02 Ekim 2026, Cuma 10:10:27

"Uçuş okullanda sessizlik duvarı yıkılmalıdır"

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, uçuş okullarında yaşandığı ileri sürülen taciz, mobbing ve psikolojik baskı iddialarını gündeme taşıdı.
  • beş para etmez ...tamamen efayın keyfine bağlı , planlamanın yazma keyfine bağlı hiç birinin öğrenci ilişkileri diye konuşabileceği bir yer yok paranla nasıl rezil olursun hepsi aynı hepsi....
  • Başta TAFA olmak üzere okulların detaylı şekilde incelemeye alınması gerekli.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, uçuş okullarında yaşandığı ileri sürülen taciz, mobbing ve psikolojik baskı iddialarını gündeme taşıdı. Erdağı, Yüksek İrtifa programında ele alınan bir olayın ardından kendilerine çok sayıda mesaj ve şikâyet ulaştığını belirterek, konunun tek bir okul veya tek bir olayla sınırlı olmayabileceğine dikkat çekti.

Erdağı, kendilerine ulaşan anlatımların hukuken doğrulanmış vakalar olarak kabul edilemeyeceğinin altını çizerken, iddiaların bağımsız ve güvenilir biçimde araştırılması gerektiğini vurguladı.

“Her şikâyet kanıtlanmış vaka değildir, ancak araştırılmalıdır”

Erdağı, uçuş okullarında taciz, mobbing, tehdit, aşağılama ve psikolojik baskı iddialarının bulunduğunu belirterek, bazı öğrencilerin uçuşlarının geciktirilmesi ya da uçurulmamakla korkutulduklarını ileri sürdüklerini aktardı.

Bu iddiaların tamamının doğrulanmış kabul edilemeyeceğini ifade eden Erdağı, “Kişiler hakkında hüküm vermek bizim görevimiz değildir. Ancak şikâyetlerin araştırılmasını istemek bizim görevimizdir” değerlendirmesinde bulundu.

“Uçuş okulu kimsenin derebeyliği değildir”

Erdağı, uçuş öğrencilerinin öğretmen pilotlar, yöneticiler veya şirket sahipleri karşısında sınırsız bir otoriteye tabi olmadığını söyledi.

Bir öğrencinin “Uçuşunu vermem”, “Programını geciktiririm”, “Burada pilot olamazsın” ya da “Şikâyet edersen sonucuna katlanırsın” gibi açık veya örtülü baskılarla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Erdağı, bu tür iddiaların artık yalnızca şirket içi uyuşmazlık olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

“Asıl tehlike öğrencilerin konuşamaması”

Erdağı, konunun en kritik taraflarından birinin öğrencilerin neden şikâyet etmekten çekindikleri olduğunu ifade etti.

Öğrencilerin isimlerinin duyulması halinde eğitimlerinin aksayacağı, başka kuruluşlarda iş bulamayacakları veya kariyerlerinin zarar göreceği endişesi taşıyıp taşımadığının araştırılması gerektiğini belirten Erdağı, yalnızca iddia edilen davranışların değil, öğrencileri susturan mekanizmaların da incelenmesi gerektiğini söyledi.

SHGM’ye çağrı

Erdağı, gözlerin doğal olarak SHGM’ye çevrildiğini belirterek, kurumun görevinin yalnızca uçuş okullarına yetki vermek, sınav yapmak ve lisans düzenlemekten ibaret olmadığını söyledi.

Havacılık eğitim sisteminin sağlıklı ve emniyetli işlemesini sağlayacak gözetim mekanizmasının da otoritenin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade eden Erdağı, SHGM’nin şu sorulara yanıt vermesi gerektiğini belirtti:

- Kaç taciz ve mobbing şikâyeti geldi?
- Kaç başvuru soruşturuldu?
- Kaç uçuş okulu hakkında işlem yapıldı?
- Şikâyet eden öğrenciler eğitimlerine baskı görmeden devam edebildi mi?

Erdağı, sorun bulunmaması halinde rakamların bunu ortaya koyacağını, sorun varsa da üzerinin örtülmemesi gerektiğini söyledi.

“Havacılıkta korku kültürü olmaz”

Havacılığın temelinde emniyet kültürünün bulunduğunu vurgulayan Erdağı, bu kültürün de çalışanların ve öğrencilerin yanlışları korkmadan bildirebilmesine dayandığını belirtti.

“Bugün öğretmeninden gördüğü baskıyı söyleyemeyen öğrenciden yarın kokpitte gördüğü emniyetsizliği rapor etmesini nasıl bekleyeceğiz?” diyen Erdağı, eğitim döneminde oluşan korku kültürünün ileride kokpit davranışlarına da yansıyabileceğini ifade etti.

Bağımsız ihbar mekanizması önerisi

Erdağı, SHGM’nin öğrencilerin doğrudan ulaşabileceği, kimliklerinin korunacağı bağımsız bir ihbar ve şikâyet mekanizması oluşturması gerektiğini savundu.

Taciz, mobbing ve misilleme iddialarının rutin denetimlerden ayrı ele alınmasını isteyen Erdağı, şikâyetçinin eğitim ve kariyerinin zarar görmemesi için açık güvenceler oluşturulması gerektiğini belirtti.

“Pilot yetiştirmek yalnızca uçmayı öğretmek değildir”

Erdağı, pilot eğitimini yalnızca teknik beceri kazandırma süreci olarak görmenin eksik olduğunu söyledi.

Pilot yetiştirmenin; konuşabilen, gerektiğinde itiraz edebilen, yanlış karşısında susmayan ve emniyeti otoritenin üzerinde tutabilen insan yetiştirmek anlamına geldiğini ifade eden Erdağı, uçuş okullarındaki kültürün bu nedenle geleceğin kokpit kültürünü doğrudan etkilediğini vurguladı.

Erdağı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Artık ‘Biz duymadık’ denilemez. Çünkü insanlar konuşmaya başladı. Şimdi sıra, onları duyması gerekenlerde.”

"Uçuş okullanda sessizlik duvarı yıkılmalıdır"

Yorumlar

çoğu ~ 21 dk. önce
beş para etmez ...tamamen efayın keyfine bağlı , planlamanın yazma keyfine bağlı hiç birinin öğrenci ilişkileri diye konuşabileceği bir yer yok paranla nasıl rezil olursun hepsi aynı hepsi....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Lio ~ 24 dk. önce
Başta TAFA olmak üzere okulların detaylı şekilde incelemeye alınması gerekli.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000