18 Mayıs 2026, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY [email protected]

HALİT ÜRKMEZGİL: 23 YIL SONRA BİLE UNUTULMAYAN SEVGİ.



İş yaşamında, kuruluşlarda görevden ayrılan ya da bir şekilde hayattan kopan insanlar, makamlarıyla, unvanlarıyla ya da görevleriyle hatırlanmazlar.Evet,zaman geçer; koltuklar değişir, isimler unutulur, dosyalar kapanır. Hayat bunun sayısız örneğiyle dolu.

Ama bazı insanlar vardır ki, aradan yıllar geçse de unutulmazlar. Çünkü onları unutulmaz yapan şey görevleri değil, insanlıklarıdır. Vicdanları, dürüstlükleri, güven veren duruşları, dostlukları ve geride bıraktıkları güzel izlerdir. Zor günlerde uzanan bir el, kırmadan söylenen bir söz, samimiyetle paylaşılan bir dostluk… İşte insanı yıllar sonra bile yaşatan bunlardır.

Hayat boyunca binlerce insanla karşılaşılır; fakat çok azı kalbe dokunur. Çok az insan ardından sadece hüzün değil, aynı zamanda derin bir özlem bırakır. Çünkü gerçek değer makamda değil, insanın gönüllerde bıraktığı yerdedir.

Türk Hava Yolları Yer İşletme eski çalışanlarının Yer İşletme eski Başkanı Halit Ürkmezgil için bugün ortaya koyduğu vefa da bunun en güzel örneklerinden biri. Görevlerinden ayrılalı 20-23 yıl olmuş insanların hâlâ aynı sevgi ve bağlılıkla bir araya gelmesi; geride kalan şeyin sadece çalışma arkadaşlığı olmadığını, yıllara rağmen kopmayan gerçek bir gönül bağı bulunduğunu gösteriyor.

Bugün onlar; dostlarını, kardeşlerini, “insan oğlu insan” diye tarif ettikleri Halit Ürkmezgil’i unutmadıklarını ve unutmayacaklarını yürekten ortaya koyuyorlar. Çünkü bazı insanlar hayattan ayrılır ama davranışlarıyla, sevgileriyle ve hatıralarıyla yaşamaya devam ederler.

Evet, Halit Ürkmezgil de aradan yıllar geçmesine rağmen dostlarının kalbinde sevgiyle taşınan; adı anıldığında yüzlerde hüzünle karışık bir tebessüm bırakan o güzel insanlardan biri olarak kalplerde yaşamaya devam edecek.

Ruhu şad olsun.

ÜSTLERİNİZ ÇALIŞANLARIN İŞ–YAŞAM DENGESİNE DİKKAT EDİYOR MU?”

(Modern Hayatın Sessiz Sınavı):Günümüz çalışma hayatında insanlar artık yalnızca iyi bir maaş ya da güçlü bir kariyer hedeflemiyor. Aynı zamanda kendilerine, ailelerine, sevdiklerine ve ruh sağlıklarına da zaman ayırabilecekleri bir yaşam düzeni arıyorlar. Çünkü insan sadece çalışan bir varlık değildir; düşünen, hisseden, dinlenmeye ve nefes almaya ihtiyaç duyan bir canlıdır. İşte bu nedenle “iş–yaşam dengesi” günümüzün en önemli konularından biri haline gelmiştir.

İş–yaşam dengesi, kişinin işi ile özel hayatı arasında sağlıklı bir uyum kurabilmesi anlamına gelir. Ancak modern çalışma düzeni bu dengeyi korumayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Uzayan mesai saatleri, sürekli ulaşılabilir olma baskısı, bitmeyen toplantılar ve yoğun tempo; insanların kendilerine, ailelerine ve sosyal yaşamlarına yeterince zaman ayıramamalarına neden oluyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan çalışanlar için trafik, stres ve ekonomik kaygılar da bu yükü daha ağır hale getiriyor.

Bugün birçok insan gününün büyük bölümünü iş yerinde ya da işle ilgili düşünceler içinde geçiriyor. Eve döndüğünde ise bedenen evde olsa bile zihnen hâlâ işin içinde kalabiliyor. Bu durum zamanla tükenmişlik hissini beraberinde getiriyor. İnsan kendisini yorgun, isteksiz ve mutsuz hissetmeye başlıyor. Oysa hayatına küçük de olsa nefes alanları açabilen, hobilerine zaman ayıran, ailesi ve dostlarıyla kaliteli vakit geçirebilen bireylerin hem psikolojik hem de fiziksel açıdan daha sağlıklı oldukları biliniyor.

OECD araştırmaları da bunu destekliyor. Araştırmalara göre iş–yaşam dengesi sağlıklı olan çalışanların önemli bir bölümü kendilerini daha az stresli, daha huzurlu ve daha üretken hissediyor. Bu da bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Sürekli çalışmak her zaman daha verimli olmak anlamına gelmiyor. Dinlenebilen, kendini mutlu hisseden ve yaşamından tat alabilen insanlar işlerinde de daha başarılı olabiliyor.

Konu yalnızca çalışanların mutluluğu açısından da değerlendirilmemeli. Dengeli bir çalışma ortamı sunabilen kurumlarda çalışan bağlılığının arttığı, motivasyonun güçlendiği ve verimliliğin yükseldiği görülüyor. Çünkü insanlar sadece çalışan değil; aynı zamanda ailesi, duyguları, hayalleri ve özel yaşamı olan bireylerdir.

Sonuç olarak iş–yaşam dengesi modern çağın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Hayat yalnızca çalışmaktan ibaret değildir. İnsan bazen bir dost sohbetine, bazen ailesiyle geçirilen huzurlu bir akşama, bazen de yalnızca sessizce dinlenmeye ihtiyaç duyar. Belki de gerçek başarı; sadece kariyerde yükselmek değil, çalışırken yaşamayı da başarabilmektir

HALİT ÜRKMEZGİL: 23 YIL SONRA BİLE UNUTULMAYAN SEVGİ.

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000