07 Eylül 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Kemal yüksek bu yapar, genel müdür olunca tüm kurumun şartsız, amasız her istediğini yapmadı gerektiğini ve kendisinin herhangi bir kanuna tabi olmadan herşeye haklı olduğunu düşünen pskiyatrik bir vaka. Kuruma kafasına göre kimseyi sokmaz, istediğini istediği ücretten işe alır, istediği şirketi dokunulmaz yapar istediği şirketin tüm işlerine yaş koyar. Dini, resmi herhangi bir sınırı yoktur sadece boş edebiyatıno yapar zira kendi Trabzon çaylaralı olduğu için zaten günahtan ve kul hakkı yemekten münezzeh görür kendini. Kul hakkı olarak sadece onun hakkını yer kanun var diyenler.
  • Bakıyorum işinize gelmeyen yorumları yayınlamıyorsunuz.
  • Bu nasıl bir haber, iddia da iddia, mış mış da mış mış. İşi gücü olmayan Kamu çalışanlarının bşr araya geldiğinde yaptıkları boş sohbetler gibi birşey olmuş. Gerçi haber kaynağına güvendiğini söyleyen bu haberin sahibinin tarzı böyle. Ciddiye almaya gerek görmüyorum.
  • ali bey şu turkish interior mu nedir thy nin uçaklarının içini dizayn eden üreten şirketi de bir araştırır mısınız? yeni uçaklarda ne koltuk arızası ne soğutucuların arızası bitmiyor. uçaklarda hiçbir şey çalışmıyor. özellikle A350 ler kabus oldu. EYT’li lere verilen para gözlerine batar 50 yaşına gelmemiş insanları işten kovarlar sırf eyt’li diye, ama milyar dolarlar verip uçak içi ekipmanlara verdikleri çöp olmuş paralar gözlerine görünmez. çöp bu paralar çöp. uçaklar sanırsınız ki 30 yıllık uçak. uçuş güvenliğine tehdit olmayabilir fırın çalışmaması yada koltuk yatmaması ama ödenen paralar milli servet. kim bilir ne paralar dönüyor açıktan buralarda bir araştırsanız nasıl olur
  • Balık baştan kokar,en baştakiler milyar dolarlık işleri ihalesiz hep aynı şirketlere verirlerse onlardan torpille makam sahibi olanlar da faturasız uçağa izin verir ve yabancı havayollarına dayatma yaparlar haliyle. Ülkenin hali içler acısı,nereyi,kimi tutsan elinde kalıyor,akapeye ve onlara oy verenlerin yatacak yeri yok !!!
  • Fiş almazsak kaça olur diye sorardık eskiden... hey gidi günler hey.
  • Gazetecilik, bir iddiayı ortaya atıp üzerine soru işareti koyarak sorumluluktan kurtulmak değildir.“Yaptınız mı?” diye sorarsınız cevabı beklersiniz. Ama “yaptınız peki neden yaptınız” derseniz artık soru sormuyor, kendi hükmünüzü verip muhatabınızı savunma pozisyonuna itiyorsunuz.Hele ki faturasız uçağa izin, firma dayatması, ticari avantaj sağlama gibi ağır ifadeleri başlığa taşıyıp sonra “bunları iddia olarak kesinleştirmiyoruz kamu adına soruyoruz” demek de pek ikna edici görünmüyor.Bu yöntem gazetecilikten ziyade ithamı soru cümlesi kılığına sokmak oluyor.gazetecinin görevi “çamur atmak” değil iddiayı belgelemek ve gerçeği ortaya çıkarmaktır. Belge varsa ortaya koyarsınız. Yoksa “iddia ediliyor” dersiniz ve gerçekten soru sorarsınız. Çünkü “Yaptınız mı” ile “Neden yaptınız" arasında gazetecilik açısından oldukça büyük bir fark var.soru sormak başka, sorunun içine hükmü gizlemek başka. Tatlı su kurnazlığı bu resmen.
  • çalışanlara ek süre verin sayın yönetim
  • Yakında Kemal kurumun tapusunu da üstüne alırsa şaşırmayın :D :D
  • Ayni durumlar ne yazik ki uretim/tasarim onaylarinda da yapiliyor. Genel Mudurluk bu tip basvurularda danismanlik icin TAI nin alt kurulusu olan bir sirkete yonlendiriyor. Sonra da onlari ayni sirkete denetime gonderiyor. Yani 'kendin cal kendin oyna' durumu.

