17 Ağustos 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]
  • Sizin, kurduğunuz sistem olarak telafisi imkânsız günahınız var. KDM üzerinden, pratikte "0 ders ortamı, tamamı ile sanal ders ile ATP teorik eğitimi; işsiz pilot sorununun arkasında bu var! COVID dönemi zorunlu Uzaktan Eğitim/Distance Learning uygulaması, kalıcı hale geldi! Bu, bizim kültürümüze uygun değil; Almanya'da sonuç verebilir ama bizde "test tekniği/ soru ezberle, geç" alışkanlığı nedeni ile işlemez! Sonuç: Uçuş Okulu bir şekilde tamamlanır, Initial Type Rating (simülatör) ve Base Check "yoğun adrenalin ve BAŞKA DENGELERİN baskısı ile" bir şekilde tamamlanır. Sonra, LINE TRAINING aşaması gelir. Bu aşamayı 4 e bölersek: - %25 İngilizce yeterlilik, - %25 ATP TEORİK EĞİTİM/GENEL SİSTEM BİLGİSİ, - %25 Uçuş Okulu genel birikimi, %25 Self Confidence/Kişisel güven! Line training başladığında, . İngilizce yeterlilik yoksa (ATC Communication; standart dışı olaylarda konuşmayı anlamama), . Kokpit içinde "Overhead panel,Orta Konsol vs. eğer adam gibi ders almadı isen, sana kâbus olur. Uçtuğun Öğretmen/Kaptan bunu hemen hisseder, sana da hissettirir; sana güvenmediğini de hissedersin.. . Yani, %25 "Kendine Güven/Self Confidence de gider.. . Elinde, sadece %25 uçuş okulu deneyimin kalır; bu tecrübe düzeyinde, onu da kullanamazsın! 2025 tw, Airport Haber'de paylaşıldu: "250 den fazla kişi THY de Line Training aşamasında elendi!" Habere bırakılan yorumlar yorumlar, evlere şenlik "Yavaş yavaş öğrenirdik," Sorumluluk sahibi bir DGA, hemen olayın üzerine gider, "nedenleri" tespit eder. Bizim DGA, yani SHGM nin bir adım atmadı; onun derdi başka! Bu arada, SHGM ye elden dilekçe yazıp, bu sorunu "yğz yüze" aktarmak istedim, bu konuda cevap alamadım! Şirketlerin, tüm Dünya üzerinde, deneyimsiz pilot alımında, yıllar içerisinde oluşmuş bir hafızaları var ve istihdam aşamasında çok dikkat ederler.. Sonunda, THY de de bu hafıza oluşmuş: "Sadece iç kaynaktan istihdam!" diyor.. Bu hafıza, diğer Türk şirketlerinde zâten uzun süredir var ve gereğini yapıyor. Kısacası, SHGM.. Neyse, değerli Havayolu Pilotu adayları ve onların bir şekilde sponsorları: Havacılık, mesela Cerrahlık gibi kendine özgüdür, tamamı ile "uzaktan eğitimle ve soru ezberleyip" sınav vererek olmaz! Bu eğitimi başka işte çalışarak tamamlayamazsınız. Em az yılınızı, tam zamanlı bu işe ayırmanız, bir grup içerisinde olmanız gerek. Bu, karşılıklı beslenmenizin, kendinizi geliştirmenizin tek yoludur. Son olarak: Geçenlerde bindiğim taksi şoförü, telefon konuşmamdan anladı, sordu ve: "Ben de oğlumu pilot yapacam; 600 Milyon maaşı varmış!" dedi.. Bu, öyle bir iş değil! SHGM ye, saygı ile..
  • Okunmuyor.
  • Herkes işsiz dışarıda kalan, iş bulamayan, verdiği paranın hakkını arayan arkadaşları konuşuyor. Hangisi bu eğitimi alırken, işe giremeyebileceğini,verdiği paranın karşılığını alamayacağını düşünerek başladı? Buna uygun şekilde ikinci bir plan yaptı mı? Maaşları reklam yaptılar, sürekli yurtdışına uçuşlar,(güya) şatafatlı hayatlar gösterildi. Ülkece gördüklerimizi yaşamayı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Ama hak edecek kadar fedakar veya hak etmediğini düşünecek kadar cesur muyuz? Burda kimse mağdur değil. Yabancı pilot eleştirilerine katılıyorum, lakin yabancı pilotlar olmasa, yine bir kısım dışarıda kalacak ve yine aynı feveranları duyacağız diye düşünüyorum. Bu sektörün de bir dinamizmi var, gerçekleri var. Dünyada olan bütün gelişmeler önce havacılık sektörünü vuruyor. Özel