilere göre TGS’nin taşınması amacıyla Pullman Oteli’ne ait bir bina kiralandı. Ancak henüz kullanıma açılmayan bu bina için iki-üç aydır kira ödendiği ve TGS’nin yılbaşından önce taşınmasının mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Yani iddialara göre bir tarafta genel müdürün Pullman Oteli’ndeki konaklama gideri, diğer tarafta aynı otele ait olduğu belirtilen fakat kullanılmayan binanın kira bedeli ödeniyor.
TGS yönetimi bu binanın kira sözleşmesini hangi tarihte imzaladı? Aylık kira bedeli ne kadar? Henüz kullanılamayacağı bilinen bir bina neden erkenden kiralandı? Binanın tadilat ve düzenleme giderlerini kim karşılıyor? Taşınma yılbaşından önce mümkün değilse aylardır yapılan kira ödemesinin gerekçesi nedir?
Çalışanın maaşına gelince mali disiplin, yönetimin harcamasına gelince sınırsız bütçe anlayışı olamaz.
PERSONELİN OTOPARK KAYITLARINI NEDEN İSTEDİ?
İbrahim Zeki Akyurt hakkındaki en ciddi iddialardan biri, çalışanların kişisel verilerine ulaşmaya çalıştığı yönünde.
TGS Genel Müdürlüğü halen Yeşilköy’deki Dünya Ticaret Merkezi’nde faaliyet gösteriyor. Edinilen bilgilere göre Akyurt, çalışanların otoparka giriş ve çıkış kayıtlarını DTM yöneticilerinden istedi. Ancak DTM yönetiminin, bu bilgilerin paylaşılmasının kişisel verilerin korunması mevzuatı bakımından sorun oluşturacağını bildirmesi üzerine Akyurt’un “Ben de buradan taşınırım” diyerek toplantı masasını terk ettiği ileri sürülüyor.
Bu talep hangi amaçla yapıldı? Personelin otopark hareketleri üzerinden mesai takibi mi yapılmak istendi? Talep sözlü mü, yoksa yazılı olarak mı iletildi? TGS’nin hukuk müşavirliği ve insan kaynakları birimi bu girişimden haberdar mıydı? Talep için hukuki görüş alındı mı?
KVKK, yöneticilerin keyfine göre aşılabilecek bir engel değildir. Genel müdürlük makamı da bir çalışanın kişisel verilerine hiçbir hukuki gerekçe göstermeden ulaşma yetkisi vermez.
DTM yöneticileri hukuki sakıncayı hatırlatınca toplantı masasını terk etmek, iddiayı ortadan kaldırmaz. Aksine, cevaplandırılması gereken soruları daha da büyütür.
ŞOFÖRÜ PERSONELİN VİDEOLARINI MI ÇEKİYOR?
TGS içinden gelen bir başka iddia ise Akyurt’un şoförünün, çalışanları dinlenme saatlerinde takip ederek görüntülerini çektiği yönünde.
İddiaya göre şoför, mola sırasında sigara içen çalışanların görüntülerini kaydediyor ve bu görüntüleri genel müdüre iletiyor.
Eğer bu iddia doğruysa TGS’de şoförlük görevinin kapsamı ne zamandan beri çalışan takibini ve görüntü toplamayı içeriyor? Personelin görüntüleri kimin talimatıyla çekiliyor? Çalışanlara kayıt yapıldığı bildirildi mi? Bu görüntüler hangi cihazda tutuluyor, kimlerle paylaşılıyor ve ne kadar süre saklanıyor? Görüntüler herhangi bir disiplin işleminde kullanıldı mı?
Genel müdürün şoförü, şirket çalışanlarını izlemek ve genel müdüre bilgi taşımakla görevlendirilemez. Çalışanların habersiz biçimde görüntülenmesi iddiası hem kişisel verilerin korunması hem de çalışma hayatına ilişkin mevzuat bakımından ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
TGS yönetmek başka, TGS çalışanlarını takip ettirmek başkadır.
MÜDÜRLERİ TAKİP ETMESİ İÇİN PERSONEL Mİ ALINDI?
İddiaların bir diğer odağında ismi bizde saklı A.O bulunuyor.
Gaziantepli olduğu belirtilen A.O’nun, Akyurt döneminde Aydın TAFA’dan getirildiği ve görevinin tamamen bilgi toplamak olduğu ifade ediliyor. Şirket kaynakları, Akyurt’un bu kişiye “Müdürlere yakın ol, ne konuşuyorlarsa bana rapor et” anlamına gelen bir talimat verdiğini ileri sürüyor.
Bu iddia doğruysa TGS’de liyakat ve güven ortamından söz edilebilir mi? Bir çalışan, yöneticilerin konuşmalarını dinleyip genel müdüre aktarması için mi işe alındı? A.O hangi tarihte, hangi pozisyonda ve hangi nitelikleri esas alınarak göreve getirildi? İşe alım sürecinde ilan yayımlandı mı, mülakat yapıldı mı? Görev tanımında yöneticileri takip etmek veya genel müdüre özel rapor sunmak bulunuyor mu? Tepeden inme ajanlık mı yapıyor?
