Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat’ın prim ve ikramiye sözü boş çıkınca iştiraklere prim yerine alışveriş kartı dağıtılmıştı. Dağıtılan hediye kartları sonrası ortaya çıkan bir mesaj, kurum içindeki iletişim anlayışına dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Mesajda açıkça görülüyor ki; temizlik ve çay personelinden, verilen hediye kartları için Ahmet Bolat etiketlenerek LinkedIn üzerinden teşekkür paylaşımı yapmaları isteniyor. Üstelik bu paylaşımların ekran görüntülerinin toplanması ve kısa süre içerisinde üst yönetime iletilmesi talep ediliyor.
Burada durup sormak gerekiyor:
Teşekkür dediğimiz şey gerçekten talimatla mı yapılır?
Kurumsal hayatın doğasında elbette motivasyon vardır, ödüllendirme vardır. Ancak bir teşekkürün değeri, onun samimiyetinden gelir. Eğer bir çalışan, aldığı bir destekten dolayı içinden gelerek paylaşım yapıyorsa bu kıymetlidir. Ama bu paylaşım bir hiyerarşi zinciri içinde, şefler aracılığıyla organize edilip, süre verilerek raporlanıyorsa, ortada artık doğal bir davranıştan değil, yönlendirilmiş bir görüntüden söz ederiz. Bunun adı zorla yalakalık yaptırmaktır.
Daha da dikkat çekici olan nokta ise bu talebin yöneldiği kesimdir. Temizlik ve çay personeli… Kurumun en alt kademesinde yer alan, çoğu zaman sesi duyulmayan bu çalışan grubunun, bir anda “kurumsal iletişimin vitrini” haline getirilmesi, tartışmayı daha da derinleştiriyor.
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
Ortada bir teşekkür değil, bir görüntü ihtiyacı var.
Zira süreç sadece paylaşım ile sınırlı değil. Paylaşımların ekran görüntülerinin toplanması ve belirli bir süre içerisinde merkeze iletilmesi isteniyor. Bu da meselenin bireysel değil, tamamen organize bir iletişim çalışması olduğunu ortaya koyuyor.
Kurumsal itibarı güçlendirmek için çalışanların sosyal medya paylaşımlarına ihtiyaç duyulabilir. Ancak bu ihtiyaç, çalışanların doğal davranışları üzerinden şekillenmeli. Talimatla, süre baskısıyla ve raporlama sistemiyle yapılan her adım, samimiyeti zedeler.
Sonuçta ortaya çıkan şey ise şudur:
Gerçek bir teşekkür değil, kurgulanmış bir teşekkür görüntüsü.
Ve unutulmaması gereken en önemli nokta şu:
Samimiyetin olmadığı yerde, en çok görünen şey bile en az inandırıcı olandır.
Peki bir soru sorup kamuoyunun vicdanına bırakalım anlayışınızı!
Paylaşmak istemeyen veya linkedin hesabı olmayanları nasıl bir son bekliyor? TSS Genel Müdürü Emre Menevşe bu soru sana…
©AirportHaber





Yorumlar Tüm Yorumlar (5)