jetlerde görev yapanların bir sözü vardır, dara düşen patronlar önce pilotlarını gözden çıkarır diye. Sektör doygunsa veya ihtiyaç yoksa, neden şirket istihdam sağlasın? Hangimiz evimize, kendimiz için ikinci bir yatak odası alıyoruz, eskirse kullanırız bir zaman lazım olur diye? Lütfen evlat güzellemesini veya kendini layık görme içgüdüsünü bir kenara bırakıp,şapkayı önünüze koyun ve düşünün. Ben bu işe emek verip, olmaması durumunda ikinci bir plan yaptım mı diye. Bu işi yapan arkadaşlarla kendinizi kıyaslamayı bırakın ve bu işe para harcamaya karar verdiğiniz zamanı tekrardan düşünün derim. Adım atarken riskleri de göz önünde bulundurdunuz mu?
  • 2 defa kurul mülakatından elenen biri olarak Mantık aramıyorum çünkü Fetö bağlantısı yada cemaat bağlantısı olan birçok kişi şirkete girdi:) Onlarda görüpte bende görmediğiniz ne oldu çok merak ediyorum O uçağı uçuramayacağım kanaaite nasıl vardınız 1 saat E/T almamış kontrolleri tek seferde geçmiş biri olarak... THY babanızın çiftliği değilki madem çok milliyetcisiniz yabancı pilotları çıkarın kardeşim işten! Gırtlağa kadar borcun içine batmışız İş bulamıyoruz. Shgm ise git yurtdışında iş bak diyor Şakamısınız siz
  • Özellikle şu Macaristan uçuş okulundan gelenler sonra da kendisini FO torpilli olarak TK ya atanları F/O olarak çalışanları temizlemek lazım. Tekrar Tekrar eğitim veriyoruz. Burdaki akademiye girecek ingilizce yok diye parayı basıp lisans almışlar gelmişler
  • Dunya uzerinde Thy pilotlari kadar maaslar hakkinda konusan baska bir meslek grubu yoktur sanirim. Kaynagi belirsiz haberleri yaymak ve negatif seylerden bahsetmek konusunda ellerine kimse su dokemez. Her sohbetin konusu para. Elbette istisnalar var, onlari tenzih ederim ancak surekli para konusmalari gercekten cok itici. Gormemis insanlar gibiler; halbuki dunyayi goruyorlar. Kabinin de bir kismi ayni bu arada.
  • Atanamayan pilotlarlar, atanamayan öğretmenler...
  • Thy güya yerli ve millici iktidarın çiftliği bir şirket hal böyleyken de ülkenin insanlarına iş vermesini bekliyoruz elin adamına değil. Bu arada pilot olun gidin elin adamına size iş veriyor mu görelim, verse bile oturum ve çalıṣma izni istiyor. Dünyada kendi insanına bizim kadar düşman, haset, kıskanç başka millet zor bulunur. Bu kafayla ileri gideceğiz öyle mi???
  • Maalesef THY nın yetkilisi 2027 dahil pilot ihtiyacımız yok dedi .Büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bekliyoruz ki bu kadar vasıflı gençler bilgi ve becerilerini unutmadan sevdikleri işi yapmaya başlasınlar.
  • Bir öğrenci pilot velisi olarak yazınızı büyük bir dikkatle okudum. Bugüne kadar çocuklarımızın yaşadığı bu belirsizliği ve ailelerin yaptığı büyük fedakârlıkları bu kadar açık şekilde dile getiren çok az kişi oldu. Evlatlarımız hayallerine ulaşabilmek için yıllarını verdi, biz aileler de maddi manevi bütün imkânlarımızı seferber ettik. Şimdi yüzlerce genç lisansları ellerinde, umutla bir kapının açılmasını bekliyor. Sayın Serdar Başağaoğlu’na özellikle teşekkür etmek istiyorum. Sadece büyüyen filoları ve açıklanan hedefleri değil, o uçakların kokpitine oturmayı bekleyen gençleri de hatırlattığınız için… “Bir pilotu yetiştirmek yetmez, önüne uçabileceği bir kokpit de koymak gerekir.” Meselenin özeti aslında tam olarak budur. Bir anne/baba olarak tek isteğimiz çocuklarımıza ayrıcalık tanınması değil; emeklerinin karşılığını alabilecekleri adil bir fırsat verilmesidir. Kaleminize sağlık, sesimizi duyurduğunuz için teşekkür ederiz.

