09 Haziran 2026, Salı 14:56:30

THY PİLOTU HAKKINDAKİ İDDİALAR SONRASI AVUKATINDAN AÇIKLAMA

ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında Türk Hava Yolları’nda görev yapan pilot M.LÜ hakkında ortaya atılan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Ü'nün avukatı tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında Türk Hava Yolları’nda görev yapan pilot M.LÜ hakkında ortaya atılan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Ü'nün avukatı tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

Kamuoyuna duyuru başlığıyla yayımlanan açıklamada, programda dile getirilen iddia ve ithamların gerçeğe aykırı, dayanaksız ve hukuken kabul edilemez olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, 3, 4, 5, 8 ve 9 Haziran 2026 tarihlerinde yayınlanan programlarda müvekkil hakkında herhangi bir mahkeme kararı, kesinleşmiş yargı hükmü veya resmi makamlarca yapılmış bir tespit bulunmamasına rağmen kamuoyu nezdinde suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığı savunuldu.

“TEK TARAFLI YAYIN YAPILDI” İDDİASI

Avukat Özgen, söz konusu yayınlarda yalnızca iddialara yer verilmediğini, kullanılan yayın dili, ekran altı yazıları ve yorumlarla müvekkili hakkında sistematik bir itibarsızlaştırma faaliyeti yürütüldüğünü ileri sürdü. Açıklamada, müvekkilin açıklamalarına ve olayın diğer yönlerine yeterince yer verilmediği, bu nedenle kamuoyunda peşin hüküm oluşturabilecek bir yayın anlayışının benimsendiği ifade edildi.

“HAVACILIK KARİYERİYLE İLGİSİ BULUNMUYOR”

M.L.Ü'nün uzun yıllardır havacılık sektöründe görev yapan bir pilot olduğu belirtilen açıklamada, hakkında ortaya atılan iddiaların mesleki yeterliliği, uçuş güvenliği veya pilotluk görevleriyle bağlantısının bulunmadığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, kişisel yaşamına ilişkin iddiaların bir pilotun mesleki kimliğiyle ilişkilendirilmesinin yalnızca müvekkilin haklarına zarar vermediği, aynı zamanda havacılık sektörüne duyulan güveni de olumsuz etkileyebileceği savunuldu.

“HUKUKİ VE CEZAİ BAŞVURULAR YAPILDI”

Avukat Özgen, müvekkili hakkında ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu değerlendirilen kişiler ile yayıncı kuruluşlar ve sorumlular hakkında gerekli hukuki ve cezai başvuruların yapıldığını açıkladı.

Açıklamada, kişilik haklarına yönelik saldırıların sürmesi halinde yeni hukuki süreçlerin de başlatılacağı ifade edildi.

MASUMİYET KARİNESİ VURGUSU

Kamuoyuna yapılan duyuruda, hukuk devletlerinde kişilerin televizyon programlarında değil bağımsız mahkemeler önünde yargılandığı belirtilirken, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan kişilerin suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkıyla bağdaşmayacağı kaydedildi.

Açıklamanın sonunda kamuoyuna, sosyal medya ve bazı yayın organlarında yer alan iddialara temkinli yaklaşılması ve yargısal bir tespit bulunmayan konularda peşin hüküm verilmemesi çağrısında bulunuldu.

THY DİSİPLİN ŞEFLİĞİ'NE SÖZLÜ SAVUNMA VERECEK

Öte yandan söz konusu iddialar ve gelişmeler sonrasında Türk Hava Yolları tarafından da iç soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Pilotun savunmasının istendiği ve 11 Haziran'da pilot M.L.Ü'nün Disiplin Şefliği'ne sözlü savunma vereceği öğrenildi.

İŞTE O AÇIKLAMA:

KAMUOYUNA DUYURU

Son günlerde ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert isimli programda müvekkilim M.L.Ü hakkında gerçeğe aykırı, dayanaksız ve hukuken kabul edilemez iddia ve ithamlar ileri sürülmektedir.

