

Bu yazıyı 2003 yılında kaleme almıştım. Okurların bir kısmı çok beğenmiş, bir kısmı ise saçma’ ya yakın bulmuştu. Aradan 10 sene geçti. Yaşamda insanların birbirine yaptığı kasti fauller sürüyordu. 13 sene daha geçti bunun üzerinden, bugün insanoğlunun birbirine yaptığı kasıtlı fauller maalesef artarak devam ediyor.
Bu yazı yaklaşık 23 yıl önce yayımlandığında, içeriğinden çok görseli tartışılmıştı. Görselde yer alan figürün dinî açıdan uygun olmadığını düşünen okuyucularım olmuştu.
O dönemde konuyu üst seviyede din görevlilerine danıştım. Bana verilen cevap, insanların Allah'ı değil; zihinlerinde oluşturdukları sembolik tasavvuru resmettikleri, bunun da sanatsal bir anlatım biçimi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi.
Bu görüşe katılan da olabilir, katılmayan da. Her iki yaklaşımı da saygıyla karşılıyorum.
Ancak bilinmesini isterim ki, bu görselin amacı dinî bir tasvir yapmak değil; "Hiçbir haksızlığın ilahî adaletin gözünden kaçmayacağı" düşüncesini sembolik bir dille anlatmaktır.
Dikkatinizi görseldeki sembole değil, yazının vermek istediği mesaja yöneltmenizi rica ediyorum
İŞTE O YAZI.
“Sahada gole giden rakibini biçen bir futbolcu var. Tiz bir düdük sesi duyulur. Ve oyun durur. Bu faulü yapan oyuncu sarı veya kırmızı kart görür. Biçme işleminin yapıldığı noktaya göre takımının aleyhine ya penaltı verilir ya da serbest vuruş.
Hakem yapılan faulü fark etmez ise tribünler ayağa kalkar. Seyircinin kalitesine uygun protesto şekillerinden biri duyulur, gökleri inletircesine. Bu protesto çok uzarsa bu defa seyirci yerine takım cezalandırılır. Ve de 1,2 veya 3 maç o takım sahasında oynamaz.
Bana göre yaşamında sportif bir müsabakadan pek farkı yok Aynen futbol maçı veya basketbol maçı gibi.
Bu oyunda da insanlar birbirine faul yapıyor. Bilerek veya bilmeyerek.
Tek fark, yaşam maçında faul yapılan oyuncu dışında diğerleri bazen yapılan bu faulü görmüyor, fark etmiyor. Yaşamdaki faulleri genelde gizli olarak yapıyor insanlar birbirlerine.
Bazen düşününce yaşam oyununda düdük çalıp maçı donduran, faul yapan oyuncuyu anında cezalandıran bir hakem de yok gibi geliyor insana. Aslında bir hakem var. Sahada değil, yukarıdan bakıyor oyun sahasına.
Ama görülmüyor. Ne oyuncular ne de seyirciler onu görebiliyor. Yine de onun varlığını hissedebilirsiniz. Yukarıdan düdük çalıyor o da. Ama duyulmuyor. Yalnız vicdanınız o sesi duyabilir. Tabii ki varsa.
Yaşam maçını seyrettikçe şaşırabilirve faul yapan oyuncunun küp gibi sağır olduğunu zannedersiniz. Bakarsınız ki duymuyor, durmuyor, sağı solu omuzlayıp koşturmaya devam ediyor. Nefes nefese.
Yaşam oyununun yüce hakemi de ceza veriyor faul yapan oyuncuya. Ama nedense anında değil. Cezanın etkisini o dakikada hissedemiyor oyuncular. Anlamıyorlar. Çünkü bu hakem oyunu durdurmuyor. Anlayamıyorlar. Çünkü maç yine devam ediyor. Gösterilen ise sarı veya kırmızı bir kart.

Yaşam takımının oyuncuları çok becerikli. Uzun yaşam maçı süresince her türlü oyunu oynuyor. Futbol oynuyor, basketbol oynuyor, voleybol de oynuyor. Ve aklınıza gelen tüm diğer oyunlar içerisinde ustalıkla yer alıyor. Yeter ki oyun olsun.
Bir eksiği var belli ki. Hafızası iyi değil. Yaşamın bir döneminde çok faullü oynadığı bir futbol maçında alması gereken cezanın bilmem kaç sene sonra oynadığı bir voleybol maçında kendisine verildiğini bir türlü fark etmiyor. Geriye dönüp o futbol maçını düşünmüyor. O maçta neyi hak ettiğini hesaba katmıyor. Söylediği tek şey “ben bu cezayı hak etmedim “ben futbol maçlarında faulü yaptıktan sonra iki elini “ben ne yaptım k i” dercesine havaya kaldırıp hakeme doğru en masum yüz ifadesi ile dönüp bakan oyuncular var ya. Aynı hesap. Bilmiyorum ve de anlamıyorum.
Alemi kontrol eden büyük ve yüce güç maçı dondurup yaşam faullerini neden anında cezalandırmıyor? Maç neden devam ediyor? Nedeni ortada. O kadar cezalandırılacak oyuncu var ki. Herhalde yüce hakem insan neslinin bir ki. Herhalde istemiyor. Hırsını alamayıp kendi takımının oyuncusuna faul yapanlar bile var.
Bugün bir sıkıntı mı yaşıyorsunuz? İçinde bulunduğunuz durum sizi üzüyor mu?
Geriye dönün ve arkaya geçmişinize bakın. Benzeri bir sıkıntıyı hiç kimseye yaşattınız mı?Onu birkez düşünün. Muhtemelen yaşam maçının birinci devresinde yaptığınız faulün ertelenmiş cezasıdır içinde bulunduğunuz durum. Dua edin ki bu maçın hakemi değişik. Dua edin ki bu hakem yaptığınız kasti faullere rağmen sizi hemen yaşam maçının dışına göndermiyor
Yalnız size sarı bir kart gösterip oyun sahasının dışına çıkartıyor. Ve bekliyor.
Yorumlar