21 Eylül 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]

Pist Uzadı, Dünya Daraldı

Geçen hafta İstanbul’da yeni bir pist açıldı.

İstanbul Havalimanı’nın dördüncü ana pisti.

Hayırlı olsun.

Gerçekten hayırlı olsun.

Çünkü bazı yatırımlar vardır, tabelası büyüktür ama faydası küçüktür.

Bazıları da vardır, yolcu belki fark etmez ama havacılar bilir.

Dördüncü pist ikinci grupta.

İstanbul Havalimanı’nın ilk doğu-batı yönlü pisti.

2 bin 820 metre uzunluğunda.

45 metre genişliğinde.

Ama önemli olan metresi değil.

Kazandırdığı dakika.

Özellikle iç hatlarda ve doğu yönlü uçuşlarda taksi süresini azaltacak.

Havada beklemeyi azaltacak.

Yakıt tüketimini düşürecek.

Operasyonun elini rahatlatacak.

Havacılıkta bazen beş dakika, beş dakika değildir.

Yakıt demektir.

Slot demektir.

Personel demektir.

Gecikme demektir.

Para demektir.

Hele bugünlerde...

Çünkü pist açıyoruz.

Ama petrol başka bir pistte koşuyor.

Motorin geçen hafta Türkiye’de 100 lirayı gördü.

Sonra indirim geldi, yeniden aşağı indi.

Fakat mesele motorinin bugün 97 lira, yarın 101 lira olması değil.

Mesele şu:

Akaryakıt artık ekonominin yangın alarmı.

Motorin pahalanınca sadece otomobil sahibinin cebinden para çıkmıyor.

Traktör motorinle çalışıyor.

Kamyon motorinle gidiyor.

Tır motorinle gidiyor.

Soğuk hava aracı motorinle gidiyor.

Domates tarladan motorinle çıkıyor.

Patates hale motorinle geliyor.

Ekmek markete motorinle taşınıyor.

Yani...

Mazota gelen zam pompada başlamıyor.

Mutfakta bitiyor.

Üstelik küresel tarafta da tablo rahat değil. Rusya ve Körfez kaynaklı arz kayıpları motorin piyasasını sıkıştırırken petrol fiyatları yeniden yüksek seviyelere çıktı.

Tarımın maliyeti artacak.

Lojistiğin maliyeti artacak.

Üreticinin maliyeti artacak.

Marketin maliyeti artacak.

Sonra?

Vatandaşın maaşı aynı hızla artmayacak.

İşte asıl mesele bu.

Fiyat artacak.

Alım gücü yetişemeyecek.

Havacılık bunun dışında mı?

Değil.

Uçak da suyla uçmuyor.

Jet yakıtındaki yükseliş havayollarının en büyük gider kalemlerinden birini daha da ağırlaştırıyor.

Dünyanın büyük havayolları şimdiden hesap makinesini önüne koydu.

American, United ve Southwest gibi şirketler yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle kapasite planlarını yeniden değerlendiriyor, daha az kârlı uçuşları gözden geçiriyor.

Çünkü havacılıkta romantizm güzel şeydir.

Ama bilanço romantik değildir.

Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum:

Önemli olan kaç noktaya uçtuğun değil, o noktalardan ne kadar para kazandığındır.

Haritada yüzlerce çizgi çekebilirsiniz.

Bayrak koyabilirsiniz.

Yeni destinasyon açıklayabilirsiniz.

Fotoğraf çektirebilirsiniz.

Ama uçak zarar ederek gidip zarar ederek dönüyorsa...

O çizginin adı başarı değildir.

Maliyettir.

Yakıtın böylesine pahalı olduğu bir dönemde havayollarının yapması gereken çok açık.

Gereksiz hatları gözden geçirmek.

Verimsiz frekansları azaltmak.

Uçağı sırf “uçmuş olmak için” uçurmamak.

Az olsun.

Öz olsun.

Kârlı olsun.

Dünyanın en çok noktasına uçmak güzel bir slogan olabilir.

Ama ay sonunda maaşı slogan ödemiyor.

Yakıt faturasını da slogan ödemiyor.

Bir de dünyanın hali var.

Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor.

Karadeniz artık yalnızca deniz değil, risk bölgesi.

Sigortacılar bile yüksek risk alanını genişletiyor.

Körfez desen başka alem.

Füzeler.

İHA'lar.

Kapanan hava sahaları.

İptal edilen uçuşlar.

Değiştirilen rotalar.

Artan sigorta maliyetleri.

Artan yakıt maliyetleri.

Uzayan uçuş süreleri.

Ve bütün bunların ortasında bir sektör:

Turizm.

Turizm barış ister.

Turist tatil satın alırken savaş haritasına bakmak istemez.

“Acaba hava sahası kapanır mı?”

“Uçağım iptal olur mu?”

“Orada çatışma çıkar mı?”diye düşünüyorsa...

O tatili satın almaktan vazgeçer.

Ya da başka yere gider.

Havacılık da aynı.

Uçak için gökyüzünün açık olması yetmez.

Dünyanın da sakin olması gerekir.

