Ekim ayında havacılık tarihinden önemli olaylar
1 Ekim 1928: New York bölgesindeki ilk büyük havalimanlarından Newark Havalimanı açıldı. Aynı gün CanadianColonialAirways de New York–Montreal hattında uçuşlara başladı.
1 Ekim 1931: KLM, Amsterdam–Batavia (bugünkü Cakarta) arasında düzenli sefer başlattı. Yaklaşık 13.744 km'lik rota, o dönemde dünyanın en uzun düzenli hava yolu rotasıydı.
1 Ekim 1935: Daha sonra günümüz British Airways tarihinin bir parçası olacak şirketlerden biri olan British Airways adıyla şirket kuruldu.
2 Ekim 2001: İsviçre'nin ulusal havayolu Swissair, ciddi mali sorunların ardından uçuşlarını durdurdu.
4 Ekim 1958: Londra–New York arasında ilk transatlantik jet yolcu seferi gerçekleştirildi. Bu olay, ticari havacılıkta jet çağının önemli kilometre taşlarından biriydi.
6 Ekim 1926: Cumhuriyet döneminin ilk uçak fabrikası olan Kayseri Tayyare Fabrikası kuruldu.
13 Ekim 1919: Paris Konvansiyonu imzalandı. Uluslararası hava seyrüseferinin teknik ve hukuki kurallarının oluşturulmasında önemli bir aşamaydı ve daha sonra ICAO sisteminin oluşumuna giden sürecin öncüllerinden biri oldu.
12 Ekim 1929: Varşova Konvansiyonu imzalandı; uluslararası hava taşımacılığında taşıma belgeleri ve hava yolu işletmelerinin sorumluluğu konusunda ortak kurallar getirdi.
15 Ekim 1783: İnsanların balonla uçuşlarının ilk örneklerinden biri gerçekleştirildi.
22 Ekim 1909: Fransız Raymonde de Laroche, dünyanın ilk kadın pilot lisansını alan kişi olarak havacılık tarihine geçti.
23 Ekim 1906: Alberto Santos-Dumont, 14-bis ile Avrupa'daki öncü motorlu uçuşlardan birini gerçekleştirdi. Brezilya'da bu tarih Havacı Günü olarak anılıyor.
26 Ekim 1958: PanAm, Boeing 707 ile New York–Paris arasında ilk ticari uçuşu gerçekleştirdi. Bu, modern jet yolcu taşımacılığının başlangıç noktalarından biri kabul edilir.
Türkiye açısından özellikle dikkat çekenler
1 Ekim 1951 – Hava Harp Okulu açıldı.
6 Ekim 1926 – Kayseri Tayyare Fabrikası kuruldu.
21 Ekim 1987 – Türkiye'de montajı yapılan ilk F-16 resmî olarak uçuruldu.
24 Ekim 1992? – Hezarfen Havaalanı hizmete açıldı; Türkiye'nin ilk özel havaalanı olarak kayda geçti.
Ekim ayında Türk havacılık tarihinde öne çıkanlar
6 Ekim 1926 tarihinde Kayseri Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) fabrikası açıldı. Cumhuriyet döneminin ilk büyük uçak sanayii girişimlerinden biri oldu.
6 Ekim – TOMTAŞ'ın açılışı: Alman Junkers firması ile Türk Tayyare Cemiyeti'nin ortaklığıyla oluşturulan Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ), Kayseri'deki tesisini bu tarihte resmen açtı. Açılış devlet töreniyle gerçekleştirildi.Fabrikada başlangıçta uçakların montaj, bakım ve üretim faaliyetleri yürütüldü. Kaynaklara göre 1926'da A-20 uçaklarının montajına başlanmış, daha sonraki yıllarda farklı yabancı tasarımların lisans altında üretimi gerçekleştirilmiştir.TOMTAŞ'ın ortaklık sorunları nedeniyle faaliyetleri uzun sürmedi; tesis daha sonra Kayseri Uçak Fabrikası olarak yeniden yapılandırıldı.TOMTAŞ, doğrudan bir sivil havayolu olayı değil; Türk uçak sanayii ve havacılık tarihinin önemli bir kilometre taşıdır.
25 Ekim 1925, TOMTAŞ'ın kuruluş sürecinde önemli bir hukuki aşama gerçekleşti. Türk Tayyare Cemiyeti ile Junkers ortaklığındaki girişimin kuruluşu Bakanlar Kurulu tarafından bu tarihte onaylandı.