800 Uçak, Yüzlerce İşsiz Pilot ve Boşalan Cepler

Geçen hafta yine hızlı geçti.

Uçaklar geliyor.
Terminaller büyüyor.
Yeni hatlar açılıyor.
Yeni hedefler açıklanıyor.

Güzel.

Ama bazen rakamlara bakarken insanı unutuyoruz.

***

Türk Hava Yolları’nın hedefi büyük.

Bugün yaklaşık 550 uçak.

Yarın?

800 uçak.

Dünyanın dört bir yanına uçuyoruz.

Daha da uçacağız.

Türk Hava Yolları büyüyor.

Büyüsün.

Gurur duyarız.

Ama...

Uçağın kendi kendine uçmadığını da unutmayalım.

THY yönetimi pilot ihtiyacını büyük ölçüde kendi akademisinden karşılamayı planlıyor.

TAFA’da yaklaşık 250 öğrenci pilot var.

Kapasitenin 350’ye çıkarılması hedefleniyor.

Uçak teslimatları da gecikiyor.

Dar gövdede altı ay.

Geniş gövdede 12 aya varan gecikmelerden söz ediliyor.

Dolayısıyla şirket, 2026 ve 2027 sonuna kadar dışarıdan ilave pilot alımına ihtiyaç duymayacağını öngörüyor.

Şirket açısından bakarsanız...

Planlama.

Maliyet.

İnsan kaynağı.

Standardizasyon.

Hepsinin mantığı var.

Peki genç pilot açısından bakarsanız?

Türkiye’de yıllarca uçuş okulları açıldı.

Gençlere pilotluk hayali satılmadı belki ama pilotluk hayali kurmalarının önü sonuna kadar açıldı.

Aileler imkanlarını zorladı.

Kimi ev sattı.

Kimi kredi kullandı.

Kimi yılların birikimini ortaya koydu.

Çocuklar okudu.

Uçtu.

Lisansını aldı.

Sonra?

Kapının önünde beklemeye başladı.

Şimdi doğal olarak sormak gerekiyor.

Bu gençler ne olacak?

Madem sektörün pilot ihtiyacının önemli bölümü şirketlerin kendi akademilerinden karşılanacak...

Bağımsız uçuş okullarından mezun olacak yüzlerce gencin istihdam projeksiyonu nedir?

Uçuş okullarının kapasitesiyle havayollarının gerçek pilot ihtiyacı arasında bir planlama yapılıyor mu?

Pilot lisansı vermekle mesele bitiyor mu?

Bence bitmiyor.

Çünkü mesele yalnızca kokpite pilot yetiştirmek değil.

O pilotun önüne bir kokpit koyabilmek.

Gençlere “Oku” deyip...

Sonra “ihtiyacımız yok” demek...

Sosyal açıdan üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele.

Milli havayolumuz büyürken, bu ülkenin kendi imkanlarıyla yetişmiş gençlerine de mümkün olduğu ölçüde kapı açmasını istemek herhalde çok şey istemek değildir.

***

Bir de basın toplantısı meselesi var.

AirportHaber’in yine davetliler arasında olmaması dikkatimi çekti.

Açık söyleyeyim.

Canımı sıktı.

Bir yayın organının haberlerini beğenmeyebilirsiniz.

Eleştirilerini sert bulabilirsiniz.

Yazdıklarından rahatsız olabilirsiniz.

