06 Temmuz 2026, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY [email protected]

THY: KURUMSAL BAŞARININ MEYVELERİ, ÇALIŞANLARA ADALETLİ BİR BİÇİMDE ULAŞIYOR MU?





Bu yazı, herhangi bir kurumun yöneticilerinin aylıkmaaş tutarlarını tartışmak için değil; kurumsal başarının çalışanlara nasıl yansıması gerektiği konusunda herkesi düşünmeye davet etmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Malum THY üst yöneticilerinin hakkedişlerisiyasilerimizce bir kez daha gündeme getirildi. Yanılmıyorsam bu son 5-6 ay içerisinde ikinci kez bu konuyu işlediler. Yayım organlarında üst yöneticilerin hak ediş miktarlarını anlatıyorlar.

Ben ise konuyu değişik bir pencereden, doğru yöne bakarak yorumlamak istedim.

Yapılan bu yayımlar nedeni ileson günlerde dünyanın önde gelen havayolu şirketlerinin(Lufthansa, British Airways, United, Air France) üst düzey yöneticilerine ödenen ücretleri inceledim. Tabii çalışanlarına da.

Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinin mali tablolarına ve üst yönetici ücretlerine baktığımızda ilk dikkati çeken unsur, yöneticilere ödenen milyonlarca dolarlık ücretlerdir. İlk bakışta bu rakamlar birçok kişiye yüksek gelecektir. Ancak gelişmiş ülkelerde tartışma yalnızca yöneticilerin ne kadar kazandığı üzerine yapılmaz. Asıl soru şudur: Şirketin oluşturduğu değer, çalışanlarına adil biçimde yansıyor mu? Dikkatler bunun üzerinde toplanır.

Bir şirketin yöneticisi yüksek ücret alabilir. Eğer o şirketi büyütüyor, hissedarına değer kazandırıyor, binlerce kişiye istihdam sağlıyor ve geleceğe güvenle taşıyorsa, bunun karşılığında yüksek ücret alması birçok ülkede doğal karşılanmaktadır. Ancak aynı ülkelerde gözden kaçırılmayan ikinci bir gerçek daha vardır.

Şirket büyürken yalnızca yöneticilerin gelirleri artmaz; çalışanların ücretleri, sosyal hakları ve emeklilerin yaşam standartları da belirli ölçülerde korunmaya çalışılır. Başarıdan doğan refahın mümkün olduğunca geniş bir kesime yayılması, kurumsal yönetimin önemli göstergelerinden biri kabul edilir.

Asıl konu bu noktada başlamaktadır. Bana göre cevabı aranması gereken soru budur.Şirketin başarısından yalnızca üst yönetim mi pay alıyor, yoksa o başarı çalışanlara da makul ölçüde yansıyor mu?

Çünkü bir havayolunu başarıya ulaştıran yalnızca Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür veya Genel Müdür Yardımcıları değil. O başarının içinde kokpit, kabin, teknik ekip yer hizmetleri, kargo, satış ve insan kaynakları var.

Kurum kültürü de zaten böyle oluşur. Çalışan, "Ben de bu başarının bir parçasıyım." diyebildiği ölçüde aidiyet güçlenir.

Türk Hava Yolları bugün dünyanın en saygın havayollarından biri olma yolunda önemli mesafeler kat etmiş, gurur duyduğumuz bir marka. Uçtuğu ülke sayısı, filosu, yolcu kapasitesi ve uluslararası başarılarıyla yalnızca sektörün değil, ülkemizin de yüz aklarından.

İşte bu nedenle, kurumun başarısı konuşulurken yalnızca finansal sonuçları değil, bu başarının yöneticiler dışında çalışanlara danasıl yansıdığı da zaman zaman değerlendirilmelidir.Defaatle belirtmek isterim ki, Asıl tartışılması gereken konu, kurumsal başarının meyvelerinin ne kadar geniş bir kesime ulaştığıdır.

Bu değerlendirme kimseyi hedef almak anlamına gelmez. Tam tersine, güçlü kurumların en önemli özelliği yalnızca kârlarını değil, oluşturdukları değerin kurum içindeki yansımasını da önemsemeleridir.

Çünkü çalışanların satın alma gücünü koruyabildiği, kurumun başarısından kendilerine de pay düştüğünü hissedebildiği bir yapı, sadece bugünün değil yarının da güçlü kurumunu oluşturur.

Kurumsal yönetimin gerçek ölçüsü, yöneticilerin ne kadar kazandığı değildir.

