Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), giderek yoğunlaşan küresel hava trafiğinin daha etkin yönetilmesi amacıyla Hava Trafik Akış Yönetimi (Air Traffic Flow Management - ATFM) sisteminin dünya genelinde yaygınlaştırılması için harekete geçti.
Kanada’nın Montreal kentinde bu ay gerçekleştirilen beş günlük toplantılarda, hükümet temsilcileri ve havacılık sektörü paydaşları sistemin küresel ölçekte daha hızlı uygulanmasına destek verdi.
Yeni yaklaşımın temelinde, hava trafik yoğunluğunun önceden belirlenmesi ve uçuşların mevcut hava sahası ile havalimanı kapasitelerine göre planlanması bulunuyor.
UÇAKLAR HAVADA DEĞİL, YERDE BEKLETİLECEK
ICAO’nun üzerinde çalıştığı düzenlemeyle birlikte, varış havalimanında yoğunluk veya olumsuz hava koşulları nedeniyle gecikme yaşanacağının önceden tespit edilmesi durumunda, uçakların kalkışlarının kontrollü şekilde ertelenmesi öngörülüyor.
Böylece uçakların varış noktalarında uzun süre havada tur atarak beklemesinin önüne geçilmesi, yakıt tüketiminin azaltılması ve hava trafik akışının daha öngörülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.
Sistem kapsamında hava yolu şirketleri, havalimanı işletmecileri, hava trafik kontrol birimleri ve meteoroloji kuruluşları operasyonel verileri daha erken paylaşarak ortak karar alma süreçlerine katılacak.
AVRUPA’DA GECİKMELERİN MALİYETİ 2,3 MİLYAR DOLARI AŞTI
ICAO’nun girişimini destekleyen veriler, hava trafik yönetimindeki gecikmelerin ekonomik boyutunu da ortaya koydu.
Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine dayanan bilgilere göre, 2025 yılında Avrupa’da hava trafik yönetiminden kaynaklanan gecikmelerin ekonomik maliyeti en az 2,3 milyar dolara ulaştı.
Buna karşılık EUROCONTROL tarafından uygulanan kapasite ve hava durumu odaklı operasyonel düzenlemeler, 2026 yılının mayıs-ağustos döneminde yaklaşık 3,1 milyon dakikalık gecikmenin önlenmesini sağladı.
Söz konusu uygulamalar sayesinde yaklaşık 448 milyon dolarlık tasarruf elde edilirken, özellikle hava koşulları ve kapasite kısıtlamalarının yaşandığı günlerde hava trafik ağının operasyonel istikrarında yüzde 14’lük iyileşme kaydedildi.
13 BİN 330 TON YAKIT TASARRUFU SAĞLANDI
Hava trafik akış yönetiminin olumlu sonuçları Amerika kıtasında da görüldü.
ICAO’nun desteklediği ortak uygulamalar sayesinde 2026 yılında Kuzey ve Güney Amerika’da 265 bin dakikadan fazla uçuş süresi tasarrufu sağlandı.
Yaklaşık 4 bin 400 saate karşılık gelen bu kazanımın ekonomik değerinin 38,9 milyon doları aştığı belirtildi.
Aynı dönemde yaklaşık 13 bin 330 ton uçak yakıtı tasarrufu gerçekleştirilirken, 42 bin 160 ton karbondioksit salımının da önüne geçildi.
YENİ KURALLAR KASIM 2030’DA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
ICAO, hava trafik akış yönetimine ilişkin yeni uluslararası düzenlemelerin Kasım 2030’da uygulanmaya başlamasını hedefliyor.
Bu kapsamda, ülkelerin yeni sisteme uyumunu kolaylaştırmak amacıyla 2027 yılından itibaren bölgesel çalıştaylar düzenlenmesi planlanıyor.
Yeni düzenlemelerle hava trafik akış yönetiminin ülkelerin tercihlerine bırakılan bir uygulama olmaktan çıkarılarak küresel hava ulaşım sisteminin temel operasyonel unsurlarından biri haline getirilmesi amaçlanıyor.
ICAO’ya göre, 2025 yılında dünya genelinde yaklaşık 38 milyon uçuşla 5 milyara yakın yolcu taşındı. Yolcu sayısının 2050 yılında 12,4 milyara ulaşabileceği öngörülüyor.
Artan hava trafiği, jeopolitik gelişmeler nedeniyle değişen uçuş rotaları ve hava sahalarındaki kapasite kısıtlamaları dikkate alındığında, ülkeler arasında daha güçlü koordinasyon sağlanması küresel havacılığın öncelikli ihtiyaçları arasında gösteriliyor.
Yorumlar