Yapay Zekâ Pilota Güvenir misin?
Bu soru ilk duyulduğunda insanın içi hafif bir ürperiyor. Kokpitte kimse yok, uçağı bir algoritma uçuruyor… Film gibi. Ama işin gerçeği şu: Uçaklar zaten uzun süredir “tek başına” uçuyor sayılır. Seyir irtifasında saatlerce otopilot devrede. İnişlerin önemli bir kısmı otomatik. Yani gökyüzü aslında sandığımızdan daha dijital.
Şimdi konuşulan şey bir adım ötesi. Yardımcı sistem değil, gerçekten karar verebilen bir yapay zekâ. Arıza anında alternatif üreten, hava durumunu anlık analiz eden, yakıt optimizasyonunu kendi yapan bir sistem. 2025–2035 aralığında tek pilotlu operasyonların daha ciddi test edileceği konuşuluyor. Özellikle kargo tarafı bu dönüşüm için daha uygun bir zemin. 2035 sonrası hibrit model; insan + yapay zekâ birlikte. Tamamen pilotsuz yolcu uçağı ise teknik olarak 2040’lara doğru mümkün deniyor ama açık konuşalım, regülatörler ve yolcu psikolojisi ikna olmadan o iş zor.
Ben kendi adıma şöyle bakıyorum: Yapay zekâ yorulmaz. Strese girmez. Aynı anda binlerce veriyi analiz eder. İnsan hatasını azaltma potansiyeli yüksek. Bu tarafı güçlü. Ama havacılık bazen matematikten fazlası. Beklenmeyen olur. Zincirleme bir arıza çıkar. O anda devreye giren şey sadece prosedür değil, tecrübe ve soğukkanlılıktır. Yapay zekâ bunu öğrenebilir mi? Muhtemelen evet. Ama biz buna güvenmeyi öğrenebilecek miyiz?
Ben tek başına bir “YZ pilot” fikrine değil, insanla birlikte çalışan modele daha yakınım. Zaten havacılık kültürü de böyle ilerliyor. Hiçbir kritik sistem tek katmanlı değil. Her şey yedekli, her şey çapraz kontrol. Eğer bir gün kokpitte bir pilot ve yanında güçlü bir yapay zekâ olacaksa, bu ani bir devrim değil, yavaş bir geçiş olacak.
Yorumlar