Gerçek ölçü; şirketin ürettiği değerin, o başarıya katkı sağlayan insanlara ne ölçüde geri dönebildiğidir.

İŞTE BU NEDENLE TARTIŞILMASI GEREKEN KONU, "YÖNETİCİ NEDEN YÜKSEK ÜCRET ALIYOR?" DEĞİL; "KURUMUN BAŞARISI, TEPEDEKİ YÖNETİCİLER İLE BİRLİKTE O BAŞARIYI ÜRETEN ÇALIŞANLARA NE KADAR YANSIYOR?" OLMALIDIR.

Bizde ise bu konu gündeme Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür, Yardımcıları ve Başkanlar ne kadar aylık ücret alıyorlar şeklinde gelmektedir.

Bilinmektedir ki başarı paylaşıldıkça kurumsal kültüre dönüşür. Paylaşılmadığında ise sadece rakamlarda kalan zaman içinde unutulacak bir başarı olarak kalır.Geçmişi incelerseniz birçok büyük başarının bu gün anımsanmadığını görmeniz mümkün.

Yazıyı beğenmeyebilirsiniz, hatta aynı şeyleri tekrar ediyor diye de düşünebilirsiniz.Evet, bir kurumun gerçek büyüklüğü, yalnızca filosunun büyüklüğüyle, açtığı yeni hatlarla ya da açıkladığı kâr rakamlarıyla ölçülmez.

Asıl büyüklük; o kurumda çalışan insanların sabah işe giderken hissettikleri güvenle, akşam evlerine dönerken taşıdıkları gururla ölçülür.Çünkü kurumları binalar değil, insanlar yaşatır.

Uçakları teknoloji uçurur; şirketleri ise inanç, adalet ve aidiyet duygusu yükseltir.

Yeni yönetimlerin önünde önemli bir fırsat vardır. Bu fırsat, sadece mevcut başarıyı korumak değil; çalışanların "Bu kurum benim de kurumum." diyebileceği çalışma iklimini daha da güçlendirmektir.Bazen bir teşekkür, bazen adil bir terfi, bazen de zamanında söylenmiş samimi bir söz, yıllarca unutulmayacak bir motivasyon kaynağı olabilir.

Kurumsal başarı, ancak çalışanların da kendilerini o başarının gerçek ortağı olarak hissettikleri ölçüde kalıcı hâle gelir.

Türk Hava Yolları bugün dünyanın saygın havayolları arasında yer alıyorsa, bunda tüm çalışanların, payı vardır.

Yarınları daha güçlü kılacak olan ise yalnızca yeni uçaklar ya da yeni hedefler değildir.

Asıl belirleyici olan; adaletin, liyakatin, güvenin ve ortak hedef duygusunun kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları olarak yaşatılmasıdır.

Çünkü bir kurumun bilançosu bugünü anlatır.

Çalışanlarının kuruma duyduğu güven ise yarınını.

Şirketlerin gerçek büyüklüğünü kurumun üst yöneticilerine ödediği hak ediş miktarları ile değil, başarıdan doğan refahı hangi adalet anlayışı içinde paylaştıklarıyla ölçen insanlar günümüzde de fazlası ile mevcut. Bunu açıklıkla söyleyemeseler bile.

THY: KURUMSAL BAŞARININ MEYVELERİ, ÇALIŞANLARA ADALETLİ BİR BİÇİMDE ULAŞIYOR MU?

Yorumlar

YAZARA ~ 19 saat önce
KONU SEÇİMİ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. BAKTIMDA YORUMLARDA HEM SİZE HEMDE ŞAYET OKUYORLARSA YÖNETİCİLERE KATKI SAĞLAYACAK BİR ŞEY YOK. KUSURUMUZA BAKMAYINIZ. BİZ BÖYLEYİZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
. ~ 11 saat önce
biz iştirak çalışanı binlerce insan açlık yoksulluk sınırının altında asgari ücretin bir tık üzerinde,3 vardiya hafta sonu bayram tatili olmadan işe girerken ısrarlı şekilde 3 ay da bir maaş ikramiye bayramda ikramiye ve kar payı vaadiyle işe alınan, bu yıl çikolata alışveriş kartı ile geçiştirilen. sonrasında milyon dolar kar açıklanan iştirak şirketi mağdurlarıyız. Ev kirasından daha az maaş alıyoruz. Beğenmiyorsan çık diyorsun bana vereceğin maaşı iştirak şirketlere verip milyon dolarlarca kar sağlıyorsunuz. kaldır iştirakı ver hak edilen maaşı. tgs nasıl 900 milyon dolar kar ediyor. neyden tasarruf ediyor yada ne kadar bütçe ayrılıyor.
Mr,mr ~ 20 saat önce
Çalışanın anne ve babaya uçuş hakkını bile tam olarak uygulamıyorsunuz yazıklar olsun

