24 Ağustos 2026, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY [email protected]

GÜNÜN (+) ARTILARI DÜNÜN (-) EKSİLERİNİ SİLER Mİ? DÜNÜN (+) LARI GÜNÜN (-) LERİNİ UNUTTURUR MU?





Konumuz matematik değil ki bir artı bir eksiyi götürür diyelim.

Konumuz yaşamdaki hareket ve davranışlar.

Önce şunu düşünmek gerek. Yaşamda (+)’ları yaşayanlar ile (-)’leri yaşayanlar aynı kimseler değil. Cevabın büyük bir bölümü bu cümlede saklı.

İnsan ilişkilerinde, kurum kültüründe ve toplumsal hafızada en çok tartışılan sorulardan biri bu değil mi? Geçmişte yapılan yanlışlar, sonradan yapılan doğru işler ile telafi edilebilir mi? Kimi zaman bir insan, kimi zaman bir kurum ya da lider, yaşamının ilerleyen dönemlerinde önemli hizmetlereimza atar, büyük başarılar elde eder. Ancak geride bıraktığı kırgınlıklar, haksızlıklar ve güven kayıpları zamanla gerçekten silinir mi? Yoksa yalnızca üzeri örtülerek bir köşede, sessizce varlığını sürdürür mü?

Yaşamın gerçeği şudur: (+)’ları yaşayan ile (-) leri yaşayanlar çoğu zaman aynı kimseler değildir. Dolayısıyla toplumun hafızası da bu iki gruba aynı terazide bakmaz. İnsanlar, hayatlarına dokunan olumlu katkıları elbette takdir eder; ancak geçmişteki olumsuz deneyimlerin bıraktığı izler, aynı şekilde derin ve kalıcıdır.

Fiziksel yaralar zamanla iyileşir; izi kalır ama sızısı geçer. Oysa manevi yaralar, özellikle haksızlığa, kırılmaya veya aldatılmışlığa dayalı olanlar çok daha zordur. İnsanların kalbinde açılan yaralar, üstünden yıllar geçse bile belirli anlarda yeniden kanayabilir. Bir kurumda liyakatsizliğe uğrayan, emeği değersizleştirilen ya da haksız yere dışlanan bir çalışanın hafızasında o acı taze kalır.

Sonradan aynı yönetici değişik konularda büyük başarılar elde etse bile, o çalışanın gözünde güven hiç geri gelmeyebilir. Yaraların izi, güvenin sıfır noktasına inmesine sebep olur. Kapanan yara zaman içinde iyileşir ama izi kalıcıdır.

Güven, bir kez kaybedildiğinde yeniden inşa edilmesi en zor duvardır. Bir liderin, bir yöneticinin ya da bir kurumun geçmişteki tutarsız, adaletsiz veya çıkarcı davranışları, insanlarda derin bir güvensizlik oluşturur. Sonradan yapılan olumlu adımlar, bu güvensizliği azaltabilir ama tamamen ortadan kaldırması çok zordur. Çünkü insanlar, “Acaba yine aynı hatalar bir gün tekrarlanır mı?” sorusunu zihinlerinde taşımaya devam eder.

Güven kaybı, görünmeyen ama en yıkıcısonuçları doğurur: Motivasyonu düşürür, bağlılığı zedeler, iş birliğini zayıflatır ve toplumsal huzuru bozar.

YAŞANMIŞLARDAN TARİHİ BİR ÖRNEK:Osmanlı tarihinin padişahlarından II. Abdülhamid Han, bu konunun çarpıcı bir örneğidir. 33 yıllık saltanatında demiryolları, okullar, hastaneler, kütüphaneler gibi pek çok eser kazandırmıştır. İmparatorluğu dış tehditlere karşı uzun süre ayakta tutmayı başarmıştır. Ancak istibdat yönetimi, ifade özgürlüğünü kısıtlaması, muhaliflere baskı uygulaması ve toplumda korku iklimi yaratması, onun adına duyulan güveni derinden sarsmıştır. Sonraki kuşaklar, yaptığı olumlu hizmetleri kabul etmekle birlikte, otoriter yönetim anlayışının yarattığı olumsuz mirası da unutamamışlardır.Bugün hâlâ o dönemin artıları ile eksileri dengeli ama ihtiyatlı bir gözle tartışılır.

Sonuç olarak, yaşamda (+)’lar değerli ve takdire şayandır; ancak (-) lerin bıraktığı izler silinmez.

Toplum, zamanla kötülükleri hatırlayacaktır.Ama unutması mümkün değildir. Hiçbir zaman tam anlamı ile affetmeyecektir.  En doğrusu, baştan doğru davranmak, güveni kaybetmemek ve yaralar açmaktan kaçınmaktır. Çünkü açılan yaraların izini silmek, takdir kazanmaktan çok daha zordur.

GÜNÜN (+) ARTILARI DÜNÜN (-) EKSİLERİNİ SİLER Mİ? DÜNÜN (+) LARI GÜNÜN (-) LERİNİ UNUTTURUR MU?

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000