Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı yazıda Türkiye’de sivil havacılık sektörüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdağı, sektörde “sessiz bir çöküş” yaşandığını öne sürerek, güvenlik kültürü ve kurumsal şeffaflık konusunda uyarılarda bulundu.
“Herkes Biliyor, Kimse Konuşmuyor”
Erdağı yazısında, kamu kurumları, havayolları, yer hizmetleri, bakım kuruluşları ve eğitim kurumları dahil yaklaşık 400 bin kişilik bir ekosisteme sahip olan havacılık sektöründe risklerin açıkça tartışılmadığını savundu. Sektörde yaygın bir “suskunluk kültürü” oluştuğunu belirten Erdağı, sorunların görünür olmaktan ziyade görünmez kılınmaya çalışıldığını ifade etti.
Özellikle düzenleyici otorite, altyapı işletmecisi ve sektörün büyük oyuncuları arasındaki ilişkilerin oluşturduğu iklimde, personelin “bana bir şey olmasın” refleksiyle hareket ettiğini dile getiren Erdağı, bunun operasyonel güvenlik açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Emniyet Raporları ve Güvenlik Kültürü Vurgusu
Yazıda, emniyet raporlarının gerektiği şekilde değerlendirilmediği ve kurumsal hafızaya dönüşmeden raflarda kaldığı eleştirisi yer aldı. Havacılıkta güvenlik kültürünün “sus” anlayışıyla değil, açık iletişim ve geri bildirim mekanizmasıyla güçlenebileceğini vurgulayan Erdağı, risklerin zamanında dillendirilmemesinin ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Antalya’da taksi sırasında meydana gelen ve bir yolcu uçağının sol ana iniş takımı dikmesinin kırılmasıyla sonuçlanan olaya da değinen Erdağı, bu tür olayların ciddi birer uyarı olarak görülmesi gerektiğini savundu.
Üniversiteler ve Havacılık Basını Eleştirisi
Türkiye’de 70 üniversitede 77 bölümde havacılık eğitimi verildiğini hatırlatan Erdağı, akademik çevrelerin sektörel sorunlara ilişkin daha güçlü ve bağımsız bir tutum sergilemesi gerektiğini dile getirdi.
Havacılık basınına yönelik de eleştirilerde bulunan Erdağı, basının düzenleyici kurumlar ve sektör aktörleriyle mesafesini koruması gerektiğini belirtti. Eleştirel refleksini kaybeden yayıncılığın sektöre katkı sunamayacağını savundu.
KDM/ORG Tartışması
Yazıda ayrıca kamuoyunda tartışılan KDM/ORG modeline değinilerek, söz konusu yapının şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından sorgulanması gerektiği ifade edildi. Erdağı, bir modelin gerçekten başarılı olup olmadığının övgü değil, veriler ve bağımsız denetimle ortaya konulabileceğini belirtti.
ABD’de pilot eğitimlerinde “Türk modelinin” kullanılmaya başlandığı yönündeki iddialara da atıfta bulunan Erdağı, bu tür söylemlerin belgelerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“Konuşmak Emniyet Görevidir”
Erdağı yazısını, eleştirinin bir kuruma ya da kişiye yönelik saldırı değil, sektörel sorumluluk gereği olduğunu belirterek tamamladı. Sivil havacılığın alkışla değil şeffaflık ve itiraz kültürüyle güçleneceğini ifade eden Erdağı, sessizliğin havacılıkta masum olmadığını kaydetti.
Yorumlar