Yanıtla

Kalan karakter 1000
3453 ~ 1 gün önce
Devletler sömürge sistemiyle yönetiliyor biri yer biri bakar ticarette kitap bullah yok yöneticiler dünya ateşiyle cehennem den cennete en son kavuşacak kişiler hak ettikleri helal hak etmedikleri ateş dir

Yanıtla

Kalan karakter 1000
3453' e ~ 20 saat önce
Böyle genelleme yapmanız hem çok ayıp hem de yanlış. Yöneticilerin dünya ateşi ile cehennemden cennete kavuşacak son kişiler olarak ifade edilmesi de büyük hata. İçlerinde hiç iyisi yok mu? Böyle bir konuyu işleyen yazıya bu yorumu yapmak sizin seviyenizi gösterir desem siz haksızlık mı yapmış olurum.
CVP HAKEDİŞ ~ 1 gün önce
TEŞEKKÜR EDİYORUM. BEN 2002' DE AYRILDIM ŞİRKETTEN. YANLIŞ HATIRLAMIYORSAM 400 VEYA 500 TL MAAŞ ALIYORDUK.ANCAK ARADAN 23-24 YIL GEÇTİ. THY' DEN AYRILIP BAŞKA BİR ŞİRKETTE ÇALIŞMAYA BAŞLAYINCA İLK SENE YİNE YALNIŞ HATIRLAMIYORSAM MAAŞIM 700 İLA 900 TL ARASI BİR MEBLAĞA YÜKSELMİŞTİ..GALİBA 900 TL'Dİ.O DÖNEMLER İÇİN İYİ PARAYDI. BEN ÜSTLERİNİZE YAPILAN ÖDEMELER LE İLGİLENMİYORUM. HAK EDER VEYA ETMEZLER SORUNUM O DEĞİL. BAŞARIDAN DOĞAN REFAHIN ÇALIŞANLARA DA ADİL BİE ŞEKİLDE YANSITILMAMASI BENİM KONUM. ESEN KALIN.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Harun ~ 24 saat önce
Memleketteki temel sistem, "altta kalanın canı çıksın" Olarak düzeltildi. Bu THY için de geçerli, bu yüzden bir sürü mühendis işsiz, o kadar iş yokken bu kadar eleman var. Eleman diyoruz artık, mühendis değil. Arz o kadar fazla ki, THY ve iştirak lerinde çalışanların hiçbir kıymeti yok artık, çünkü sırada birsürü eleman var yerine geçmeye dünden razı. Çağdaş kast sistemi, gününüz kölelik sistemi bu, ne yapacaksınız? Elden birşey gelmez. İşi olduğu için minnettar olan insanlar o kadar çok ki, kimse "ben bu şirkete değer katıyorum, hakkımı almalıyım." gibi bir serzenişte bile bulunamıyor. Her sektör böyle. Komutan tamam, ara kadrolar ve askerler olmadan komutan ağzıyla kuş tutsa bir sonuç elde edemez. İşsiz kalma korkusu, elindekini kaybetme korkusu elemanların değerini 0.00 olarak kendi kendilerine ikna ediyor. Yöneticilerin zihniyetinin değişmesi ve dünya çapında markalaşabilmenin yolu ekip çalışmasından geçer, eski tarihlerde bugüne kalan bu düşünce mirası tam meyve verecekken çöküş kaçınılmaz görünüyor. Bugünleri hazırlayanlar, yarınları hazırlayanlara nasihattan çok ültimatom şeklinde uyarılar vermelidir. (Anlamak isteyene),
Adalet terazisş ~ 1 gün önce
Adalet kavramı sadece kendilerine daha fazla maas daha fazla rahatlık .Omur boyu calıs nasıl olsa arkasındaki siyasi destek sagolsun.Personele gelince aldıgı maaş cok gorulur,tassaruf diye zorla ikale uygulanır ,iştenatılır.Zorla ikale uygulaması neden mudur ve ust yonetıcılere uygulanmaz.Adalet terazilerinde personel daima agırdır,ağırlıgı yok edilmelidir .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Hakediş ~ 1 gün önce
Çok naziksiniz Çetin Bey. Hakediş derken ? Astronomik ücret demek istediniz herhalde. Siz görev yaptığınızda ücretleriniz bu kadar yüksek miydi?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000