Türkiye havacılıkta büyüyor, filolar genişliyor. Peki binlerce lisanslı pilot neden hâlâ işsiz? Oktay Erdağı, Türk havacılığının en kritik sorunlarından biri olan insan kaynağı planlamasını masaya yatırıyor.
Erdağı'nın yazısı:
Pilot Var Ama Sistem Yok
Gökyüzünde Büyüme Masalı, Yerde Bekleyen Binlerce Pilot
Türkiye son yıllarda havacılıkta büyüme hikâyeleri anlatıyor. Yeni havalimanları açılıyor, filolar genişliyor, yüzlerce uçak siparişi veriliyor, dünya çapında havayolu markaları oluşturuluyor. Rakamlar etkileyici görünüyor.
Ancak bu parlak tablonun görünmeyen bir yüzü var:
Yerde bekleyen binlerce işsiz pilot...
Bugün Türkiye'de yaklaşık 1.500 tip eğitimsiz 300 tip eğitimli ve lisans sahibi pilotun işsiz olduğu konuşuluyor. Buna bu yıl sivil havacılık üniversitelerinden, uçuş okullarından ve askeri kaynaklardan mezun olacak yeni pilotlar da eklendiğinde sayının 3.000'i aşacağı tahmin ediliyor.
Peki nasıl oluyor da bir tarafta işsiz pilotlar ordusu oluşurken diğer tarafta havayolları sürekli pilot ihtiyacından söz ediyor?
Asıl sorun pilot eksikliği değil.
Asıl sorun sistem eksikliğidir.
Son dönemde en dikkat çekici gelişmelerden biri, THY yönetiminin yaptığı açıklama oldu. Şirket, gelecekte ağırlıklı olarak kendi yetiştirdiği pilotları istihdam edeceğini duyurdu.
Şirket açısından bakıldığında bu karar anlaşılabilir olabilir. Kendi kültürünü bilen, kendi operasyonuna göre yetişmiş pilotları tercih etmek kurumsal açıdan mantıklı görülebilir.
Ancak ülke ölçeğinde bakıldığında ortaya çok farklı bir tablo çıkıyor.
Çünkü Türkiye'de pilot yetiştiren onlarca uçuş okulu ve üniversite bulunuyor. Bu kurumlarda eğitim gören gençler milyonlarca liralık maliyetlere katlanıyor. Aileler evlerini satıyor, kredi çekiyor, birikimlerini harcıyor.
Sonuçta ortaya çıkan tablo ise oldukça acı:
Lisans var.
Tip eğitimi var.
Sağlık sertifikası var.
İngilizce yeterliliği var.
Ama iş yok.
Daha da ilginci, aynı dönemde Emirates Airlines dünyanın birçok noktasında olduğu gibi İstanbul'da da pilot arıyor.
Bu durum önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
Eğer Türk pilotları dünyanın en büyük havayollarında görev yapabilecek nitelikteyse neden kendi ülkelerinde iş bulamıyor?
Sorun insan kaynağının niteliği değil.
Sorun planlama eksikliğidir.
Türkiye'de yıllardır havacılık eğitimi ile sektörün gerçek ihtiyacı arasında sağlıklı bir koordinasyon kurulamadı.
Kaç pilota ihtiyaç var?
Kaç pilot yetiştirilmeli?
Hangi yıllarda emeklilik dalgası gelecek?
Filolar ne kadar büyüyecek?
Yabancı pilot ihtiyacı ne kadar sürecek?
Bu soruların hiçbirine ilişkin kamuoyuna açıklanmış uzun vadeli bir insan kaynağı planı bulunmuyor.
Sonuçta ortaya garip bir tablo çıkıyor.
Bir tarafta işsiz Türk pilotlar.
Diğer tarafta yabancı pilot çalıştıran şirketler.
Bir tarafta milyonlarca lira harcayarak lisans alan gençler.
Diğer tarafta kokpit kapısının açılmasını bekleyen binlerce özgeçmiş.
Üstelik bu yalnızca ekonomik bir sorun da değil.
Bu durum aynı zamanda ciddi bir beyin göçü riskidir.
Bugün iş bulamayan birçok genç pilotun gözü Körfez ülkelerinde, Asya'da ve Avrupa'da.
Eğer fırsat bulurlarsa gidecekler.
Gittiklerinde ise Türkiye yalnızca bir pilot kaybetmeyecek.
Yıllarca yatırım yaptığı insan kaynağını da kaybedecek.
Oysa önümüzdeki on yıl içerisinde Türk havacılığının yüzlerce yeni uçağa ve binlerce yeni pilota ihtiyaç duyacağı biliniyor.
Bugün yerde bekleyen pilotlar yarının kaptan adaylarıdır.
Ancak sistemsizliğin bedelini onlar ödüyor.
Havacılıkta sorun yalnızca uçak satın almak değildir.
Yeni havalimanı yapmak da değildir.
Asıl mesele insan kaynağını doğru planlayabilmektir.
Çünkü pilot yetiştirmek birkaç ayda mümkün değildir.
Ama yanlış planlama ile binlerce pilotu işsiz bırakmak maalesef mümkündür.
Türkiye bugün tam da böyle bir çelişkiyi yaşıyor.
Gökyüzünde büyüyoruz.
Fakat yerde bekleyen pilotların sayısı da büyüyor.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Türkiye'de gerçekten pilot fazlası mı var?
Yoksa pilotları değerlendirecek bir ulusal insan kaynağı planı mı yok?
Sorunun cevabı, gelecekte Türk havacılığının yönünü belirleyecek kadar önemlidir.
Bu yazının en çarpıcı özeti şu cümlede saklıdır:
“Türkiye'de pilot sorunu yok; pilotları doğru planlayacak ve yönetecek bir sistem sorunu var.”
Yorumlar