Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, KDM-ORG sistemi, taşeron personel yapısı, kamu kaynaklarının kullanımı ve kurum bünyesindeki kişisel verilerin güvenliği konusunda yeni sorular gündeme getirdi. Erdağı, yaşanan tartışmanın artık yalnızca bir dijitalleşme projesiyle sınırlı olmadığını, kamu yönetimi, şeffaflık ve veri güvenliği boyutuna ulaştığını savundu.
Erdağı, SHGM Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek’in özellikle KDM-ORG sistemine verdiği öneme dikkat çekerek, sistemin Türk sivil havacılığına sağladığı somut faydaların, toplam maliyetinin ve projede görev alan personel yapısının kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.
“KDM-ORG hangi sorunu çözdü?”
Erdağı, KDM-ORG’un hangi SHGM hizmetini hızlandırdığı, hangi bürokratik yükü azalttığı ve hangi maliyeti düşürdüğü sorularının hâlâ yanıt beklediğini belirtti.
Sistem için bugüne kadar kamu bütçesinden doğrudan veya dolaylı ne kadar harcama yapıldığını soran Erdağı, projede görev yapan kamu personeli, taşeron çalışanlar, yazılım personeli ve çağrı merkezi çalışanlarının sayıları ile görev tanımlarının da açıklanması gerektiğini savundu.
Erdağı ayrıca, projede hangi şirketlerle hangi yöntem ve sözleşmeler üzerinden çalışıldığının, yapılan ödemelerin ve ortaya çıkan yazılım, rapor ve diğer çıktıların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Sınai mülkiyet tartışmasını yeniden gündeme getirdi
Erdağı, daha önce gündeme taşıdığı KDM/KDM-ORG ile bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü sınai mülkiyet hakkına ilişkin tartışmayı da yineledi.
Kamunun personeli, altyapısı, zamanı, verileri veya mali kaynaklarının kullanıldığı bir sistem söz konusuysa, bununla bağlantılı bir sınai mülkiyet hakkının neden SHGM adına değil de Genel Müdür Kemal Yüksek adına tescil edildiği iddiasının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Erdağı, bu konunun “kamu malı, kamu etiği ve hesap verebilirlik” bakımından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Taşeron personelin görevleri sorgulandı
Erdağı’nın bir diğer eleştirisi, KDM-ORG ve bağlantılı projelerde çalıştırıldığı öne sürülen taşeron personele yönelik oldu.
Bu kişilerin görev tanımlarının, mesailerinin nasıl denetlendiğinin, hangi projelerde çalıştıklarının ve kamuya ne tür somut çıktılar ürettiklerinin açıklanmasını isteyen Erdağı, kamu kaynaklarıyla çalışan personelin yaptığı işlerin denetlenebilir olması gerektiğini söyledi.
Sosyal medya hesapları ve veri güvenliği iddiası
Erdağı, bazı sosyal medya hesaplarının özellikle SHGM’ye yönelik eleştirel yazılarının ardından sistematik biçimde yorum yaptığını ve kimi paylaşımlarda yalnızca kurum kayıtlarında bulunabilecek nitelikte bilgilere atıf yapıldığı yönünde şüphe taşıdığını ifade etti.
Bu iddiaları kesinleşmiş bir veri ihlali olarak sunmadığını belirten Erdağı, buna rağmen kurum bünyesinde tutulan kişisel ve resmî dosyalara kimlerin eriştiğinin teknik olarak araştırılması gerektiğini savundu.
Erdağı, kurum sistemlerindeki erişim loglarının incelenmesi, hangi kullanıcının hangi belgeyi ne zaman görüntülediğinin ve herhangi bir aktarım yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi çağrısında bulundu.
Eski yargılama dosyasını örnek gösterdi
Erdağı, Isparta uçak kazası sonrasında hakkında yürütülen eski bir yargılama dosyasının yaklaşık 15 yıl sonra sosyal medyada yeniden gündeme getirilmesini de örnek gösterdi.
Söz konusu dosyada ilk derece mahkemesinde verilen kararın öne çıkarıldığını, ancak kendisinin Yargıtay sürecinin ardından beraat ettiğini belirten Erdağı, nihai hukuki sonucu paylaşmadan eski bir karar üzerinden kamuoyu oluşturulmasını itibarsızlaştırma girişimi olarak değerlendirdi.
Ulaştırma Bakanlığı’na inceleme çağrısı
Erdağı, tartışmanın artık kişisel bir mesele olmadığını belirterek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na kapsamlı bir inceleme çağrısında bulundu.
KDM-ORG ve bağlantılı projelere ilişkin sözleşmelerin, yapılan ödemelerin, taşeron personelin görev tanımlarının ve sistemin fikrî ve sınai mülkiyet yapısının incelenmesini isteyen Erdağı, ayrıca kurum arşivlerinde bulunan kişisel verilere kimlerin eriştiğinin de teknik kayıtlar üzerinden araştırılması gerektiğini ifade etti.
“Gerçek dijitalleşme şeffaflıktır”
Erdağı, dijitalleşmenin yalnızca yeni sistemler kurmak anlamına gelmediğini belirterek, gerçek dijitalleşmenin şeffaflık, izlenebilirlik, veri güvenliği ve hesap verebilirlik üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
KDM-ORG’un gerçekten önemli bir başarı olduğu düşünülüyorsa, maliyetinin, personel yapısının, çalışılan firmaların, ürettiği somut değerin ve mülkiyet haklarının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.
“Benim meselem SHGM değil”
Uzun yıllar SHGM’de görev yaptığını hatırlatan Erdağı, kuruma düz memur olarak başladığını, farklı daire başkanlıklarında görev yaptıktan sonra Genel Müdür Yardımcılığı görevinden emekli olduğunu belirtti.
SHGM’nin kurumsal kimliğiyle hiçbir sorunu olmadığının altını çizen Erdağı, eleştirilerinin kurumun uzman ve deneyimli personeline değil, mevcut yönetim çevresinde bulunduğunu ileri sürdüğü bazı kişilerin görev ve faaliyetlerine yönelik olduğunu ifade etti.
Erdağı, kamu kaynaklarıyla çalışan kişilerin hangi statüde görev yaptıklarının, ne tür kamu hizmeti ürettiklerinin ve kendilerine ne kadar ödeme yapıldığının açıklanması gerektiğini belirterek bu konuların takipçisi olmaya devam edeceğini söyledi.
Erdağı’nın değerlendirmesinin ana mesajı ise şu oldu:
“Devlet kurumlarında sır olması gereken vatandaşın kişisel dosyasıdır; kamu parasının nereye harcandığı değil.”
Yorumlar