THY’de inceden inceye bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışmanın temelinde, artan yakıt fiyatları ve buna bağlı olarak düşen kâr marjı bulunuyor. Özellikle pilot maaşlarını oluşturan bazı kalemlerde düzenlemeye gidileceği konuşuluyor.
Körfez’de yaşanan savaşın havacılık sektörüne çıkardığı ağır fatura büyümeye devam ediyor. Artan jet yakıtı fiyatları ve operasyonel belirsizlikler havayolu şirketlerinin kâr marjlarını ciddi biçimde aşağıya çekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA da 2026 yılında havayollarının yakıt giderinin 252 milyar dolardan 350 milyar dolara çıkmasını ve sektörün net kârının neredeyse yarı yarıya azalmasını bekliyor.
Bu tablodan Türk Hava Yolları’nın etkilenmemesi elbette düşünülemez. Dünyanın en geniş uçuş ağlarından birine sahip olan THY açısından yakıt fiyatlarındaki her artış, milyarlarca liralık ilave maliyet anlamına geliyor. Şirket yönetiminin düşen kâr marjlarına karşı birtakım önlemler üzerinde çalışması bu nedenle şaşırtıcı değil.
Ancak pilotlar arasında son günlerde yoğun konuşulan bir iddia var. Maaşlarda düzenleme yapılacak. İddiaya göre THY yönetimi, pilotların ücret yapısı ve özellikle toplam gelirlerinin önemli bölümünü oluşturan uçuş tazminatı üzerinde yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor. Henüz personele açıklanmış kesin bir karar, oran veya uygulama takvimi bulunmuyor. Fakat bu konunun pilotlar arasında giderek daha yüksek sesle konuşulması, kokpitte ciddi bir tedirginlik yaratmış durumda.
Burada özellikle altını çizmek gerekiyor: THY’nin pilot maaşlarını düşürdüğüne ilişkin kesinleşmiş bir karar yok. Konuşulan, şirketin bu yönde bir çalışma ve hazırlık yaptığı iddiasıdır. Ancak uçuş tazminatında yapılacak bir düzenlemenin pilotların ay sonunda eline geçen toplam ücreti doğrudan etkileyeceği de tartışmasızdır.
THY yönetiminin kısa süre önce EYT kapsamındaki çalışanlara yönelik aldığı karar da bu iddiaları daha anlamlı hâle getiriyor. Şirket, belirlenen şartları taşıyan EYT’li çalışanlardan 31 Aralık 2026’ya kadar emekliliği tercih edenlere kıdem tazminatına ek olarak yedi aylık brüt ücret tutarında teşvik ödemesi teklif etti. Yönetim bu uygulamayı iş gücü planlaması ve mali yapının sürdürülebilirliği çerçevesinde açıkladı.
Adına ister emeklilik politikası ister dönüşüm programı denilsin; EYT düzenlemesiyle personel maliyetini azaltmaya yönelik önemli bir adım atıldığı ortada. Şimdi pilotlar arasında konuşulan uçuş tazminatı çalışmasının da aynı maliyet azaltma politikasının devamı olup olmadığını sormak gerekiyor.
Yüksek yakıt fiyatları THY’nin kâr marjını düşürmüş olabilir. Şirket, gelecek döneme ilişkin mali risklere karşı tedbir almak da isteyebilir. Ancak savaşın ve yakıt fiyatlarının faturası doğrudan pilotların maaşına kesilmemelidir. Pilotun ücreti yalnızca bir maliyet kalemi değil; yıllarca süren eğitimin, ağır sorumluluğun, düzensiz çalışma şartlarının ve yüzlerce insanın canını taşımanın karşılığıdır.
Üstelik bir taraftan yüzlerce yeni uçakla büyüme hedefi açıklayan THY’nin, diğer taraftan bu uçakları uçuracak pilotların gelirinde düzenlemeye hazırlanması ciddi bir çelişki yaratır. Büyümenin yalnızca uçak satın almakla gerçekleşmeyeceğini, yetişmiş insan kaynağının da korunması gerektiğini unutmamak gerekir.
Bu nedenle THY yönetimi pilotlar arasında yoğun biçimde konuşulan iddiaları açıklığa kavuşturmalıdır. Uçuş tazminatında bir düzenleme hazırlığı var mıdır? Varsa bu çalışma pilotların toplam gelirinde düşüşe yol açacak mıdır? Düzenleme bütün pilotları mı kapsayacak, yoksa yaş, kıdem ve uçak tipine göre farklı bir model mi uygulanacaktır?
EYT uygulamasından sonra şimdi de pilotların gelirleri üzerinden yeni bir maliyet hesabı yapılıyorsa bunun adı açıkça konulmalıdır. Çünkü bugün geçici denilerek uçuş tazminatında yapılacak bir değişiklik, yarın kalıcı bir gelir kaybına dönüşebilir.
Yakıt fiyatları bir gün düşer, savaş sona erer ve kâr marjları yeniden yükselir. Fakat çalışanların kuruma duyduğu güven kaybedilirse onu yeniden kazanmak kolay olmaz. THY, tasarrufun adresini pilotların kokpitinde aramamalıdır.
Bir hatırlatma yapalım. Pazar günü çalışan personele, pilota, hostese, teknisyene ödenmeyen mesai parası gibi, uçuş tazminatları üzerinde tepinmeyin derim ben.
AKLAMA OLAYLARI...
Görüyorum ki birileri bizim yazdığımız haberlerin muhataplarını aklama derdindeler. Bir zamanlar Osman Yıldırım’ı aklayanlar, Cemil Acar’ı aklayanlar olmuştu. Şimdi Kemal Yüksek’e şu soruyu sorması gerekenler, KDM övgüleri düzüyor. “Patent neden sizin üzerinize alındı” sorusunu sorma cesareti olmayanlar, bir gün gelecek ki haberciliğinden utanacak.
Tıpkı geçmişte yaptığım haberler beni nasıl haklı çıkardıysa gelecekte de aynısı olacağına eminim.
Yorumlar