Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımıyla 2030 yılında karbondioksit emisyonlarının yüzde 5 azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı. Uraloğlu, Türkiye’nin bu alanda bölgesel üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olmayı amaçladığını belirtti.
Bakan Uraloğlu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yayımlanarak yürürlüğe giren Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı’nın (SHT-SAF), havacılıkta düşük karbonlu dönüşüm açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
Sürdürülebilir havacılık yakıtının (SAF) kullanımını yaygınlaştırarak sektörün çevresel etkilerini azaltmayı amaçladıklarını belirten Uraloğlu, 2026 yılı için litre başına emisyonlarda yüzde 0,5 azaltım hedeflediklerini bildirdi. Uraloğlu, “2030 yılı hedefimiz ise sürdürülebilir havacılık yakıtı ile karbondioksit emisyonunu yüzde 5 oranında azaltmaktır” dedi.
SAF’ın mevcut uçak motorlarında ilave teknoloji değişikliği gerektirmeden kullanılabildiğini ifade eden Uraloğlu, bu sayede filoların yenilenmesi beklenmeden emisyonların azaltılmasına katkı sağlanabildiğini kaydetti.
Elektrikli ulaşım çözümlerinin havacılıkta kullanımına da değinen Uraloğlu, bataryaların ağırlığı ve enerji yoğunluğunun özellikle uzun menzilli uçuşlarda sınırlayıcı olduğunu söyledi. Uraloğlu, mevcut teknolojiyle 50 ton yakıt tüketen uzun menzilli bir uçağın aynı uçuşu yapabilmesi için yaklaşık 2 bin 500 ton batarya taşıması gerekeceğini belirterek SAF’ın önemine dikkat çekti.
Türkiye’de sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik çalışmaların kamu ve özel sektör iş birliğiyle ilerlediğini aktaran Uraloğlu, üretim, pilot tesis, fizibilite ve planlama aşamalarındaki projelerle yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Uraloğlu, yatırımların hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin SAF alanında bölgesel üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olmasının amaçlandığını ifade etti.
Üretimde uluslararası standartların esas alındığını belirten Uraloğlu, teknik yeterliliğin yanı sıra sera gazı emisyonlarının azaltılması, su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi gibi çevresel ve sosyal kriterlerin de gözetildiğini kaydetti.
Yorumlar