
Günümüzde bir tanrıdan çok kavramsal ve sembolik bir anlam taşır. Farklı alanlarda “iki yönlülük, geçiş ve eşik” fikrini anlatmak için kullanılır:
Felsefe & Sosyal Bilimler
İki yönlü olgular için kullanılır:Hem olumlu hem olumsuz sonuçlar doğuran şeyler (Janus etkisi).
Modernite, küreselleşme, teknoloji gibi kavramlar:
Bir yüzü ilerleme, diğer yüzü risk / yabancılaşma.“Eşik” (liminality) kavramıyla ilişkilidir. Ne tamamen eski ne tamamen yeni olan durumlar.
Psikoloji’deikili benlik, içsel çelişki veya ambivalans:Aynı anda iki zıt duyguya sahip olma
Travma, kimlik, geçiş dönemleri (ergenlik, göç, krizler)
Bazı kuramlar Janus’u“Geçmiş benlik – gelecek benlik” metaforu olarak kullanır.
Siyaset & Toplum
Politik aktörler veya sistemler için.Bir yüzü demokrasi, diğer yüzü otoriterlik.
Güvenlik yasaları:Koruma, özgürlük kaybı
Medyada “Janus yüzlü politika” ifadesi sıkça geçer.
Teknoloji & Bilim
Yapay zekâ, internet, genetik:İlerleme, etik sorunlar. “Janus-faced technology”:Aynı teknolojinin hem kurtarıcı hem tehdit olması
- Edebiyat & SanatKarakterler:Çifte kişilik, maske, ikiyüzlülük. Anlatı yapıları:Geçmiş–gelecek arasında gidip gelen hikâyeler, Sinema ve edebiyatta:Dönüşüm anlarının sembolü.
- Günlük Dil“Janus yüzlü”:İki taraflı, tutarsız ya da ikircikli
- “Janus etkisi”:Aynı şeyin iki zıt sonucu olması
Antik Roma’da Janus kapıların tanrısıydı, günümüzde ise karar anlarının, çelişkilerin ve geçişlerin sembolü.Teknoloji bağlamında Janus, modern çağın en güçlü metaforlarından biridir. Çünkü teknoloji neredeyse her zaman iki yüzlüdür: aynı anda hem ilerleme hem de risk üretir.
Yapay Zekâ (AI) – Janus’un En Net Örneği.
Sosyal Medya
Veri & Gözetim Teknolojileri’nde
Burada Janus “Güvenlik mi özgürlük mü?” sorusunun sembolüdür.
Janus’un Psikolojik Mesajı ise“Kapıyı tamamen kapatmaama anahtarı da başkasına verme” dir.
Psikolojik direnç isegerçeği %100 garanti altına almak değil, zihinsel esnekliği koruyabilmektir.
Janus çağında güçlü birey:“Her gördüğüm şeye inanmak zorunda değilimama her şeye de gözümü kapatmam” der. Bu nedenle yargılanmaktan, ötekileştirilmekten de kaçamaz.
Günümüzde bu ikiyüzlülük hiç yadırganmamakta. Bunda, bazen işimize geldiğinde bizim de takındığımız bir yüz olması dışında, görmeye çok alışmış olmamızın da etkisi var.
Aslında mutlak gerçek diye bir şey olmamasından kaynaklanan bir simge. Sık sık bu sözü kullanırız ya “Herkesin gerçeği kendine göre” diye.!
Bu asırda ülkemizde Psikoloji, sosyoloji ve mantık dersleri bölüm bölüm değil, çoğunlukla “Felsefe Grubu Dersleri” içinde okutuluyor. Türkçe ve Kompozisyon dersleri ise, biri kaldırıldı, diğeri eh işte. Bunun sonuçlarını yapılan araştırmalar ile öğreniyoruz.