FATURASIZ UÇAĞA UÇUŞ İZNİ, YABANCI HAVAYOLLARINA TEMSİL-GÖZETİM FİRMASI DAYATMASI…

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü boyundan büyük işler yapıyor. Faturası olmayan uçağa uçuş izni, Türkiye’ye uçmak isteyen havayolu şirketlerine de “Şu şirketten temsil gözetim hizmeti alacaksın” dayatması yapıyor.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün görevi bellidir: Havacılığı düzenlemek, denetlemek, uçuş emniyetini sağlamak ve sektördeki bütün kuruluşlara eşit mesafede durmak. Ancak son dönemde iki ciddi iddia güven sarsıntısına sebep oluyor ve SHGM’nin denetim anlayışını ve kurumun başındaki ismin yetkilerini nasıl kullandığını sorgulamamızı zorunlu hale getiriyor.

İlk konu VatanJet’in tartışmalı Gulfstream G550 uçağı…

AirportHaber olarak bu uçağın satın alma sürecini, teknik durumunu ve kamuoyunda soru işareti yaratan iddiaları defalarca gündeme getirdik. Bkz. 1 - 2 - 3. Uçağın gerçek satın alma bedelinin ne olduğu, hangi belgelerle Türkiye’ye getirildiği ve ilgili faturanın neden ortaya konulamadığı konusunda açık sorular sorduk.

Ancak bütün ısrarımıza rağmen fatura hala ibraz edilmedi.

Üstelik şirket içindeki kaynaklardan edindiğim bilgi çok daha vahim: Bu satın almaya ilişkin ortada bir faturanın kesinlikle bulunmadığı ifade ediliyor. Kaynağıma kesinlikle güveniyorum. Ancak ortaya atılan iddia bu kadar ağırsa açıklama yapma sorumluluğu da artık VatanJet yönetimiyle birlikte SHGM’ye aittir.

Burada şu ayrımı da doğru yapmak gerekir: Bir satın alma faturasının kamuoyuna veya AirportHaber’e verilmemesi, tek başına belgenin SHGM’ye sunulmadığını kanıtlamaz. Fakat şirket kaynakları faturanın hiç bulunmadığını söylüyorsa SHGM’nin sessiz kalma lüksü yoktur.

O halde soruyoruz: SHGM, bu G550’ye hangi belgeleri inceleyerek uçuş izni verdi? Uçağın mülkiyet, satın alma, tescil, ithalat ve uçuşa elverişlilik süreçlerinde hangi evraklar kuruma sunuldu? Fatura gerçekten yoksa işlem hangi belgeye ve hangi hukuki dayanağa göre tamamlandı? Evraklar eksikse bu eksiklik kim tarafından ve hangi yetkiyle görmezden gelindi?

SHGM’nin görevi şirketlerin eksiklerini örtmek değil, mevzuatın eksiksiz uygulanmasını sağlamaktır. Vatandaştan, küçük işletmeden veya sıradan bir havacılık kuruluşundan sayfalarca evrak isteyen bir kamu kurumu, söz konusu kamu bağlantılı bir şirket olduğunda aynı titizliği göstermiyorsa burada açık bir çifte standart tartışması doğar.

YABANCI HAVAYOLUNA ŞİRKET ADI VERMEK SHGM’NİN GÖREVİ Mİ?

İkinci iddia ise en az VatanJet dosyası kadar ciddi.

Edindiğimiz bilgilere göre SHGM Genel Müdürü, Türkiye’ye uçmak isteyen bazı yabancı havayolu şirketlerine hangi firmadan temsil, gözetim ve yönetim hizmeti almaları gerektiğini söylüyor. Üstelik seçenekleri ve yetkili kuruluşları bildirmekle yetinmeyip doğrudan belirli bir firmanın adını veriyor.

Söz konusu firmanın hangisi olduğunu biliyoruz. Ancak şimdilik ismini yazmıyoruz.

Buradan açıkça soruyorum: SHGM Genel Müdürü’nün görevi yabancı havayolu şirketlerine özel bir ticari şirketi işaret etmek midir? Kamu otoritesinin başındaki bir yönetici hangi yetkiyle “Bu firmayla çalışacaksınız” anlamına gelecek bir yönlendirme yapmaktadır? Bu bir tavsiye midir, zorunluluk mudur, yoksa izin sürecinin görünmeyen şartı mıdır?