Cevap verirsiniz.

Tekzip edersiniz.

Eleştirirsiniz.

Ama gazeteciliğin en temel işlevlerinden biri zaten soru sormaktır.

Basın toplantısı dediğiniz şey yalnızca sizi alkışlayacak insanların bulunduğu salon olmamalı.

Eleştiren de gelecek.

Zor soru soran da gelecek.

Hoşunuza gitmeyen soruyu soran da gelecek.

Çünkü basın toplantısının anlamı budur.

AirportHaber’in neden davet edilmediğini tahmin edersiniz bu sebeple. Belki bu yönetimle değişir demiştim, olmadı…

Ama ortaya çıkan görüntü hoş değil.

Doğru söyleyeni kapıdan uzak tutarsanız...

Sorular ortadan kalkmaz kardeşim.

Sadece kapının dışında sorulur.

***

Gelelim kokpite.

Son günlerde THY pilotları arasında bir başka konu konuşuluyor.

Maaşlar.

Daha doğrusu ücretleri oluşturan bazı kalemler.

Özellikle uçuş tazminatlarında düzenleme yapılacağı yönünde kulisler var.

Altını çiziyorum:

Henüz açıklanmış kesin bir karar yok.

Oran yok.

Takvim yok.

Dolayısıyla gerçekleşmiş bir uygulamayı değil, çalışanlar arasında konuşulan bir iddiayı tartışıyoruz.

Ama bazen söylenti bile önemlidir.

Çünkü çalışan nezdinde belirsizlik yaratır, kafaları bulandırır….

Körfez’deki savaş havacılığın maliyetini artırdı.

Yakıt pahalı.

Operasyon pahalı.

Risk pahalı.

Uçağın lastiğinden motoruna...

Finansmanından sigortasına...

Her şey para.

Havayolu yönetimlerinin maliyet hesabı yapması gayet doğal.

Ama tasarruf cetvelini açarken dikkat edilmesi gereken bir satır var.

İnsan.

 

Pilot dediğiniz kişinin,

Bayramı tarifeye bağlı.

Yılbaşı tarifeye bağlı.

Uykusu tarifeye bağlı.

Çocuğunun doğum günü tarifeye bağlı.

Gece uçuyor.

Sabah uçuyor.

Kış uçuyor.

Yaz uçuyor.

Bir gün İstanbul.

Ertesi gün Tokyo.

Sonra Lagos.

Sonra New York.

Beden İstanbul saatinde.

Kafa başka saat diliminde.

Valiz zaten kendisinden daha fazla seyahat ediyor.

Kabin memuru farklı mı?

Değil.

İnsanlar sizin tatiliniz başladığında çalışmaya başlıyor.

Siz koltuğa oturuyorsunuz.

Onlar mesaiye başlıyor.

Siz uyuyorsunuz.

Onlar ayakta.

Dolayısıyla şirketlerin maliyet baskısını anlıyorum.

Ama pilotun, kabin memurunun ve operasyonun yükünü taşıyan personelin aidiyet duygusunu kaybetmek...

Excel tablosunda hesaplanamayacak kadar pahalıya mal olabilir.

 

Üstelik hayat zaten pahalı.

Soğan 100 lirayı görüyor.

Mazot 80 lirayı geçti.

Eskiden...

“Ben hep 50 liralık alıyorum zaten”diyenler vardı…

Ahhh ahh...

Sizi ne güzel hatırlıyoruz!

Bugün pompacıya 50 liralık deseler, herhalde arabanın camını siler, yollar.

***

Şaka bir yana...

Hayat pahalılığı hepimizin belini büküyor.

Pilotun da.

Kabin memurunun da.

Teknisyenin de.

Yer hizmetleri çalışanının da.

Gazetecinin de.

Esnafın da.

Bu nedenle çalışan ücretlerinde yapılacak her düzenlemenin yalnızca bilanço tarafından değil, çalışanın motivasyonu, yaşam maliyeti ve uluslararası rekabet koşulları tarafından da değerlendirilmesi gerekir.

Yapmayın derim.

İnsandan tasarruf...

Bazen en pahalı tasarruftur.

