13 Nisan 2026, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK [email protected]
  • Sayın Tgs Genel müdürlük yönetimi İstanbul havalimanı uçak temizlik kordinasyon Şefligiyle ilgilenirmisiniz Personeli odadan kovan kord şefi var git torpilini kullan diyip bizi tersliyor yanında ilaç Şefi var ibrahim bey oda torpilli 3 kere Şeflikten Alındı torpili Sayesinde Geri Geldi bizler sikayetciyiz bunlardan torpilsiz gelmeyin diyor bizimle alay ediyorlar kordinasyon çalışanlara komple degisim istiyoruz
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • öbür taraf yok
  • Şirkette hastalanıp atılmışken Ahmet Bolat çıktım hasta hasta 4yıl önce yardım istedim tamam yardımcı olucam dedi ama olmadı bide akıl verdi benden 20yaş büyük emekli olarak çalışan Ahmet bolat git hayr kurumlarında çalış Allah cc büyüktür Ahmet bey
  • O kadar kötü bir haldeyiz ki, yeni gelen başkan nasıl biri, bize ve şirketimize neler katacak diye merak etmemiz gerekirken; "bu sefer çalışanın hangi hakkını alacak, ikramiyeleri kaptıracak mıyız, savaş bahane edilip maaşlardan kesinti yapılacak mı" diye kara kara düşünüyoruz. Allah hepimize yardım etsin arkadaşlar.
  • Çok hak yedin,torpille makam sahibi oldun,yakınlarını,hemşehricilerini,tarikatçıları şirkete doldurdun güya hamd ettiğin rabbimiz bunları unutur mu hamdolsun...
  • Ahmet başkanı seviyorduk . Umarım yeni yönetim de bize karışmaz . Ve bol bol ikramiye dagıtırlar .
  • Yer personeline 2 gün evden çalışma, servisleri kaldırma , temmuzda zamm almama gibi duyumlar aldık. Doğruluk payı nedir?
  • Verir primleri murat reisss rahat olun
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

AHMET BOLAT’IN HESABI KESİLDİ…

Aslında ben Ahmet Bolat gibi değilim. Arkasından konuşmak yerine “Allah yolunu açık etsin” demeyi yeğlerdim. Ama o Ahmet ki hayatında bana yaptığı bir iyiliği her yerde konuşan bir insan, bir fani. Neydi o iyilik yazının sonunda açıklarım! Gelin Ahmet Bolat nasıl anılacak onu konuşalım.

Ahmet Bolat için kendi beslediği sosyal medyada ve kendine ait trol medyada yapılan övgüler sürerken, gelin bir de aynı dönemde çalışanların hafızasında kalan başlıklara bakalım. Çünkü havacılıkta gerçek karne, PR çalışmalarıyla değil; sahada yaşananlarla yazılır. Alkışlanan sunumlar ile konuşulan gerçekler çoğu zaman aynı hikâyeyi anlatmaz ve farklıdır.

Bu dönemde en çok tartışılan konuların başında çalışan hakları geldi. Pazar mesailerinin verilmediği, ücret artışlarının enflasyonun altında kaldığı ve çalışanların ekonomik olarak ciddi bir baskı altına girdiği yönünde yoğun eleştiriler var. Aynı şekilde teknik personelin yurt dışında çalışma imkanlarını kısıtlayan uygulamalar iddialar arasında. Tüm bunlar, “büyüyen şirket” anlatısının arkasında çalışan tarafında ciddi bir memnuniyetsizlik olduğunu gösteriyor.

İşten çıkarmalar konusu ise ayrı bir başlık. Kurum içinde yeni kadrolara yer açmak adına tecrübeli personelin sistem dışına itildiği iddiaları uzun süredir gündemde. Özellikle pilotlar tarafında yaşananlar dikkat çekici. Bir yandan “pilot fazlası” söylemiyle alımların sınırlandığı ifade edilirken, diğer yandan yeni pilot yetiştirme süreçlerinin hız kesmeden devam etmesi, planlama konusunu tartışmaya açıyor. Bu tabloyu yaşayanlar için mesele bir istatistik değil, doğrudan hayatın kendisi.