Ortadoğu’daki savaş bu yıl uçuş operasyonlarını ve yakıt piyasalarını ciddi biçimde etkiledi; bazı Körfez havayolları toparlanmaya başlasa da sektör hâlâ yüksek yakıt maliyeti ve jeopolitik risklerle uğraşıyor.

Turizm sektörü açısından da önümüzdeki yılın hesabı bugünden yapılmalı.

Bu yılı zor geçiren işletmelerin hepsi 2027 tabelasını göremeyebilir.

Çünkü turizmde bir kötü sezon sadece bir kötü sezon değildir.

Borç bırakır.

Kredi bırakır.

Personel maliyeti bırakır.

Boş oda bırakır.

Boş koltuk bırakır.

Sonra bir bakarsınız...

Turist gelmeden önce işletme gitmiş.

O yüzden İstanbul Havalimanı'nda dördüncü pistin açılmasına sevindim.

Doğru yatırım.

Gerekli yatırım.

Operasyonu rahatlatacak yatırım.

Ama havacılığı sadece betonla büyütemeyiz.

Pist yapacağız.

Uçak alacağız.

Teknoloji geliştireceğiz.

Yeni terminal açacağız.

Ama aynı zamanda hesabımızı da doğru yapacağız.

Çünkü önümüzde pahalı yakıt var.

Savaş var.

Belirsizlik var.

Daralan cepler var.

Ve bütün bunların üzerinde çok daha büyük bir ihtiyaç var.

Barış.

Atatürk boşuna söylemedi:

“Yurtta sulh, cihanda sulh.”

Dört kelime.

Neredeyse bir asır önce söylenmiş.

Bugün havacılığa bakıyorsunuz...

Turizme bakıyorsunuz...

Petrole bakıyorsunuz...

Ekonomiye bakıyorsunuz...

Hâlâ aynı yere geliyorsunuz.

Pist yapabilirsiniz.

Uçak yapabilirsiniz.

Dünyanın öbür ucuna uçabilirsiniz.

Ama dünya huzurlu değilse...

Hiçbir pist yeterince uzun değildir.

Serdar BAŞAĞAOĞLU

[email protected]

Pist Uzadı, Dünya Daraldı

Yorumlar

Hasan ~ 13 gün önce
Her şey çok güzel havaalanı büyüyor pistler açılıyor uçak sektörü genişliyor çok güzel paralar kazanacak ama işçiye para yok belli bir kısım işçiyi güzel para alıyor belli bir kısım işçi asgari ücret alıyor özellikle Türk hava yolları'nın bünyesine bağlı şirket asgari ücret alması çok komik bir rakam ama reklama girince atı tutuyoruz böyle şirketi böyle şirketi ama işçiye para vermeye gelince sen taşeron kal sanabir şey yok para yok hangi şirket bu airpark

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Anlayana sivri sinek ~ 17 gün önce
Maliyet kısıcam diye yeni pist açmasına gerek yokki dilediğinde çalışan maaşlarına çöküyor dilediği gibi… Ekip odasına git bi bak Serdar Bey İK müdürleri nasıl çalışanlara posta koyuyor önünüze koyduğumuz sözleşmeyi imzalıcaksınız diye ve bi alt kattaki sendika nasıl üç maymunu oynuyor onu al kaleme az biraz vicdanlara dokunmuş olursun…

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Serdar bey ~ 19 gün önce
Türkiye gibi sorunlu bir coğrafyada olup hiç bir şey yokmuş veya olmayacakmış gibi hareket eden başka kaç ülke vardır? En ufak bir krizde yaprak gibi sallanan,sosyal, ekonomik,ahlaki,hukuki,ticari, güvenlik ciddi sorunların olduğu yerde her şey detayına kadar hesaplanıp öyle hareket edilmeli ama nerede? Iktidarın derdi tribüne oynamak,göz boyamak,ederinin misline mal edilen projelerden nemalanmak.Dışa bağımlı hizmet sektörüyle ileri gitmemiz mümkün mü? Bilmem ne kadar uçak almak,olur olmaz her yere uçmakla ancak dış borç,cari açık,ithalatı arttırırız. Ekonomisi bizden iyi ülkelerin şirketleri bu kadar çok uçak alıp, her yere uçmuyor,demek kafaları çalışmıyor. Yeni pist açıldı güzel de kimse Ahl'de haince yıkılan milyarlarca dolara mal olan pistlerden,giden milli servetten, havacılıkta grevin neden yasak olduğundan,bazı şirketlerde niye sendikanın olmayışından bahsetmiyor Birileri petrol,gaz bulduk diyordu hani?Yakıt fiyatları artıyor ama alınan vergi hala rekor seviyede. Açık çok olunca yol,köprü,vergi vs sübvanse edilemiyor haliyle. Turizmdeki ciddi sorunlarda sadece savaş vs ile bitmiyor,kazıkçı esnaf ve sömürü sistemi de var.Bütçedeki açıklar da her zamanki gibi tepkisiz vatandaşın sırtına yükleniyor,her şeyin bir sınırı var da kimin umurunda?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000