İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ile başlayan ve İran’ın Orta Doğu’daki ABD üslerine karşılık vermesiyle tırmanan askeri gerilim, bölgedeki hava trafiğini ciddi şekilde etkiledi. Güvenlik gerekçesiyle birçok Orta Doğu ülkesinin hava sahasını kapatması veya kısıtlaması, uluslararası uçuş ağında zincirleme aksamalara yol açtı.
AirportHaber’in edindiği bilgilere göre, söz konusu gelişmelerin ardından İstanbul Havalimanı’nda son dört gün içerisinde günlük ortalama 100 uçuş iptal edildi. Bölgedeki hava sahalarının kapanması nedeniyle özellikle Orta Doğu bağlantılı seferlerde ciddi aksamalar yaşandığı belirtiliyor.
4 günde yaklaşık 400 uçuş iptal edildi
Günlük ortalama 100 uçuşun iptal edilmesiyle birlikte 4 günlük süreçte yaklaşık 400 uçuşun gerçekleştirilemediği hesaplanıyor. Bu durum yalnızca havayollarını değil, havalimanı gelirlerini de doğrudan etkiliyor.
İstanbul Havalimanı’nda dış hat yolcularından alınan Dış Hat Yolcu Servis Ücreti’nin kişi başı yaklaşık 20 avro olduğu biliniyor. Bir uçağın ortalama 180 ila 200 yolcu taşıdığı dikkate alındığında, her bir iptal edilen uçuş havalimanı için önemli bir gelir kaybı anlamına geliyor.
Maddi kayıp her geçen gün artıyor
Ortalama bir hesaplamaya göre, bir uçakta 190 yolcu bulunduğu varsayıldığında yalnızca dış hat yolcu servis ücretinden elde edilen gelir uçuş başına yaklaşık 3 bin 800 avro seviyesinde.
Bu rakam üzerinden yapılan hesaplamaya göre:
Günlük 100 iptal uçuş: yaklaşık 380 bin avro gelir kaybı
4 gün boyunca toplam 400 iptal uçuş: yaklaşık 1 milyon 520 bin avro kayıp
Yolcu sayısının uçak başına 200’e çıkması halinde ise toplam kaybın 1 milyon 600 bin avroya kadar ulaşabileceği değerlendiriliyor.
Havacılık sektörü gelişmeleri yakından izliyor
Uzmanlar, Orta Doğu’daki gerilimin uzaması halinde hem uçuş planlamalarının hem de havalimanı gelirlerinin daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Bölgedeki hava sahalarının kademeli olarak açılması ise uluslararası uçuş ağının yeniden normale dönmesi açısından kritik önem taşıyor.
Havacılık sektöründe gözler, Orta Doğu’daki askeri gelişmeler ve hava sahası kısıtlamalarının ne zaman sona ereceğine çevrilmiş durumda.
Yorumlar