Işık Başateş, THY’deki efsanevi kariyerine New York–İstanbul uçuşunda aldığı sürpriz evlilik teklifi ve Cem Kozlu’nun tarihi vedasıyla nokta koydu.
Türk Hava Yolları’nda meslek hayatının tamamını geçiren Işık Başateş, sadece bir kabin memuru değil; yıllar içinde gösterdiği başarı, disiplin ve liderlik ile kabin hiyerarşisinin en üst rütbesi olan Purser seviyesine kadar yükselmiş saygın bir isimdi. Gökyüzündeki uzun yolculuğuna unutulmaz bir finalle veda eden Başateş, son uçuşunu New York–İstanbul hattında gerçekleştirdi. Ancak onu sıradan bir veda değil, hem kariyerine hem de özel hayatına damga vuracak iki büyük sürpriz bekliyordu.
Gökyüzünde Bir Kariyer: Kabin Memuru → Kabin Amiri → Purser
Işık Başateş’in THY kariyeri, yalnızca uçuş saatlerinden oluşan bir mesai değildi.
Önce kabin memuru olarak göreve başladı, kısa sürede soğukkanlılığı ve ekip yönetimindeki becerileriyle kabin amirliğine yükseldi. Ardından kabindeki en yüksek otorite olan Purser unvanını alarak uçuşun tüm sorumluluğunu üstlenen isimlerden biri hâline geldi.
Bu süreçte:
• Kaç yeni kabin memurunun ilk uçuş heyecanını ustalıkla rahatlattı,
• Kaç genç meslektaşına ablalık yaptı,
• Kaç kriz anında ekibini güvenle yönetti,
• Kaç panik hâlindeki yolcuyu sakinleştirdi,
• Kaç şiddetli türbülansın içinden güvenle çıktı,
• Kaç doğum sancısı tutan hamile yolcuya ilk müdahaleyi yaptı,
bunların sayısı yılların biriktirdiği anılarda saklı.
Başateş ayrıca kariyeri boyunca:
• milletvekillerine,
• bakanlara,
• Başbakanlara,
• Cumhurbaşkanlarına,
özel protokol çerçevesinde servis yaptı; sayısız diplomatik uçuşta THY’yi temsil etti.
Uçakta Gelen Sürpriz: Müstakbel Eşinden Evlilik Teklifi
New York–İstanbul uçuşu sırasında kabin ekibinin ve yolcuların da dahil olduğu özel bir organizasyonla müstakbel eşinden evlilik teklifi alan Işık Başateş, yıllar boyunca binlerce yolcuya profesyonelce hizmet eden bir Purser olarak ilk kez kendi duygularıyla yüzleşti.
Başateş’in verdiği “evet” cevabı, kabinde coşkulu alkışlarla karşılandı. Kriz anlarında soğukkanlı kalmasıyla bilinen Başateş, bu kez mutluluktan gözyaşlarını tutamadı.
İnişte Tarihi Bir An: Cem Kozlu’nun Vedası
Uçak İstanbul Havalimanı’na teker koyduğunda ise onu çok daha büyük bir sürpriz bekliyordu.
Türk Hava Yolları’nın efsanevi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kozlu, apron’da bizzat hazır bulunarak Işık Başateş’e veda etti.
Kozlu’nun yıllardır görüşmediği eski bir çalışan için programını değiştirip apron’a gelmesi, THY camiasında büyük bir vefa örneği olarak değerlendirildi.
Kozlu’nun THY tarihine kazınan sözleri hâlâ hatırlanıyor:
“Bugün arkadaşını satan, yarın şirketini satar.”
1990’lı yıllarda disiplini ve kurum kültürünü koruma konusundaki sert ama adil tavrıyla tanınan Kozlu, THY’nin dönüşümünde en etkili isimlerden biriydi. Onun, yıllar sonra bir Purser’ın emeklilik vedasına katılması, çalışanlar arasında “THY’nin eski ruhundan bir selam” yorumlarıyla karşılandı.
Alkışlarla Gelen Veda
Cem Kozlu’nun tebriki, kabin ekibi ve yolcuların alkışlarıyla birleşince Işık Başateş’in vedası hem duygusal hem de tarihi bir ana dönüştü.
Gözleri dolan Başateş, hem kariyerine hem de yeni hayatına aynı gün içinde adım attı.
THY’de onlarca yıl boyunca binlerce yolcuya hizmet eden, genç kabin memurlarına yol gösteren ve kabin kültürünü gelecek nesillere aktaran Işık Başateş, camianın hafızasında iz bırakan bir Purser olarak yerini aldı.
Airporthaber/özel




Yorumlar