LIFUS süreci ise bu dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. Eğitim sürecine dahil olan pilotların işten çıkarıldığı ve sonrasında hukuki ve finansal süreçlerle karşı karşıya bırakıldığı yönündeki iddialar, havacılık kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu başlık, sadece bir insan kaynakları politikası değil; aynı zamanda kurumsal yaklaşımın nasıl şekillendiğini de gösteren bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Operasyonel ve kurumsal başlıklarda da eleştiriler eksik değil. Yolcu mağduriyetlerinin arttığı, reklam kampanyalarının beklentiyi karşılamadığı ve bazı operasyonel aksaklıkların bu dönemde daha görünür hale geldiği ifade ediliyor. Bunun yanında gümrük süreçleriyle ilgili tartışmaların da aynı döneme denk gelmesi dikkat çekici bir başka başlık.

Tüm bunların yanında yönetim anlayışına yönelik eleştiriler de var. Kurumsal iletişimin büyük ölçüde kişisel PR’a dönüştüğü, kamuya verilen mesajların içeriğinden çok sunumuna odaklanıldığı yönünde yorumlar yapılıyor. Oysa böylesine büyük bir yapıyı yönetirken asıl ihtiyaç duyulan şey, algı değil güven üretmektir.

Son dönemde sosyal medyada sıkça dile getirilen bir başka iddia ise şirket değeri üzerinden kurulan başarı anlatısı. “Göreve geldiğimde 3 milyar dolardı, 9 milyar dolara çıkardım” şeklindeki söylemler, ilk bakışta etkileyici görünebilir. Ancak burada sorulması gereken soru basit: Eğer bir CEO gerçekten şirket değerini üç kat artırmışsa, bu başarı zaten uluslararası piyasalarda karşılık bulur. Böyle bir performans, küresel şirketlerin radarına girer, teklif üstüne teklif getirir. Aksi durumda bu söylemler, tartışmaya açık bir PR cümlesi olmaktan öteye geçmez.

Bir başka tartışma konusu ise çalışanlara verilen sözler. Özellikle prim ödemeleriyle ilgili beklentilerin karşılanmadığı yönündeki eleştiriler, kurum içindeki güven duygusunu zedeleyen unsurlar arasında sayılıyor. Çünkü çalışan için verilen söz, sadece bir taahhüt değil; aynı zamanda bir aidiyet meselesidir.

Ve belki de en sembolik tartışmalardan biri… Kurumsal kimlik içinde yer alan bazı değerlerin ve sembollerin kullanımına yönelik kısıtlamalar. Bu tür kararlar, sadece bir uygulama değil; aynı zamanda kurumun kendi geçmişiyle ve çalışanıyla kurduğu bağın da göstergesidir. Atatürk rozetinin yasaklanması buna sadece bir örnek.

Türk Hava Yolları bugün hâlâ güçlü bir marka olabilir. Ancak bir markayı güçlü kılan sadece filo büyüklüğü, yolcu sayısı ya da açıklanan kâr değildir. O markayı asıl ayakta tutan; çalışanının inancı, yolcusunun güveni ve kurum içindeki adalet duygusudur.

Ahmet Bolat’ın karnesi işte bu yüzden sadece rakamlarla okunamaz. Çünkü bu karne; yaşananlarla, hissedilenlerle ve konuşulamayanlarla birlikte yazılıyor.

Özetle; hiç bahane olmadan iş akitleri feshedilen onlarca çalışanın ahını aldı Ahmet Bolat.

Ve son olarak bana yaptığı iyiliği her yerde söyleyen Ahmet Bolat, yaptığı iyiliği söyleyen bir adam olarak THY’nin tozlu sayfalarında bir kum tanesi gibi savrulup gitti. O iyilik de abimin Amerika’da geçirdiği trafik kazasında almış olduğum bileti upgrade etmesiydi. Ama onunda parasını kendisine ödemeye hazırım. IBAN adresini gönderirse hesabına eft yapacağım.