Eğer yabancı havayoluna belirli bir şirket fiilen dayatılıyorsa bunun adı düzenleme veya denetleme değildir. Bu, kamu gücü kullanılarak özel bir şirkete ticari avantaj sağlandığı şüphesini doğurur. Böyle bir müdahale serbest rekabeti bozar, diğer yetkili şirketleri dışlar ve SHGM’nin tarafsızlığına gölge düşürür.

Daha vahim soruyu da sormak zorundayız: SHGM Genel Müdürü ile adı verilen temsil-gözetim firması arasında nasıl bir ilişki vardır? Neden sürekli aynı şirket işaret edilmektedir? Bu firma diğerlerinden hangi ölçülebilir ve resmî kriterle üstün görülmektedir? Bir ortaklık, menfaat ilişkisi veya özel bağlantı mı vardır?

Bunları iddia olarak kesinleştirmiyoruz; kamu adına soruyoruz. Bu kuşkuları ortadan kaldıracak olan da sessizlik değil, belgeleriyle yapılacak  açıklamadır.

SHGM Genel Müdürü, hangi yabancı havayoluna, ne zaman ve hangi gerekçeyle bu şirketin adını verdiğini açıklamalıdır. Türkiye’ye uçuş izni ile temsil-gözetim hizmeti arasında kurulan ilişkinin mevzuattaki dayanağını kamuoyuna göstermelidir. Ayrıca aynı alanda faaliyet gösteren diğer şirketlere neden eşit mesafede durulmadığı sorusuna da cevap vermelidir.

Bir tarafta faturası bulunmadığı ileri sürülen G550’ye verilen uçuş izni, diğer tarafta yabancı havayollarının belirli bir ticari şirkete yönlendirildiği iddiası…

Her iki dosyanın ortak noktasında da SHGM ve kurumun Genel Müdürü bulunuyor. Bu nedenle artık genel ifadelerle geçiştirilecek bir mesele yoktur. Açıklanması gereken belgeler, cevaplanması gereken sorular ve kamuoyunun öğrenmesi gereken ilişkiler vardır.

SHGM bir şirketin pazarlama departmanı değildir. Genel Müdürlük makamı da hiçbir özel kuruluşa müşteri kazandırma makamı değildir. O koltuğun görevi kişilere veya şirketlere yol açmak değil, Türk sivil havacılığında kuralları herkese eşit uygulamaktır.

Şimdi SHGM Genel Müdürü çıkıp açıklamalıdır: VatanJet’in G550’sine hangi belgelerle izin verdiniz ve yabancı havayollarına belirli bir temsil-gözetim firmasını neden dayatıyorsunuz?

Bu iki soruya belgeleriyle cevap verilmediği sürece, ortaya çıkan şaibe büyümeye devam edecektir.

FATURASIZ UÇAĞA UÇUŞ İZNİ, YABANCI HAVAYOLLARINA TEMSİL-GÖZETİM FİRMASI DAYATMASI…

Yorumlar Tüm Yorumlar (11)

Kademe ~ 1 ay önce
Kemal yüksek bu yapar, genel müdür olunca tüm kurumun şartsız, amasız her istediğini yapmadı gerektiğini ve kendisinin herhangi bir kanuna tabi olmadan herşeye haklı olduğunu düşünen pskiyatrik bir vaka. Kuruma kafasına göre kimseyi sokmaz, istediğini istediği ücretten işe alır, istediği şirketi dokunulmaz yapar istediği şirketin tüm işlerine yaş koyar. Dini, resmi herhangi bir sınırı yoktur sadece boş edebiyatıno yapar zira kendi Trabzon çaylaralı olduğu için zaten günahtan ve kul hakkı yemekten münezzeh görür kendini. Kul hakkı olarak sadece onun hakkını yer kanun var diyenler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ziyaretçi ~ 1 ay önce
Bakıyorum işinize gelmeyen yorumları yayınlamıyorsunuz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Vatandaş ~ 1 ay önce
Bu nasıl bir haber, iddia da iddia, mış mış da mış mış. İşi gücü olmayan Kamu çalışanlarının bşr araya geldiğinde yaptıkları boş sohbetler gibi birşey olmuş. Gerçi haber kaynağına güvendiğini söyleyen bu haberin sahibinin tarzı böyle. Ciddiye almaya gerek görmüyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
önemli ~ 1 ay önce
ali bey şu turkish interior mu nedir thy nin uçaklarının içini dizayn eden üreten şirketi de bir araştırır mısınız? yeni uçaklarda ne koltuk arızası ne soğutucuların arızası bitmiyor. uçaklarda hiçbir şey çalışmıyor. özellikle A350 ler kabus oldu. EYT’li lere verilen para gözlerine batar 50 yaşına gelmemiş insanları işten kovarlar sırf eyt’li diye, ama milyar dolarlar verip uçak içi ekipmanlara verdikleri çöp olmuş paralar gözlerine görünmez. çöp bu paralar çöp. uçaklar sanırsınız ki 30 yıllık uçak. uçuş güvenliğine tehdit olmayabilir fırın çalışmaması yada koltuk yatmaması ama ödenen paralar milli servet. kim bilir ne paralar dönüyor açıktan buralarda bir araştırsanız nasıl olur

