09 Kasım 2026, Pazartesi
Utku YASAVUL
Utku YASAVUL [email protected]

Cumhuriyet’in İlk Kanatları

Bir havalimanına adını vermek, bir uçağın gövdesine yazmak, bir anma gününde fotoğrafını paylaşmak…
 
Havacılığın öncülerini hatırlamak için bunların hepsi değerli. Fakat isimlerini bilmekle hikâyelerini anlamak arasında ciddi bir mesafe var.
 
Türkiye’nin havacılık tarihi, bugün alıştığımız terminal binalarından, uçuş ağlarından ve filo büyüklüklerinden çok önce başladı. O tarihin ilk sayfalarında sınırlı imkânlar, savaşlar, öğrenme arzusu ve henüz kurulmakta olan bir ülkenin geleceğe ilişkin iddiası vardı.
 
Cumhuriyet’in ilk pilotlarını konuşurken küçük bir tarih ayrımını da yapmak gerekiyor: Bu isimlerin bir bölümü uçmayı Osmanlı döneminde öğrendi. Cumhuriyet, onların tecrübesini devraldı; ardından yeni pilotlar, okullar ve kurumlarla bu birikimi büyüttü. Gökyüzündeki hikâyemiz, 1923’te sıfırdan başlamadı.
 
Bir numaralı brövenin arkasındaki insan
 
Mehmet Fesa Evrensev, Türk havacılığının ilk pilotu ve bir numaralı pilot brövesinin sahibi. 1912’de Türk semalarında gerçekleştirdiği uçuş, havacılık tarihimizin başlangıç noktalarından biri.
 
Ancak Fesa Bey’in hikâyesi ilk uçuşla sınırlı değil. 1933’te, bugünkü Türk Hava Yolları’nın temeli olan Hava Yolları Devlet İşletme İdaresinin başına geçti.
 
Kokpitte başlayan bir hayatın, sivil hava taşımacılığının kuruluşuna uzanması…
 
Bugün uçuş ağlarını ve yolcu sayılarını konuşurken, o ilk kurumsal adımların hangi şartlarda atıldığını hatırlamak gerekiyor. Bir ülkenin havayolunu kurabilmesi için önce o işi öğrenmiş insanlarının olması gerekiyordu. (atamdergi.gov.tr, blog.turkishairlines.com, kitap.eba.gov.tr)
 
Vecihi’nin asıl meselesi
 
Vecihi Hürkuş’un adını ise çoğumuz biliyoruz. Millî Mücadele’de uçmuş bir pilot, kendi uçağını yapan bir tasarımcı, başkalarına uçmayı öğreten bir eğitimci.
 
1932’de kurduğu Vecihi Sivil Tayyare Mektebi, Türkiye’nin ilk sivil havacılık okuluydu. Onun hikâyesinde uçak yapmakla pilot yetiştirmek birbirini tamamlıyordu.
 
Çünkü bir uçağı havalandırmak tek başına yeterli değildi. O uçağı kullanacak, bakımını yapacak, geliştirecek insanların da yetişmesi gerekiyordu.
 
Vecihi’nin hayatı, bugün de üzerinde düşünmemiz gereken bir soruyu önümüze koyuyor: Teknik yeteneği ve girişim cesaretini nasıl karşılıyoruz? Bir insanın öncü olduğunu yıllar sonra kabul etmekle, çalışırken önünü açmak arasında büyük fark var. (ataturkansiklopedisi.gov.tr, aa.com.tr)
 
Fotoğrafın içinde olup hafızanın dışında kalanlar
 
Ahmet Ali Çelikten, bu tarihin daha fazla anlatılması gereken isimlerinden biri.
 
1916’da pilotluk diplomasını alan Çelikten, Osmanlı ve Cumhuriyet ordularında görev yaptı. Dünyanın ilk siyahi askerî pilotları arasında yer aldı.
 
Onu yalnızca bu özelliğiyle anmak da hayatını eksik okumak olur. Çelikten, Türkiye’nin havacılık birikimini oluşturan askerlerden biriydi. Hikâyesi, ortak geçmişimizin çoğu zaman yeterince görünür olmayan insanlarını da hatırlatıyor. (aa.com.tr, dergipark.org.tr)
 
İki kadın, iki ayrı öncülük
 
Kadın pilotlarımız söz konusu olduğunda ise sık tekrarlanan bir karışıklığı düzeltmeliyiz.
 
Türkiye’nin ilk kadın pilotu Bedriye Tahir Gökmen’dir. 1933’te Vecihi Hürkuş’un okulunda yetişti. Sabiha Gökçen ise Türkiye’nin ilk kadın askerî pilotudur.
 
Bu ayrım, iki isim arasında bir önem sıralaması yapmak için gerekli değil. Her birinin emeğini kendi adıyla kayda geçirmek için gerekli.
 
Bedriye Tahir Gökmen’in hikâyesini az biliyor olmamız, onun attığı adımı küçültmüyor. Sabiha Gökçen’in güçlü biçimde hatırlanması da diğer kadın havacıların unutulmasını gerektirmiyor. Tarihimiz, hepsine yer açacak kadar zengin. (web.shgm.gov.tr)
 
Bugünün havacılık sektörünü büyüklükler üzerinden değerlendirmek kolay. Kaç uçak, kaç yolcu, kaç destinasyon?
 
Bunların yanına başka sorular da koyabiliriz: Kaç gence uçmayı öğrenme imkânı sunuyoruz? Kaç yetenek, maddi engeller nedeniyle daha baştan vazgeçiyor? Üretmek isteyen birinin karşısına hangi kapılar açılıyor?
 
Cumhuriyet’in ilk kanatlarını taşıyan insanların hayatları, bu soruları sormak için güçlü bir başlangıç.
 
Onları anmanın en anlamlı yolu da bir sonraki pilotun, mühendisin veya tasarımcının hikâyesini mümkün kılmak olsa gerek.
Cumhuriyet’in İlk Kanatları

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000