11 Haziran 2026, Perşembe 10:21:39

Havacılıkta Sessizce Büyüyen İnsan Faktörü Riski

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, havacılık sektöründe giderek büyüyen insan faktörü riskine dikkat çekti.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, havacılık sektöründe giderek büyüyen insan faktörü riskine dikkat çekti. Son yıllarda havacılığın daha çok teknik sorunlar, motor arızaları ve üretici kaynaklı problemlerle gündeme geldiğini belirten Erdağı, asıl tehlikenin ise sessizce büyüyen yorgunluk, stres ve tükenmişlik olduğunu savundu.

“Uçaklar Değil, İnsanlar Yoruluyor”

Airbus A320neo uçaklarında kullanılan Pratt & Whitney motorlarında yaşanan sorunlar ile Boeing 737 MAX programında ortaya çıkan tasarım ve sertifikasyon tartışmalarının kamuoyunun dikkatini teknik konulara yönelttiğini ifade eden Erdağı, havacılıkta emniyetin yalnızca uçakların güvenilirliğiyle ölçülemeyeceğini söyledi.

Erdağı, teknik arızaların tespit edildiğinde uçakların yere indirilebildiğini veya yazılım güncellemeleriyle giderilebildiğini ancak yorulan ve tükenme noktasına gelen insan unsurunun aynı kolaylıkla tespit edilemediğini vurguladı.

Yorgunluk ve Stres Sistemin Her Noktasında

Havacılık sektöründe filoların büyüdüğünü, uçuş sayılarının arttığını ancak insan kaynağının aynı hızla gelişip gelişmediğinin sorgulanması gerektiğini belirten Erdağı, pilotlardan kabin ekiplerine, teknisyenlerden hava trafik kontrolörlerine kadar sistemin her noktasında görünmeyen bir yük oluştuğunu ifade etti.

Bu yükün yorgunluk, stres ve tükenmişlik olarak ortaya çıktığını kaydeden Erdağı, özellikle yoğun operasyon dönemlerinde çalışanların biyolojik sınırlarını zorlayan çalışma düzenleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Sürekli değişen vardiyalar, uzun görev süreleri ve artan operasyon baskısının dikkat seviyesini düşürdüğünü, karar verme süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Erdağı, insan faktörünün sessizce büyüyen bir emniyet riski oluşturduğunu söyledi.

“Hata Bir Anda Değil, Zamanla Oluşuyor”

İnsan performansındaki düşüşün çoğu zaman ani değil, kademeli gerçekleştiğine dikkat çeken Erdağı, durumu metal yorgunluğuna benzetti.

Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünse de sistem içerisinde riskin büyümeye devam ettiğini belirten Erdağı, havacılık tarihindeki birçok kazanın teknik eksiklikler, operasyonel baskılar ve insan hatalarının birleşimi sonucunda meydana geldiğini hatırlattı.

Bakım ve Hava Trafik Yönetiminde İş Yükü Artıyor

Yeni nesil hava araçlarının daha karmaşık teknolojiler içerdiğini belirten Erdağı, teknisyenlerin bilgi yükünün sürekli arttığını, buna rağmen birçok işletmede personel eksikliği ve operasyon baskısının sürdüğünü söyledi.

Bazı durumlarda “uçağı zamanında uçurma” baskısının emniyet kültürünün önüne geçebildiğini savunan Erdağı, havacılıkta en tehlikeli yaklaşımlardan birinin “bir şey olmaz” anlayışı olduğunu vurguladı.

Hava trafik yönetimi tarafında da benzer sorunlar yaşandığını belirten Erdağı, Avrupa genelinde artan trafik hacmine rağmen insan kaynağının aynı oranda büyümediğini, bunun da kontrolörlerin iş yükünü artırdığını ifade etti.

“Büyüme İnsan Kaynağıyla Desteklenmeli”

Havayollarının yeni uçak siparişleri ve yolcu rekorlarıyla öne çıktığını belirten Erdağı, sektörün yeterince sormadığı temel sorunun insan kaynağının bu büyümeye hazır olup olmadığı olduğunu söyledi.

Havacılığın yalnızca uçaklardan değil, pilotlar, teknisyenler, kabin ekipleri, hava trafik kontrolörleri, planlamacılar ve yer hizmetleri çalışanlarından oluşan büyük bir emniyet sistemi olduğunu ifade eden Erdağı, bu sistemin merkezinde insanın bulunduğunu vurguladı.

SHGM’ye Denetim ve İnsan Faktörü Eleştirisi

Yazısında SHGM'nin son dönemde izlediği politikalara da değinen Erdağı, havacılık emniyetinin dijital platformlar ve eğitim portalları üzerinden değil, güçlü denetim mekanizmalarıyla sağlanabileceğini savundu.

SHGM’nin düzenleme, denetleme ve yaptırım kapasitesine yönelik eleştirilerin sektör içinde giderek arttığını belirten Erdağı, denetçi sayısı, uzman personelin korunması ve kurumsal hafızanın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.

Buna karşın kamuoyuna daha çok KDM-ORG benzeri dijital projelerin anlatıldığını kaydeden Erdağı, bir ülkenin havacılık emniyetinin sahip olduğu dijital platform sayısıyla değil, yetiştirdiği yetkin denetçiler ve oluşturduğu güçlü emniyet kültürüyle ölçüldüğünü savundu.

GÖKBEY Eğitimi Tartışması

Erdağı, TUSAŞ tarafından geliştirilen GÖKBEY helikopterinin bakım personeline yönelik tip eğitimlerinin KDM-ORG sistemi üzerinden yürütüleceğinin açıklanmasının da sektörde tartışma yarattığını belirtti.

Tip eğitimlerinin doğrudan uçuş emniyetini etkileyen kritik süreçler olduğunu vurgulayan Erdağı, bu eğitimlerde teknik yeterlilik, kalite güvencesi ve insan faktörünün ön planda tutulması gerektiğini ifade etti.

“Teknolojiyi Denetleyen Yine İnsan”

Airbus ve Boeing örneklerinin tüm dünyaya aynı gerçeği gösterdiğini belirten Erdağı, teknolojinin, yazılımların ve sistemlerin hata yapabileceğini ancak bu hataları fark edecek, sorgulayacak ve önleyecek unsurun yine insan olduğunu söyledi.

Türkiye’nin havacılıkta ihtiyaç duyduğu şeyin yeni dijital platformlardan çok güçlü denetçiler, bağımsız uzmanlar, yetkin teknisyenler, iyi eğitilmiş pilotlar ve insan faktörünü merkeze alan bir emniyet kültürü olduğunu ifade eden Erdağı, havacılık tarihinde birçok emniyet olayının temelinde insan faktörünün ihmal edilmesinin bulunduğunu belirtti.

Erdağı, havacılığın geleceğinin konuşulurken uçaklardan önce insan unsurunun ele alınması gerektiğini vurgulayarak, emniyet kültürünün sürdürülebilirliğinin ancak güçlü insan kaynağıyla mümkün olacağını kaydetti.

Havacılıkta Sessizce Büyüyen İnsan Faktörü Riski

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000