Türk havacılık tarihinin simge uçaklarından Nu.D-36, Sivrihisar’da yeniden üretildi ve uçabilir hale getirildi. Nuri Demirağ’ın havacılık vizyonunun önemli eserlerinden biri olan uçağın replikası, yaklaşık sekiz aylık çalışmanın ardından M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi envanterine katıldı. Proje, Sivrihisar’ı yalnızca bir müze alanı değil, Türk havacılık tarihinin yeniden üretildiği ve yaşatıldığı benzersiz bir merkeze dönüştürüyor.
Sivrihisar Havacılık Kulübü, Mehmet Sadullah Öztürk Hava ve Uzay Müzesi ile Mach Teknik iş birliğiyle yeniden üretilen Nu.D-36 uçağının müze envanterine katılması dolayısıyla Sivrihisar Havacılık Merkezi Necati Artan Tesisleri’nde tören düzenlendi. Törende Nuri Demirağ’ın havacılık tarihindeki yeri anlatılırken, replika uçağın yapım sürecini konu alan belgesel de gösterildi.
Nuri Demirağ’ın hayali yeniden hayat buldu
Türk sanayi ve havacılık tarihinin öncü isimlerinden Nuri Demirağ’ın 1936 yılında ürettirdiği Nu.D-36 eğitim uçağı, Cumhuriyet döneminin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan ve ekibi tarafından tasarlanmıştı. “Alan 2” adıyla da bilinen uçak, Türkiye’nin erken dönem havacılık sanayisinin en dikkat çekici projeleri arasında yer aldı.
Nu.D-36’nın uçabilir replikasının yapımına 9 Aralık 2025’te başlandı. Ali İsmet Öztürk liderliğindeki 11 kişilik Mach Teknik ekibi, yaklaşık sekiz ay süren çalışma sonunda uçağı sıfırdan yeniden imal etti. Teknik çizimlerin sınırlı olması nedeniyle eski fotoğraflar, belgeler ve ulaşılabilen teknik veriler titizlikle incelendi.
Uçağın kendine özgü iniş takımları yeniden üretildi, ahşap konstrüksiyonlu kanatları hazırlandı ve orijinal Nu.D-36’da olduğu gibi çift kumanda sistemi uygulandı. Günümüz uçuş emniyeti şartları dikkate alınarak yenilenen Continental R-670 tipi radyal motor da uçağa entegre edildi.
İlk uçuş Ali İsmet Öztürk’ten
Nu.D-36 replikası, 11 Ağustos 2026’da akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk’ün kumandasında ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece Nuri Demirağ’ın havacılık ideali ve Selahattin Reşit Alan’ın mühendislik mirası, 90 yıl sonra yeniden Türk semalarında kanat açtı.
Ali İsmet Öztürk, ilk uçuş sonrasında uçağın uçuş karakteristiğinin kendisini şaşırttığını belirtirken, replikanın yaklaşık yüzde 80 oranında tarihsel benzerlik taşıdığı ve tasarımda özgün görünüm kadar modern uçuş emniyeti standartlarının da dikkate alındığı ifade edildi.
“Burada destan yazıldı”
Törende konuşan Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Ali İsmet Öztürk ve ekibinin Sivrihisar’da önemli bir başarıya imza attığını belirterek, Nu.D-36’nın yeniden hayat bulmasının Türk havacılık tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Yılmaz, Nuri Demirağ’ın kendi uçağını tasarlayan, üreten ve pilotlarını yetiştiren güçlü bir Türkiye hayaline sahip olduğunu vurguladı.
Vali Yılmaz ayrıca yaklaşık sekiz aylık çalışma sonunda uçağı uçabilir hale getiren 11 kişilik teknik ekibi kutlayarak projeyi Türk havacılık tarihine yapılmış önemli bir katkı olarak değerlendirdi.
“Üretiyoruz ve uçuyoruz”
Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk ise Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” sözünü hatırlatarak Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ ve Selahattin Reşit Alan gibi isimlerin Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaya koyduğu havacılık vizyonuna dikkat çekti.
Öztürk, Sivrihisar Havacılık Merkezi’nin yalnızca uçakların sergilendiği bir alan olmadığını belirterek, “Bu tesisler üretmedikçe, burada uçulmadıkça, havacılık ruhu yaşatılamaz. Üretiyoruz ve uçuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Önce Vecihi XIV, şimdi Nu.D-36
Sivrihisar’daki tarihî uçak projeleri Nu.D-36 ile başlamadı. M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi, Sivrihisar Havacılık Kulübü ve Mach Teknik daha önce Vecihi Hürkuş’un 1930 yılında tasarlayıp ürettiği Vecihi XIV’ün replikasını da yeniden imal etmişti. Vecihi XIV replikası 2025 yılında müze envanterine katıldı.
Böylece Vecihi Hürkuş’un Vecihi XIV’ü ile Nuri Demirağ ve Selahattin Reşit Alan’ın Nu.D-36’sı, aynı havacılık mirasının parçaları olarak Sivrihisar’da buluşmuş oldu.
Türk havacılığının “Universal Stüdyoları”
Sivrihisar Havacılık Merkezi bugün yalnızca bir müze olarak faaliyet göstermiyor. Merkezde uçuşlar, paraşüt atlayışları, eğitim faaliyetleri, model uçak ve insansız hava aracı çalışmaları, akrobasi gösterileri ve çeşitli havacılık organizasyonları gerçekleştiriliyor. M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi ise uçabilir durumdaki tarihî uçaklarıyla Türkiye’de özel bir konuma sahip.
Sivrihisar’daki çalışmaların en dikkat çekici tarafı ise geçmişin yalnızca sergilenmemesi. Türk havacılık tarihinin kaybolmuş uçakları araştırılıyor, yeniden üretiliyor, motorları çalıştırılıyor ve yeniden gökyüzüne çıkarılıyor. Bu yönüyle merkez, adeta “Türk havacılığının Universal Stüdyoları” görünümüne kavuşuyor.
Nu.D-36’nın müze envanterine katıldığı tören, Ali İsmet Öztürk’ün uçağa binerek alanda taksi ve uçuş gerçekleştirmesiyle sona erdi.
Sivrihisar’da bugün yalnızca tarihî uçaklar yeniden yapılmıyor; Türk havacılığının hafızası yeniden kanatlandırılıyor.

AirportHaber o tarihi anları sizin için görüntüledi pic.twitter.com/5kb84LoRN0
— AirportHaber (@AirportHaber) August 31, 2026
©AirportHaber
Yorumlar