23 Mart 2026, Pazartesi
Serdar BAŞAĞAOĞLU
Serdar BAŞAĞAOĞLU [email protected]

Bir ülkede adalet, gökyüzü ve vicdan

Bayram tatilinin ardından yeni bir hafta başlıyor.

Ama mesele takvim değil…
Mesele, bu ülkede neyin normalkabul edildiği.

Adalet mi dediniz?

Bir gün tahliye…
Ertesi gün itiraz…
Sonra tekrar tutuklama kararı…

Cemil Acar…

İzleyen vatandaşın aklındaki soru basit:
“Bu sistem nasıl işliyor?”

Mahkeme bırakıyor.
Savcılık “olmaz” diyor.
Başka bir mahkeme “haklısın” diyor.

E peki…

İlk karar neydi?
İkinci karar neye göre?
Vatandaş hangisine güvenecek?

Bir dosya var…
İddialar var…
Ortaya saçılan para, altın konuşuluyor…

Ama sistem hâlâ beklemede

Bu ülkede en hızlı şey nedir biliyor musunuz?
Karar değişikliği.

En yavaş olan?
Gerçeğe ulaşmak.

Soru sormak suç değil

9 Nisan’da bir genel kurul var.

Türk Hava Yolları.

Yani bu ülkenin göz bebeği.
Yani hepimizin ortak değeri.

Orada sorular sorulacak.
Sorulmalı da.

Çünkü şeffaflık dediğimiz şey, sadece rapor yazmak veya sunmak değildir.
Cevap vermektir.

Sadece alkışlamak yok.
Sorgulamak da var.

Bu ülkenin kurumları, “soru sorulmasın” diye değil,
“soruya cevap verilsin” diye var.

Umarım muhataplar bu soruları cevaplamaktan kaçmazlar.

Gökyüzünden bir veda

42 yıl…

22 bin saat…

Bir ömür.

Kaptan İsmail Bingöl gökyüzüne veda etti.

Ama öyle sıradan bir veda değil bu.
Bir meslekten değil…
Bir aşktan ayrılık.

“Gökyüzü bizim için meslek değil, yaşamdır” dedi.

İşte fark bu.

Birileri koltuk için mücadele eder…
Birileri gökyüzüne emek verir.

Bu ülkede hâlâ işini onuruyla yapan insanlar var.
Ve iyi ki var.

İsmail Bingöl gibi değerler zor yetişiyor.

Dobralık ve cesaret.

Ümit ederim ki sektörden yaş haddi sebebiyle uzak kalmaz.

Daha çok şey bekliyor sektör sizden komutanım…

Acının milliyeti olmaz

Katar’da bir helikopter düştü.

İçinde Türk askerleri vardı.
ASELSAN mühendisleri vardı.

Şehit olduklarını öğrendik.

Bir cümleyle geçilecek bir haber değil bu.

Bu ülkenin yetişmiş insanları…
Bu ülkenin emeği…
Bu ülkenin evlatları…

Görev başında hayatını kaybetti.

Teknik arıza diyorlar.

İncelenecek elbette.

Ama bazı kayıpların telafisi yok.

Milletimizin başı sağolsun.

Küçük bir şehir, büyük bir ayıp

Sinop…

Karadeniz’in incisi.

Ama havalimanından çıkıyorsun…
Bir bakıyorsun…

Servis var deniyor ama güven yok.
Araç eski…
Yokuş çıkacak mı belli değil.

Taksi?
Yok.

Havalimanına giremiyor.

Turizm diyorsun…
Ama ulaşımı çözemiyorsun.

Bu kadar basit bir mesele bile çözülemiyorsa…
Büyük laflar biraz havada kalıyor.

Sayın yetkililer, Sayın Enes Çakmak,

Yaz geliyor.
Turist geliyor.

Ama önce akıl gelsin.

***

Bu ülkede sorun çok.

Ama asıl mesele şu:

Normal olmayan şeylere alışıyoruz.

Adalette…
Kurumlarda…
Sistemde…

Ve en tehlikelisi bu.

Çünkü alıştığın şey…
Sorgulanmaz.

Sorgulanmayan şey de…
Düzelmez.

Sorgulayan genç nesiller yetiştirmemiz elzem.

Başka çaremiz yok!

 

Hepinize güzel bir hafta dilerim.

Serdar BAŞAĞAOĞLU

[email protected]

Bir ülkede adalet, gökyüzü ve vicdan

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000