***

İstanbul Havalimanı tarafına geçelim.

Orada tablo başka.

Jetex aldı başını gidiyor.

Medicana Airport Medical Center peş peşe yeni hizmetler devreye alıyor.

Sağlık merkezi büyüyor.

Yolcuya yönelik medical eskort ve doktor refakati gibi hizmetler başladı.

Yeni branşlar geliyor.

Özel sağlık sigortalarıyla anlaşmalar genişliyor.

Üzerine Hilton da açıldı.

Oldu mu?

Oldu.

Havalimanı değil adeta küçük bir şehir.

Uçak var.

Otel var.

Sağlık var.

Özel havacılık var.

Lojistik var.

Alışveriş var.

Yeme içme var.

Dünyanın dört bir yanına bağlantı var.

Yıllardır bir laf var ya...

“Almanlar bizi kıskanıyor.”

Almanlar bizi genel olarak kıskanıyor mu bilmiyorum ve hiç zannetmiyorum.

Ama İstanbul Havalimanı’nı gördüklerinde içlerinden...

“Bunu iyi yapmışlar.”diyorlarsa şaşırmam.

Çünkü iyi yapılan işe iyi demek lazım.

Eleştirmek ne kadar gazetecilikse...

Başarıyı teslim etmek de o kadar gazeteciliktir.

***

Ama havalimanından çıkıp turizm bölgelerine doğru gidince...

İşin rengi değişiyor.

Turizmde alarm zilleri duyuluyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin mecralarında bile Mısır tatili reklamlarını görüyorsunuz.

İnsan ister istemez düşünüyor.

Turist neden Türkiye'yi değil başka ülkeyi seçiyor?

Türk vatandaşı neden kendi sahillerinde tatil yapmak yerine alternatif ülkelere bakıyor?

Cevabı sadece reklamda aramayın.

Cüzdanda arayın.

Çünkü ekonomi sadece TÜİK tablosu değildir.

Ekonomi sokaktır.

Kasadır.

Pazardaki poşettir.

Restorandaki boş masadır.

Oteldeki boş odadır.

Yazın ortasında klima satamayan beyaz eşyacı varsa...

Denizin dibinde şezlongu boş kalan işletmeci varsa...

Piknik alanının yanında et satamayan kasap varsa...

Akşam servisinde masaları boş kalan restoran varsa...

Sezon ortasında oda fiyatını düşürdüğü halde rezervasyon alamayan küçük otel varsa...

Dondurmacının önünde kuyruk yoksa...

Çarşıdaki esnaf akşam siftah hesabı yapıyorsa...

Taksici müşteri bekliyorsa...

Mağazacı vitrine bakıp içeri giren insan arıyorsa...

Sorun sadece turizm değildir.

Sorun satın alma gücüdür.

İnsanların dışarıdaki ayak sesi azaldı.

Çünkü para ses çıkarmıyor artık.

Cep sessiz.

Kart dolu.

Limit dolu.

Vatandaş hesabı biliyor.

Kahve içmeden önce düşünüyor.

Yemeğe çıkmadan önce düşünüyor.

Tatile gitmeden önce üç kere düşünüyor.

Sonunda...

Evde oturuyor.

Peki reçete?

Bence şaşırtıcı değil.

Üreteceğiz.

Ama lafla değil.

Fabrikayla.

Makineyle.

Teknolojiyle.

Yazılımla.

Uçakla.

Motorla.

İlaçla.

Tarım ürünüyle.

Katma değerle.

Sadece tüketerek zenginleşen ülke yok.

Birbirimize ev satarak...

Birbirimize otomobil satarak...

Birbirimize kahve satarak...

Birbirimize hizmet faturası keserek...

Bir yere kadar.

Dünyaya satacağız.

Döviz kazanacağız.

İyi üreteceğiz.

Kaliteli üreteceğiz.

Marka yaratacağız.

Fabrika kuracağız.

Genç mühendise iş vereceğiz.

Teknisyene iş vereceğiz.

Pilota kokpit vereceğiz.

800 uçak hedefliyorsak...

800 uçağı uçuracak insanı da düşünmeliyiz.

Milyonlarca turist hedefliyorsak...