2022’de Türkiye’nin PISA okuma puanı 456 olurkenOECD ortalaması 476 idi.Okuma becerileri alanında Türkiye81 ülke arasında 36.cı,37 OECD ülkesi arasında da30. sırada yer aldı. Bu eğitimdeki gerilemeyi anlatmak bize düşmez. Konuşulan sözcük dağarcığı bunu ifade ediyor zaten. Ne kadar sözcük bilir ve kullanırsan, o kadar bilgi sahibisin demektir.Ana dili İngilizce konuşanın kelime dağarcığı ortalama olarak 12.000–17.000 kelime civarında olabilir (20 yaş civarı genç yetişkinler için) ve yaşla birlikte daha da artabilir. Bazı ölçümlerde de yetişkinlerde 20.000–30.000 sözcük bilindiği belirlenmiştir. Bazı kaynaklarda kültürlü bir bireyin kendi ana dilinde kişi başı sözcük dağarcığının günlük hayatta kullandığı sözcükler için ~3.000, daha geniş sözlük/edebi düzey için 20.000–27.000 sözcük civarında olabileceği belirtilir. Bizde ise böyle bir araştırma henüz yapılmamıştır. Kimse ya da hiçbir üniversite böyle bir araştırmayı gerekli görmediği için olabilir mi bilmiyorum. Sadece bir söylentiye göre sokaktaki insanın kullandığı sözcük sayısı yaklaşık 2000 civarı diye bir söylenti var ki bence abartılı. Ortalama bir yetişkin için günlük aktif kullanılan sözcükler 2.000 – 3.000 arasıdır. Bunlar konuşma ve yazıda düzenli olarak kullanılan sözcüklerdir.Eğitimli / üniversite mezunu bireyin günlük aktif kullanımı ise 3.000 – 5.000 sözcük olurken mesleki ve soyut kavramlar daha fazla yer alır. Pasif sözcük dağarcığı (Okurken, duyulduğunda, anlaşılan) ise 15.000 – 30.000+ olarak söylenir.
Ülkemizde yılda ortalama 70.000 kitap basılırken, 2023’de 92.500 kitap basılmıştı.
2026 için daha fazlasını ve iyisini gerçekleştirmek zorundayız.
Dilimizi önemsememiz şarttır. Önemsemenin başlıca yolu ise okumaktır. Artık 20 saniyelik videolar bile üstünkörü seyredilirken önemli bir videoyu 2 dakikanın altında üretmek hiç de öyle kolay değildir. Üretildiğinde de seyredecek kitlenin azlığı korkutmaktadır.
Hiç saydınız mı kaç defa “şey” ya da “yani”sözcüğünü kullanmakta olduğunuzu. Ya da “şey” sözcüğünün çoğulunun “eşya” olduğunu? Yani’nin anlamı ise “açıkça”demektir. Hele en çok kullanılan ve “o anlamda değil” diye bilinen estafurullah’ın teşekküre değmez, bir şey değil, rica ederim anlamında bir incelik ve alçak gönüllülük sözü olduğunu. Asıl sorun tüm bu Arapçaların Türkçe karşılıklarının olduğu gerçeğini bilmememiz.
Lütfen okuyunuz. Ama çok okuyunuz. Her konuda okuyunuz. Merak edip okumanız, siz farkında olmadan kendinizi eğitiyor olmanız anlamındadır. Oku deyince sadece okumak anlaşılmamalı. Araştırma ve kıyaslama yapmayı da kapsar bu sözcük. Açıkçası, ne gerekiyorsa anlamak için o yapılır.
Oku, anla, araştır, düşün, uygula.!
Tüm bunları, anadilindeki 9000 sözce ile yapman zordur. Okudukça sözcük hazinen artacak ve bu beş olgu yavaş yavaş kolaylaşıp seni aydınlatacaktır. Sen aydınlandıkça ışığın ile çevrendekilerin de aydınlanacağını unutma.Okumanın seni geliştirdiği gibi etrafına yarar sağlamagibi bir özelliği de vardır.Okumadan, anlamadan, araştırmadan, üzerinde düşünmeden ve sonra uygulamadan ne gelişme ne de ilerleme mümkündür.
Bu geçmiş ile geleceğe birlikte bakan ay, aynı zamanda iki yönlü düşünmeyi de içerir.
Dedenin dev gibi iki köpeği varmış. Bu köpekler köyde çok meşhurmuş. Her kes imrenir ve hangi köpeğin daha güçlü olduğu üzerinde tartışırmış. Dayanamayıp bir gün dedeye sormuşlar: “Dede, hangi köpeğin daha güçlü, beyaz olan mı, siyah olan mı?” Dede onlara şöyle bir bakıp yanıtlamış: “Ben hangisini daha çok beslersem!”
Yorumlar