Kurumsal yönetim, çalışanların birbirini gözetlediği bir muhbirlik düzeni kurmak değildir. Genel müdür, yöneticilerine güvenmiyorsa bunun çözümü odalara kulak verecek personel yerleştirmek değil, açık ve şeffaf bir yönetim sistemi oluşturmaktır.
Şirket içinde korku ve güvensizlik üreten bir yapı TGS’ye hizmet etmez; yalnızca yönetim zafiyetini büyütür.
NİHAL VAROĞLU HANGİ KRİTERLE PAZARLAMA MÜDÜRÜ YAPILDI?
TGS’de tartışılan bir başka görevlendirme ise Nihal Varoğlu’nun Pazarlama Müdürü yapılması.
Varoğlu’nun geçmişte mankenlik ve oyunculuk yaptığı, çeşitli tiyatro oyunlarında rol aldığı biliniyor. Elbette bir kişinin geçmişte sanatla ilgilenmesi herhangi bir göreve atanmasına engel değildir. Ancak TGS gibi binlerce çalışanı ve büyük bir operasyon hacmi bulunan şirkette pazarlama müdürlüğüne getirilen kişinin, bu alandaki eğitimi ve yöneticilik tecrübesi açıklanmalıdır.
Nihal Varoğlu hangi mesleki yeterlilikleri nedeniyle bu göreve getirildi? Pazarlama alanında kaç yıllık deneyimi bulunuyor? Daha önce hangi kurumlarda benzer sorumluluklar üstlendi? Pozisyon için başka adaylarla görüşüldü mü? Atama hangi kurulun onayıyla yapıldı?
Mesele Varoğlu’nun oyunculuk veya tiyatro geçmişi değildir. Mesele, TGS’de müdürlük makamlarının hangi liyakat ölçütlerine göre dağıtıldığıdır.
“MİLLETVEKİLİ VE BAKAN YETMEZ” Mİ DEDİ?
Şirket kaynaklarının aktardığına göre Akyurt’un bazı toplantılarda, kendisinden iş isteyen veya bir sorunun çözülmesini talep edenlerin milletvekili ya da bakan üzerinden değil, doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan veya Bilal Erdoğan araması gerektiği yönünde son derece iddialı sözler sarf ettiği ileri sürülüyor.
Bu sözler söylendi mi, söylenmedi mi?
Eğer söylendiyse Cumhurbaşkanı’nın ve Bilal Erdoğan’ın adının bir şirket yöneticisinin kişisel nüfuz gösterisine alet edilmesi kabul edilemez. TGS Genel Müdürlüğü, kimsenin siyasi güç gösterisi yapacağı veya “Bana kimse dokunamaz” havası estireceği bir makam değildir.
TGS’Yİ ŞİRKET GİBİ Mİ, ŞAHSİ ALAN GİBİ Mİ YÖNETİYORSUNUZ?
Ortaya çıkan tablo ağırdır.
Bir yılı aşkın süredir şirket tarafından karşılandığı belirtilen otel konaklaması…
Her hafta yapıldığı ifade edilen İzmir uçuşları ve İzmir-Aydın arasında kullanılan TOGG marka araç…
Henüz taşınılmadığı halde aylar öncesinden kira ödenmeye başlandığı ileri sürülen bina…
Personelin otopark giriş-çıkış kayıtlarını alma girişimi…
Şoför aracılığıyla çalışanların görüntülendiği iddiası…
Müdürlerin konuşmalarını rapor etmesi için görevlendirildiği ileri sürülen personel…
Liyakat ölçütleri açıklanmayan müdür ataması…
Cumhurbaşkanı ve Bilal Erdoğan’ın adının kullanıldığı öne sürülen toplantılar…
Bunların hiçbiri “şirket içi mesele” denilerek geçiştirilemez.
İbrahim Zeki Akyurt, TGS ve Türk Hava Yolları yönetimi kamuoyuna açık biçimde cevap vermelidir:
Pullman Oteli’ne bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapıldı? Haftalık İzmir seyahatlerinin masrafını kim karşıladı? TOGG marka araç hangi amaçla ve hangi kararla tahsis edildi? Kullanılmayan bina için kaç aydır ne kadar kira ödeniyor? Personelin otopark kayıtları neden istendi? Çalışanların görüntüleri şoför tarafından kaydedildi mi? A.O’ya yöneticilerin konuşmalarını rapor etmesi söylendi mi? Nihal Varoğlu hangi liyakat kriterleriyle müdür yapıldı? Cumhurbaşkanı ve Bilal Erdoğan’ın adı toplantılarda kullanıldı mı?
TGS işçisinden fedakârlık bekleyenler, önce otel faturalarının, makam aracı giderlerinin ve kullanılmayan binalara ödenen kiraların hesabını vermelidir.
Çalışanı izleyerek, yöneticileri birbirine takip ettirerek ve siyasi isimler üzerinden güç gösterisi yaparak kurumsal yönetim sağlanamaz. TGS, bir genel müdürün kişisel hareket alanı değil; binlerce çalışanın alın teriyle ayakta duran bir şirkettir.
AirportHaber, cevap hakkı kapsamında İbrahim Zeki Akyurt ile TGS ve Türk Hava Yolları yönetiminden gelecek açıklamaları eksiksiz yayımlamaya hazırdır.
©AirportHaber ÖZEL
Yorumlar