O turistin neden Türkiye’ye geleceğini de düşünmeliyiz.

Dev havalimanları yapıyorsak...

O havalimanlarından dünyaya satacağımız ürünleri de düşünmeliyiz.

Çünkü mesele sadece uçmak değil.

Nereye uçtuğunuz.

Ne taşıdığınız.

Ve geride nasıl bir ülke bıraktığınız.

Türkiye’nin ihtiyacı belli.

Üreten Türkiye.

Fabrika kuran Türkiye.

Teknoloji geliştiren Türkiye.

Gençlerini yetiştirip sonra kapıda bekletmeyen Türkiye.

Çalışanının emeğini maliyet kalemi olarak değil, geleceğinin sermayesi olarak gören Türkiye.

Dünyaya mal satan...

Hizmet satan...

Teknoloji satan...

Ve kazandığıyla insanına refah sağlayan Türkiye.

Başka çaremiz yok.

Hepinize güzel bir hafta dilerim.

 

Serdar BAŞAĞAOĞLU

[email protected]

800 Uçak, Yüzlerce İşsiz Pilot ve Boşalan Cepler

Yorumlar Tüm Yorumlar (28)

SHGM YE: ~ 21 gün önce
Sizin, kurduğunuz sistem olarak telafisi imkânsız günahınız var. KDM üzerinden, pratikte "0 ders ortamı, tamamı ile sanal ders ile ATP teorik eğitimi; işsiz pilot sorununun arkasında bu var! COVID dönemi zorunlu Uzaktan Eğitim/Distance Learning uygulaması, kalıcı hale geldi! Bu, bizim kültürümüze uygun değil; Almanya'da sonuç verebilir ama bizde "test tekniği/ soru ezberle, geç" alışkanlığı nedeni ile işlemez! Sonuç: Uçuş Okulu bir şekilde tamamlanır, Initial Type Rating (simülatör) ve Base Check "yoğun adrenalin ve BAŞKA DENGELERİN baskısı ile" bir şekilde tamamlanır. Sonra, LINE TRAINING aşaması gelir. Bu aşamayı 4 e bölersek: - %25 İngilizce yeterlilik, - %25 ATP TEORİK EĞİTİM/GENEL SİSTEM BİLGİSİ, - %25 Uçuş Okulu genel birikimi, %25 Self Confidence/Kişisel güven! Line training başladığında, . İngilizce yeterlilik yoksa (ATC Communication; standart dışı olaylarda konuşmayı anlamama), . Kokpit içinde "Overhead panel,Orta Konsol vs. eğer adam gibi ders almadı isen, sana kâbus olur. Uçtuğun Öğretmen/Kaptan bunu hemen hisseder, sana da hissettirir; sana güvenmediğini de hissedersin.. . Yani, %25 "Kendine Güven/Self Confidence de gider.. . Elinde, sadece %25 uçuş okulu deneyimin kalır; bu tecrübe düzeyinde, onu da kullanamazsın! 2025 tw, Airport Haber'de paylaşıldu: "250 den fazla kişi THY de Line Training aşamasında elendi!" Habere bırakılan yorumlar yorumlar, evlere şenlik "Yavaş yavaş öğrenirdik," Sorumluluk sahibi bir DGA, hemen olayın üzerine gider, "nedenleri" tespit eder. Bizim DGA, yani SHGM nin bir adım atmadı; onun derdi başka! Bu arada, SHGM ye elden dilekçe yazıp, bu sorunu "yğz yüze" aktarmak istedim, bu konuda cevap alamadım! Şirketlerin, tüm Dünya üzerinde, deneyimsiz pilot alımında, yıllar içerisinde oluşmuş bir hafızaları var ve istihdam aşamasında çok dikkat ederler.. Sonunda, THY de de bu hafıza oluşmuş: "Sadece iç kaynaktan istihdam!" diyor.. Bu hafıza, diğer Türk şirketlerinde zâten uzun süredir var ve gereğini yapıyor. Kısacası, SHGM.. Neyse, değerli Havayolu Pilotu adayları ve onların bir şekilde sponsorları: Havacılık, mesela Cerrahlık gibi kendine özgüdür, tamamı ile "uzaktan eğitimle ve soru ezberleyip" sınav vererek olmaz! Bu eğitimi başka işte çalışarak tamamlayamazsınız. Em az yılınızı, tam zamanlı bu işe ayırmanız, bir grup içerisinde olmanız gerek. Bu, karşılıklı beslenmenizin, kendinizi geliştirmenizin tek yoludur. Son olarak: Geçenlerde bindiğim taksi şoförü, telefon konuşmamdan anladı, sordu ve: "Ben de oğlumu pilot yapacam; 600 Milyon maaşı varmış!" dedi.. Bu, öyle bir iş değil! SHGM ye, saygı ile..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
... ~ 21 gün önce
Sana öyle örnekler veririm ki Cemaat ve Fetö bağlantılı sırf torpilleri var diye uçuyorlar,Yani zamanla herşey yoluna giriyor yeterki kafayı takmasınlar sana
