Bir uçağın gövdesine 100 bin çalışanın fotoğrafını nakşetmek kolay bir iş değil.
Mesajı güçlü, fikri güzel, niyeti kıymetli. Aynı şekilde TK Aile yaklaşımı da öyle.
Bir kurumun, çalışanlarını ve iştiraklerini “aile” kavramı etrafında birleştirmeye çalışması, kurumsal kültür adına takdir edilmesi gereken bir çaba.
Buna itiraz yok. Aksine, alkışlanacak bir fikir.
Ama tam da bu yüzden, şu soruyu sormak gerekiyor: aile dediğimizde, kimi kastediyoruz?
Çünkü aile; sadece iyi günlerin, törenlerin, kampanyaların, afişlerin konusu değildir.
Aile olmak; zor zamanda da hatırlamayı, sorun yaşadığında da sahip çıkmayı gerektirir.
İşten çıkarılırken,“Mahkemeye verme, işe iade davası açma; seni AJet’te değerlendirelim”denilerek oyalandığını düşünenler var. Otuz günlük yasal süre geçtikten sonra ise, çeşitli gerekçelerle işe alınmadıklarını anlatanlar…
Bu insanlar aileden değil miydi?
Son dönemde Turkish DO&CO’da işten çıkarılan, mahkemeye gitmemeleri için ek ödeme teklif edilen çalışanlar da oldu. Bu bir suçlama değil; anlatılan bir tablo.
Ve şu soruyu beraberinde getiriyor: aile içi meseleler, neden hukuki hesaplaşmalara dönüşüyor?
EYT kapsamında emekliliğe hak kazanan yüzlerce Türk Hava Yolları çalışanı için de benzer bir tartışma var. “Aylık bağlandı” gerekçesiyle yollar ayrıldı.
Ancak herkesin aynı muameleye uğramadığı, özellikle kokpit–kabin ayrımında farklı uygulamalar olduğu yönünde ciddi bir algı oluştu.
Bu bir karşılaştırma değil; bu bir hatırlatma.
Aile kavramı, unvanlara göre daralan bir çerçeve olmamalı. Pilot da aileden, kabin memuru da. Merkez ofiste çalışan da, yer hizmetlerinde emek veren de.
Rapor aldığı için, yasal hakkını kullandığı için, emekliliğe hak kazandığı için bir çalışanın kendini “ailenin dışında” hissetmesi, kurumsal söylemle örtüşmüyor.
Bugün söylenmek istenen şey çok basit:TK Aile güzel bir fikir.
Uçağın üzerindeki fotoğraf çok anlamlı. Ama bu fotoğrafın gerçek karşılığı, o karede yer alan herkesin iş zorlaştığında da aynı aidiyeti hissedebilmesidir.
Aile olmak;sadece hatırlamak değil, hatırlamaya devam etmektir.
Ve belki de asıl mesele şudur: Aile kavramını bu kadar güçlü savunan bir kurumun, bu kavramı en çok zor zamanlarda görünür kılması beklenir.
Fotoğraf orada duruyor. Şimdi mesele, o fotoğraftaki herkesin kendini hâlâ o ailenin parçası hissedip hissetmediği.
Zamlardan Haber Yok…
Sektörde çalışan yüzbinlerce personelin gözü kulağı şirketlerden yapılacak açıklamalara kilitlendi. Yapılacak olan açıklama ile hangi şirket ne kadar zam yapacak merak konusu olurken, THY’nin nasıl bir zam oranı açıklayacağı ise tam bir muamma.
Çünkü sektörün diğer oyuncuları Türk Hava Yolları’nın zam oranına göre hareke edecek.
Hadi hayırlısı… Pamuk eller cebe desek ne olur ki!
Yorumlar