12 Ocak 2026, Pazartesi
Utku YASAVUL
Utku YASAVUL [email protected]

Bir Türbülans Hikâyesi

Geçtiğimiz hafta gökyüzü biraz huzursuzdu. Birçok uçuşta türbülans yaşandı, sosyal medyada videolar dolaştı, herkesin anlatacak bir sarsıntısı oldu. Ben de türbülansdan çok korkan biri olarak, bu hafta kendimi yine o koltukta, kemer sıkılı, içimden “geçecek mi?” diye sorarken buldum. O yüzden birkaç kelam etmek istedim. Korkudan değil sadece; korkunun neden bu kadar büyük hissettirdiğinden.

Türbülansın İngilizce literatürde “turbulence” olarak adlandırıldığı ve birçok uçuşta normal karşılandığı biliniyor. Aslında 40 milyondan fazla ticari uçuşun gerçekleştiği Amerika’da bile yılda ortalama sadece yaklaşık 58 kişi türbülans nedeniyle yaralanıyor milyonlarca yolcu düşünüldüğünde bu çok düşük bir sayı.

Tabii ki türbülans her zaman hafif değil. FAA ve sivil havacılık araştırmalarına göre uçaklar uçuş sürelerinin yaklaşık %1’ini orta veya şiddetli türbülans bölgelerinde geçiriyor, bu da nadiren ciddi sarsıntılara yol açabiliyor. Yine de bu, uçağın güvenliğini tehdit edecek bir durum değil; uçaklar bu hava koşulları için tasarlanıyor ve pilotlar buna hazırlıklı.

Tarihte türbülans yüzünden yaşanan ciddi kazalar elbette olmuş örneğin 1997’de United Airlines’ın bir uçuşu ciddi türbülansla karşılaşmış ve ne yazık ki bir yolcu hayatını kaybetmişti. Bu tür olaylar çok nadir olmakla birlikte, akılda tutulması gereken gerçekler.

Buna karşılık uçakla seyahat genel olarak inanılmaz derecede güvenli. Uluslararası sivil havacılık verileri, her on milyon kalkış-inişte sadece çok nadiren ciddi olay görüldüğünü gösteriyor; uçakla yolculuk, otomobille seyahat etmeye göre ölçülebilir derecede daha güvenli.

Kendi korkumla yüzleşirken şunu fark ettim: Türbülans çoğu zaman güvenlik riski değil, konfor riski. Hafif sarsıntılar normal; pilotlar ve uçaklar bunu tahmin etmeye ve yönetmeye çalışıyor. Biraz beklenmedik olabilir ama bu, uçağın “tehlikede olduğu” anlamına gelmiyor.

Ve en önemlisi: türbülans sırasında koltuğuna bağlı kalmak, kabin ekibinin talimatlarını dinlemek ve gevşeyebildiğin kadar gevşemek, hem fiziksel hem psikolojik olarak işi çok daha az yıpratıcı kılıyor.

Sonuçta, türbülans korkusu normal. Ama rakamlar ve gerçekler, bunun uçuş güvenliğini gerçekten tehdit eden bir şey olmadığını gösteriyor. Korku insana ait; ama gerçeklik de yanında yürüyebilir.

Bir Türbülans Hikâyesi

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000