Özellikle 03, 04, 05, 08 ve 09 Haziran 2026 tarihli yayınlarda, müvekkilim hakkında herhangi bir mahkeme kararı, kesinleşmiş bir yargı hükmü veya resmi makamlarca yapılmış bir tespit bulunmaksızın kamuoyu nezdinde suçlu, kusurlu ve toplum açısından tehlikeli bir kişi olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığı açıkça görülmektedir.

Söz konusu yayınlarda yalnızca iddialara yer verilmekle kalınmamış; kullanılan yayın dili, ekran altı yazıları, yönlendirici yorumlar ve program kurgusu aracılığıyla müvekkil hakkında sistematik bir itibarsızlaştırma faaliyeti yürütülmüştür. Kamuoyuna tek taraflı bir anlatı sunulmuş, müvekkilin açıklamalarına ve gerçeklere aynı ölçüde yer verilmemiş, böylece toplum vicdanında peşinen mahkûm edilmesi sonucunu doğurabilecek bir yayın anlayışı benimsenmiştir.

Müvekkilim uzun yıllardır havacılık bünyesinde pilot olarak görev yapmış, mesleki yeterliliği ve kariyeri sayısız denetim ve değerlendirme sürecinden geçirilerek onaylanmış bir havacılık profesyonelidir. Kamuoyuna konu edilen faaliyetleri ise havacılık alanında göreve başlamasından çok önce mevcut olan ve kamuya açık şekilde yürütülen faaliyetlerdir. Havacılık sektörü işe alım süreçlerinde tüm adaylar gibi müvekkilin de geçmişi, yeterlilikleri ve uygunluğu detaylı şekilde değerlendirilmiş; göreve kabulü bu incelemeler sonucunda gerçekleşmiştir.

Buna rağmen, mesleki yeterlilikle, uçuş güvenliğiyle veya pilotluk göreviyle hiçbir ilgisi bulunmayan iddiaların ekranlarda bir pilotun mesleki kimliğiyle ilişkilendirilmesi yalnızca müvekkilimin kişilik haklarına zarar vermemekte, aynı zamanda havacılık sektöründe kurumsal itibara ve pilot seçim süreçlerine duyulan güvene de haksız şekilde gölge düşürmektedir.

Müvekkilimin yıllar boyunca emek vererek oluşturduğu mesleki kariyeri, sosyal itibarı ve özel yaşamı ağır bir saldırı altındadır. Gelinen noktada söz konusu yayınların haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme sınırlarını aştığı, kişilik haklarını hedef alan bir medya kampanyasına dönüştüğü açıktır.

Hukuk devletlerinde kişiler televizyon programlarında değil, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde yargılanır. Bir kişi hakkında herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmaksızın suçlu, dolandırıcı veya toplum için tehlikeli biri gibi gösterilmeye çalışılması; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının açık ihlalidir.

Müvekkilim hakkında ileri sürülen iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamakta olup, bu iddialara ilişkin hukuki süreçler tarafımızca başlatılmıştır. Gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiler, yayıncı kuruluşlar ve sorumlular hakkında gerekli hukuki ve cezai başvurular yapılmış olup, kişilik haklarına yönelik saldırıların sürdürülmesi halinde yeni yasal süreçler de derhal işletilecektir.

Basın özgürlüğü; kişileri hedef gösterme, yargısız infaz yapma ve kamuoyu önünde suçlu ilan etme özgürlüğü değildir. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak hüküm verme yetkisi televizyon ekranlarına değil, bağımsız yargı mercilerine aittir.

Kamuoyunun, sosyal medya mecralarında ve bazı yayın organlarında dolaşıma sokulan tek taraflı iddialara ihtiyatla yaklaşmasını, henüz hiçbir yargısal tespit bulunmayan konularda peşin hüküm oluşturmamasını önemle rica ediyoruz.

Müvekkilimizin şeref ve haysiyetini, mesleki itibarını, çalışma hakkını ve temel haklarını korumak adına hukukun tanıdığı tüm yasal yollar sonuna kadar kullanılacaktır.

THY PİLOTU HAKKINDAKİ İDDİALAR SONRASI AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000