20 Temmuz 2026, Pazartesi
Utku YASAVUL
Utku YASAVUL [email protected]

Herkes Kızıyor Ama Ben Overbook’u Seviyorum

Bu başlığı görünce birçok kişi bana kızacak biliyorum.

Ama gerçekten seviyorum.

Çünkü bir kez overbook oldum ve açık konuşayım; cebime paramı koydum, mis gibi vakit geçirdim.

Evet, yanlış okumadınız.

Uçağa binemedim ama havayolu bana tazminat ödedi. Bir sonraki uçuşumu ayarladı. Ben de havaalanında kahvemi içtim, kitabımı okudum, hiç acele etmeden bekledim. Sonra da uçağıma bindim.

Bana sorarsanız gayet iyi bir anlaşmaydı.

Tabii burada küçük bir dipnot var. Eğer yetişmeniz gereken çok önemli bir iş toplantısı, düğün, cenaze ya da aktarmalı kritik bir uçuş varsa, o zaman işler değişir. Böyle durumlarda hiçbir para kaybedilen zamanı geri getirmez.

Ama benim gibi programı esnek bir yolcuysanız…

Neden olmasın?

Aslında overbooking, havacılık sektörünün yıllardır kullandığı bir sistem. Çünkü her uçuşta bilet alıp gelmeyen yolcular oluyor. Havayolları da bu istatistiklere göre planlama yapıyor. Hesap tutmayınca da gönüllü yolcu arıyor.

İşte o noktada ben el kaldırırım.

“Tamam, beni bir sonraki uçağa alın.”

Karşılığında tazminatımı alırım, lounge’a geçerim, güzel bir yemek yerim, kahvemi içerim. Hatta bazen havaalanında geçirilen birkaç saat, şehir trafiğinde geçirilen iki saatten daha keyifli olabiliyor.

Sosyal medyada overbooking denince hep öfke görüyoruz. Oysa her olay aynı değil.

Kötü yönetilen bir overbooking süreci gerçekten can sıkıcıdır. Ama yolcuya hakları eksiksiz verilirse, düzgün iletişim kurulursa ve makul bir alternatif sunulursa…

Benim için sorun değil.

Hatta dürüst olayım.

Müsait olduğum bir seyahatte yeniden overbook olursam, büyük ihtimalle yine kabul ederim.

Sonuçta para cebimde, kahve elimde…

Benim acelem de yoksa, neden olmasın?

Herkes Kızıyor Ama Ben Overbook’u Seviyorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000