Gökyüzüne bakınca umut, yere bakınca soru işareti görüyoruz.
İstanbul Havalimanı’nda üçlü pist operasyonları…
Bir yılını doldurdu.
Sessiz sedasız ama çok büyük bir devrim.
Aynı anda üç uçağın bağımsız iniş-kalkış yapabildiği bir sistemden bahsediyoruz.
Bu sadece teknik başarı değil.
Bu organizasyon, disiplin, akıl, mühendislik.
Ama biz ne yapıyoruz?
Böyle başarıları konuşmak yerine…
Saçma gündemlerle vakit kaybediyoruz.
Bakın…
Dünyada yakıt krizi kapıda değil, kapıyı kırmış içeri girmiş durumda.
Havayolları yıllık anlaşmalar yapıyor, doğru.
Ama o anlaşmalar toplam yakıtın sadece bir kısmını kapsıyor %35 gibi.
Geri kalan?
Piyasa neyse o.
Yani maliyet artıyor.
Bilet artacak.
Seferler azalacak.
Belki bazı hatlar tamamen kapanacak.
Bu iş şaka değil.
Havacılık dediğin şey damar gibidir.
Tıkanırsa, ekonomi nefes alamaz.
Diğer bir tarafta…
Pegasus.
Sessiz ama akıllı ilerliyor.
Özellikle İzmir…
Çok doğru hamleler geliyor.
İzmir’den Hatay, Gaziantep…
Dalaman’dan Çukurova…
Bunlar sadece hat değil.
Bunlar şehirleri birbirine bağlayan hayat çizgileri.
İyi planlama budur.
Gürültü yapmadan iş yapmak budur.
Gelelim Türk Hava Yolları’na…
Değişim var.
Herkes bekliyor.
Yeni yönetim…
Yeni kararlar…
Bu sektörü bilen herkes şunu bilir:
Yeni gelen yönetim mutlaka dokunur.
Tahmin mi?
Bir ay.
Evet, bir ay içinde bazı taşlar yerinden oynar.
Ama mesele sadece havacılık değil…
23 Nisan haftasındayız.
Mustafa Kemal Atatürk’ün o sözü…
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”
Sadece bir cümle değil.
Bir medeniyet hedefi.
Ama biz…
Biz ne hale geldik?
Geçen hafta yaşananlara bakıyorsun…
İnsan utanıyor.
Biz ne zaman böyle olduk?
Bir zamanlar televole diye dalga geçtiğimiz şey vardı.
Bugün?
Onun bin katı rezillik prime time.
Televizyonlar…
Programlar…
Diziler…
Ahlak yok.
Seviye yok.
Hikâye yok.
Yahu bir tane düzgün dizi kaldı mı?
Bizimkiler…
Avrupa Yakası…
Perihan Abla…
Ekmek teknesi…
İkinci Bahar…
Tatlı Hayat…
Hey gidi günler…
İnsan gülüyordu.
Şimdi utanıyor.
Toplum değişmiyor…
Değiştiriliyor.
Ve bu artık görmezden gelinecek bir şey değil.
Sayın yetkililer…
Lütfen.
Bu saçma sapan içeriklere bir dur deyin.
Çünkü mesele sadece televizyon değil.
Mesele bir nesil.
Gökyüzünde başarı var…
Yerde savrulma var.
İkisini aynı anda yönetemezsek…
Bir gün ne pist kalır, ne istikamet.
Ne olur artık müdahale edin!
Hepinize güzel bir hafta dilerim.
"Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar."Mustafa Kemal ATATÜRK
Serdar BAŞAĞAOĞLU
[email protected]
Yorumlar