Paragraf kullanmayı deneseniz ~ 21 gün önce
Okunmuyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Öz Eleştiri ~ 22 gün önce
Herkes işsiz dışarıda kalan, iş bulamayan, verdiği paranın hakkını arayan arkadaşları konuşuyor. Hangisi bu eğitimi alırken, işe giremeyebileceğini,verdiği paranın karşılığını alamayacağını düşünerek başladı? Buna uygun şekilde ikinci bir plan yaptı mı? Maaşları reklam yaptılar, sürekli yurtdışına uçuşlar,(güya) şatafatlı hayatlar gösterildi. Ülkece gördüklerimizi yaşamayı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Ama hak edecek kadar fedakar veya hak etmediğini düşünecek kadar cesur muyuz? Burda kimse mağdur değil. Yabancı pilot eleştirilerine katılıyorum, lakin yabancı pilotlar olmasa, yine bir kısım dışarıda kalacak ve yine aynı feveranları duyacağız diye düşünüyorum. Bu sektörün de bir dinamizmi var, gerçekleri var. Dünyada olan bütün gelişmeler önce havacılık sektörünü vuruyor. Özel jetlerde görev yapanların bir sözü vardır, dara düşen patronlar önce pilotlarını gözden çıkarır diye. Sektör doygunsa veya ihtiyaç yoksa, neden şirket istihdam sağlasın? Hangimiz evimize, kendimiz için ikinci bir yatak odası alıyoruz, eskirse kullanırız bir zaman lazım olur diye? Lütfen evlat güzellemesini veya kendini layık görme içgüdüsünü bir kenara bırakıp,şapkayı önünüze koyun ve düşünün. Ben bu işe emek verip, olmaması durumunda ikinci bir plan yaptım mı diye. Bu işi yapan arkadaşlarla kendinizi kıyaslamayı bırakın ve bu işe para harcamaya karar verdiğiniz zamanı tekrardan düşünün derim. Adım atarken riskleri de göz önünde bulundurdunuz mu?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bravo ~ 21 gün önce
Aradigimiz yorum. Adam sifir inglizce ile Pilot olmus, ben neden devamli eleniyorum diyor
Öz eleştiri'ye ~ 21 gün önce
Patron ilk pilotu gözden çıkarır diyorsun peki pilot çok mu ki her istediğinde istediği gibi birini bulabilsin? Bu işin kriteri,uçuş saati vs yok mu? Sektõrün neresi doygun,mesela Thy 500 küsur uçağı var 800 olacak diyor,nereden bulacak pilotları? Özel uçak sektörü de tarihi rekor kırıyor. Yabancı pilot buraya geliyor, çalıṣıyor ki ekstra sosyal haklarla peki bizden kaç kişi oralara gidip pilotluk yapabiliyor,onların da pilot ihtiyacı oluyor nereden buluyorlar,mesela Almanya,Fransa, Įngiltere,Abd? Türkiye gibi her şeyi sorunlu ülkede onca emek ver,para,zaman harca elin adamına öncelik, iş verilsin biz bekleyelim sonra niye 2. planı yapmadınız. Sen yap bizim yerimize olur mu?
... ~ 22 gün önce
2 defa kurul mülakatından elenen biri olarak Mantık aramıyorum çünkü Fetö bağlantısı yada cemaat bağlantısı olan birçok kişi şirkete girdi:) Onlarda görüpte bende görmediğiniz ne oldu çok merak ediyorum O uçağı uçuramayacağım kanaaite nasıl vardınız 1 saat E/T almamış kontrolleri tek seferde geçmiş biri olarak... THY babanızın çiftliği değilki madem çok milliyetcisiniz yabancı pilotları çıkarın kardeşim işten! Gırtlağa kadar borcun içine batmışız İş bulamıyoruz. Shgm ise git yurtdışında iş bak diyor Şakamısınız siz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Boşver ~ 22 gün önce
Girmemen iyi olmuş,güya fetoyla mûcadele ediyorlar da nereye baksan hala varlar,öteki tarikat,cemaatler de fink atıyor,hepsi güç ve pasta savaşında. Thy babalarının da çiftliği maalesef,güç zehirlenmesi yaşayanlar için her kurum çiftlik oldu sebebi de para ve çıkar için oy verenler...
Tarık Capt ~ 22 gün önce
Özellikle şu Macaristan uçuş okulundan gelenler sonra da kendisini FO torpilli olarak TK ya atanları F/O olarak çalışanları temizlemek lazım. Tekrar Tekrar eğitim veriyoruz. Burdaki akademiye girecek ingilizce yok diye parayı basıp lisans almışlar gelmişler