Ha bu arada THY Teknik A.Ş’de fazla yaşayacağını düşünmüyorum. Bekleyip göreceğiz. Yakında orada da genel kurul olur!

Gelelim bugünün yöneticilerine.

Elbette hem yönetim kurulu başkanı hem de genel müdür iliklerine kadar kurumu biliyor. Özellikle Ahmet Olmuştur, part time olarak başladığı kurumda en yüksek makama erişen tek yönetici. Ve THY’de sıfırdan başlayıp gelen genel müdür olarak tarihe geçecek.

Murat Şeker için “damat” diye köşe yazısı yazacaktım İlker Aycı döneminde. Ama o zaman İlker Aycı’nın özel kalemliğini yürüten Kemal Öztürk, “Çok iyi birisi” diye övgüyle bahsettiği için yazmamıştım. Evet Kemal Öztürk haklıydı ve uzun zamandır takip ediyorum ve hakkıyla ve eğitimi ile bence bu makamı hak ediyor.

Ama benim tavsiyem, tüm iştirakleri gözden geçirmesi. Ve bu dönem daha çok Ahmet Olmuştur yükün altına girmeli. Yönetim Kurulu başkanları genel müdür gibi davranmamalı.

Tüm THY ve camiasına hayırlı olsun. Umarım Ahmet Bolat gibi olmazlar.

AHMET BOLAT’IN HESABI KESİLDİ…

Yorumlar Tüm Yorumlar (68)

Tgs utem ist ~ 1 ay önce
Sayın Tgs Genel müdürlük yönetimi İstanbul havalimanı uçak temizlik kordinasyon Şefligiyle ilgilenirmisiniz Personeli odadan kovan kord şefi var git torpilini kullan diyip bizi tersliyor yanında ilaç Şefi var ibrahim bey oda torpilli 3 kere Şeflikten Alındı torpili Sayesinde Geri Geldi bizler sikayetciyiz bunlardan torpilsiz gelmeyin diyor bizimle alay ediyorlar kordinasyon çalışanlara komple degisim istiyoruz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Batsın ~ 1 ay önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
rahat olmalıyız ~ 1 ay önce
öbür taraf yok

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ahmet bolatla hayr kurumlarına gideceğiz ~ 1 ay önce
Şirkette hastalanıp atılmışken Ahmet Bolat çıktım hasta hasta 4yıl önce yardım istedim tamam yardımcı olucam dedi ama olmadı bide akıl verdi benden 20yaş büyük emekli olarak çalışan Ahmet bolat git hayr kurumlarında çalış Allah cc büyüktür Ahmet bey

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Vahim ~ 1 ay önce
O kadar kötü bir haldeyiz ki, yeni gelen başkan nasıl biri, bize ve şirketimize neler katacak diye merak etmemiz gerekirken; "bu sefer çalışanın hangi hakkını alacak, ikramiyeleri kaptıracak mıyız, savaş bahane edilip maaşlardan kesinti yapılacak mı" diye kara kara düşünüyoruz. Allah hepimize yardım etsin arkadaşlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Maki ~ 1 ay önce
Cok uzun olan avukat hunkarın bakalım bileti nezaman kesilcek
Tgs ~ 1 ay önce
Çok hak yedin,torpille makam sahibi oldun,yakınlarını,hemşehricilerini,tarikatçıları şirkete doldurdun güya hamd ettiğin rabbimiz bunları unutur mu hamdolsun...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İst Bagaj Koord yuCeL ~ 1 ay önce
Ahmet başkanı seviyorduk . Umarım yeni yönetim de bize karışmaz . Ve bol bol ikramiye dagıtırlar .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Mick ~ 1 ay önce
Yer personeline 2 gün evden çalışma, servisleri kaldırma , temmuzda zamm almama gibi duyumlar aldık. Doğruluk payı nedir?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
gelen gideni aratırmış ~ 1 ay önce
ama bu sefer çok hızlı oldu. gelen daha gelmeden gideni aratmaya başladı
Murat başkan ~ 1 ay önce
Verir primleri murat reisss rahat olun

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kabin ~ 1 ay önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000