22 Ekim 1932 civarı Selahattin Reşit Alan'ın MMV-1 uçağının prototipi tamamlandı ve ilk test uçuşları yapıldı. Türkiye'de yerli uçak tasarım ve üretim çalışmalarının önemli örneklerinden biridir.
Ekim 1932 – MMV-1
Türk havacılık tarihinde daha az bilinen fakat ilginç bir başka Ekim olayı da Selahattin Reşit Alan'ın MMV-1 uçağı. Alan, Eskişehir Tayyare Fabrikası'nda çalışırken kendi girişimiyle bir eğitim ve keşif uçağı tasarladı. Prototipin yapımı 1932 Ekim'inde tamamlandı ve ayın sonlarına doğru test uçuşu gerçekleştirildi.
Görüldüğü gibi ikinci dünya savaşını Japonlar kazanmakta iken Almanların yenilmesi ile Atom Bombasını ülkelerine götüren ABD, hiç gözünü kırpmadan iki atom bombasını Japonya’ya atarak yenilmekten kurtuldu.
Bu “gözü dönmüş” lük ile insaniyete atılan bomba, milliyeti belli olmayan bir ülke insanının ne kadar vahşi ve duyarsız alabileceğinin an açık kanıtı.
Her milletin bir “haslet”i vardır. Milliyeti belli olmayanın ise ne yapacağı belli olmaz ama genelde en olmayacak olanı, yani insanlık dışı ne var ise onu yapabileceği bilinir.
Uçağı icat eden Avrupa, uçağa silahı en son koyandır.Smithsonian Enstitüsü, Avrupa’da casusluk yapıp, bir de ilk uçan yalanı ile havacılığa sahte isim yazdıran ABD’nin o dönemdeki CIA’sıdır.
ABD’de ilk uçuşu gerçekleştiren Gustav Weißkopf (Gustave Whitehead), ABD vatandaşlığına hiç geçmediği için gerçekleştirdiği ilk uçuş ABD tarafından resmen tanınmıyor.14 Ağustos 1901'de Connecticut'ta kendi yaptığı motorlu uçakla 800 metre uçmuştu. O sırada Smithsonian EnstitüsüAvrupa’da havacılık adına ne varsa bisikletçi Wright kardeşlere iletiyordu ama oyunu Kanadalı bir zeki adam bozdu. Alexander Bell’in de yardımıyla havacılıkta çığır açtı. Amerika kıtasında Lisans numarası 1 olan bu kişi Kanadalı Glenn Curtiss’dir.
ABD, Avrupa’nın gerisinde olmayı bir türlü kendine yediremedi. Hala bu takıntısı devam ediyor.Ay’a inme ve ay yüzeyinde yürüme konusu, Hollywood’da çekilen bir filmden ibaretti. Sonradan bilimsel çalışmalar için istenen videoların kayıtlı olduğu disk ve ay yüzeyinden getirildiği söylenen taşların kaybedildiği yalanı, hala gülmece konusudur. Düşünsenize, “kazara diskin üzerine kayıt yapılmış” dedi!
İlk elli yıllık plan, Rusya’ya karşı olandı. “Komünizmin başı her görüldüğü yerde ezilmelidir” sloganı, birçok ülkenin eğitim seviyelerinin düşürülerek, gerekli insan gücünü ABD’de yetiştirip ilgili ülkelere salınması ile içeriden fetih dönemini başarı ile uygulamıştır. 11 Eylül saldırısı da titiz bir planlamanın eseridir. İkinci Elli Yıllık Planını ilan etmek için kendi ülke vatandaşlarına saldırması ile “İslami Terör” dönemini başlatması ilginçtir. Şu an ikinci elli yıllık plan uygulanmaktadır ve bizler bu uygulamayı yaşamaktayız.
Bu arada ortaya çıkan Çin olgusu, bizleri şaşırtıyor olsa da ABD sanırım buna hazırlıklı idi. Hatta desteklediği de söylenebilir. IBM’in Lenovo olması bu planın dünya çapında tanınmasına neden olmuştur. Japonya’nın ABD’ye yatırım amacı ile girmesi de paranın ABD’ye çekilmesini sağlamıştır. Görüleceği üzere artık her şey para ve paranın sağladığı güçtür.
Sonbahar, hüzünlü ve sanatsal bir mevsimdir.Bu mevsimin getirdiklerini, vücudumuza olan biyolojik etkilerini, iklim değişikliğini ve görsel manzaraları dikkatle takip ediniz. Fotoğraf tutkunları için ise tam zamanıdır, her kare birer şaheser olarak yansıyacaktır.
Yorumlar