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pilotlar ve maaslari ~ 22 gün önce
Dunya uzerinde Thy pilotlari kadar maaslar hakkinda konusan baska bir meslek grubu yoktur sanirim. Kaynagi belirsiz haberleri yaymak ve negatif seylerden bahsetmek konusunda ellerine kimse su dokemez. Her sohbetin konusu para. Elbette istisnalar var, onlari tenzih ederim ancak surekli para konusmalari gercekten cok itici. Gormemis insanlar gibiler; halbuki dunyayi goruyorlar. Kabinin de bir kismi ayni bu arada.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Atanamayan Pilot ~ 22 gün önce
Atanamayan pilotlarlar, atanamayan öğretmenler...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
??? ~ 23 gün önce
Thy güya yerli ve millici iktidarın çiftliği bir şirket hal böyleyken de ülkenin insanlarına iş vermesini bekliyoruz elin adamına değil. Bu arada pilot olun gidin elin adamına size iş veriyor mu görelim, verse bile oturum ve çalıṣma izni istiyor. Dünyada kendi insanına bizim kadar düşman, haset, kıskanç başka millet zor bulunur. Bu kafayla ileri gideceğiz öyle mi???

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Osman Kaya ~ 23 gün önce
Maalesef THY nın yetkilisi 2027 dahil pilot ihtiyacımız yok dedi .Büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bekliyoruz ki bu kadar vasıflı gençler bilgi ve becerilerini unutmadan sevdikleri işi yapmaya başlasınlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
VELİ ~ 23 gün önce
Bir öğrenci pilot velisi olarak yazınızı büyük bir dikkatle okudum. Bugüne kadar çocuklarımızın yaşadığı bu belirsizliği ve ailelerin yaptığı büyük fedakârlıkları bu kadar açık şekilde dile getiren çok az kişi oldu. Evlatlarımız hayallerine ulaşabilmek için yıllarını verdi, biz aileler de maddi manevi bütün imkânlarımızı seferber ettik. Şimdi yüzlerce genç lisansları ellerinde, umutla bir kapının açılmasını bekliyor. Sayın Serdar Başağaoğlu’na özellikle teşekkür etmek istiyorum. Sadece büyüyen filoları ve açıklanan hedefleri değil, o uçakların kokpitine oturmayı bekleyen gençleri de hatırlattığınız için… “Bir pilotu yetiştirmek yetmez, önüne uçabileceği bir kokpit de koymak gerekir.” Meselenin özeti aslında tam olarak budur. Bir anne/baba olarak tek isteğimiz çocuklarımıza ayrıcalık tanınması değil; emeklerinin karşılığını alabilecekleri adil bir fırsat verilmesidir. Kaleminize sağlık, sesimizi duyurduğunuz için teşekkür ederiz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000