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ali abi ~ 1 ay önce
Balık baştan kokar,en baştakiler milyar dolarlık işleri ihalesiz hep aynı şirketlere verirlerse onlardan torpille makam sahibi olanlar da faturasız uçağa izin verir ve yabancı havayollarına dayatma yaparlar haliyle. Ülkenin hali içler acısı,nereyi,kimi tutsan elinde kalıyor,akapeye ve onlara oy verenlerin yatacak yeri yok !!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Alemci_06 ~ 2 ay önce
Fiş almazsak kaça olur diye sorardık eskiden... hey gidi günler hey.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yazar ~ 2 ay önce
Gazetecilik, bir iddiayı ortaya atıp üzerine soru işareti koyarak sorumluluktan kurtulmak değildir.“Yaptınız mı?” diye sorarsınız cevabı beklersiniz. Ama “yaptınız peki neden yaptınız” derseniz artık soru sormuyor, kendi hükmünüzü verip muhatabınızı savunma pozisyonuna itiyorsunuz.Hele ki faturasız uçağa izin, firma dayatması, ticari avantaj sağlama gibi ağır ifadeleri başlığa taşıyıp sonra “bunları iddia olarak kesinleştirmiyoruz kamu adına soruyoruz” demek de pek ikna edici görünmüyor.Bu yöntem gazetecilikten ziyade ithamı soru cümlesi kılığına sokmak oluyor.gazetecinin görevi “çamur atmak” değil iddiayı belgelemek ve gerçeği ortaya çıkarmaktır. Belge varsa ortaya koyarsınız. Yoksa “iddia ediliyor” dersiniz ve gerçekten soru sorarsınız. Çünkü “Yaptınız mı” ile “Neden yaptınız" arasında gazetecilik açısından oldukça büyük bir fark var.soru sormak başka, sorunun içine hükmü gizlemek başka. Tatlı su kurnazlığı bu resmen.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Şirket ~ 1 ay önce
Sanırım bu yorumu yapan arkadaş kendine havayolu yönlendirilen şirket mensubu.Benim anlamadığım konu şu?Bir sürü temsil şirketi varken neden tek bir şirket gocunuyor?Demek ki iddialar doğru.Hatta iddia da değil.Bu söylenenlerin tamamı gerçek.Yapmayın bunu.Yarın aymı şey sizin de başınıza gelir.Sadece yeni gelen havayolu değil,hangi havayolu termination gönderiyorsa direkt bu şirkete yönlendiriliyor.Hemde kolaylıklar sağlanarak yapılıyor.
EYT ~ 2 ay önce
çalışanlara ek süre verin sayın yönetim

Yanıtla

Kalan karakter 1000
KDM ~ 2 ay önce
Yakında Kemal kurumun tapusunu da üstüne alırsa şaşırmayın :D :D

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Part-21 ~ 2 ay önce
Ayni durumlar ne yazik ki uretim/tasarim onaylarinda da yapiliyor. Genel Mudurluk bu tip basvurularda danismanlik icin TAI nin alt kurulusu olan bir sirkete yonlendiriyor. Sonra da onlari ayni sirkete denetime gonderiyor. Yani 'kendin cal kendin oyna' durumu.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000