19 Ocak 2026, Pazartesi 09:43:57

SHGM’ye yönelik “emniyet” eleştirileri büyüyor

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün son yıllarda izlediği politika ve uygulamalar, havacılık emniyeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kurumun eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirme yazısında SHGM bünyesinde emniyet anlayışının sistemli şekilde zayıflatıldığını ileri sürdü.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün son yıllarda izlediği politika ve uygulamalar, havacılık emniyeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kurumun eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirme yazısında SHGM bünyesinde emniyet anlayışının sistemli şekilde zayıflatıldığını ileri sürdü.

Erdağı, sivil havacılıkta emniyetin sloganlarla değil; ölçülebilirlik, denetlenebilirlik ve güçlü kurumsal hafıza ile sağlanabileceğini vurgulayarak, SHGM’de bunun tam tersinin yapıldığını savundu. Yazıda, yıllarca sektörde görev almış uzman personelin kurum dışına itildiği, bilgi birikimi ve tecrübenin tasfiye edilmesiyle emniyet zincirinin kırıldığı ifade edildi.

“Uzman devre dışı bırakıldı, sistem zayıfladı” iddiası

Değerlendirmede, havacılık emniyetinin tecrübe, analiz ve kök neden araştırması gerektirdiği belirtilirken; SHGM’de eğitim, denetim ve yeterlilik süreçlerinin masa başında, geçici ve yetkinliği tartışmalı kadrolara bırakıldığı ileri sürüldü. Bu durumun doğrudan emniyet riski yarattığı savunuldu.

KDM-ORG modeli tartışma konusu

Erdağı’nın eleştirilerinin odağında, sivil havacılık eğitim sisteminin tek merkezde toplandığı KDM-ORG modeli yer aldı. Yazıda bu yapının uluslararası standartlarla örtüşmediği, ICAO normlarına uygun olmadığı ve eğitimde ölçülebilirlik ile denetlenebilirliği ortadan kaldırdığı iddia edildi. Sistemin, eksik ve aksaklıkların kök neden analizini de fiilen imkânsız hale getirdiği öne sürüldü.

Ayrıca KDM-ORG’un ulusal ve uluslararası denkliğinin bulunmadığı, onaylanmış bir proje altyapısına ya da Cumhurbaşkanlığı yatırım programında yer alan bir karşılığı olmadığı savunuldu. Buna rağmen kamu kaynaklarının bu yapıya aktarıldığı iddiası dile getirildi.

Gizlilik ve veri güvenliği vurgusu

Yazıda, ATPL, CPL, PPL ve dispeç gibi kritik sınav sorularına, hava yolu şirketlerinin güvenlik ve bakım programlarına, hatta mali denetim raporlarına hukuki statüsü net olmayan taşeron personelin erişimi olduğu öne sürüldü. Bu durumun emniyet kültürüyle bağdaşmadığı ifade edildi.

“Emniyet değil, belirsizlik üretiliyor” eleştirisi

Erdağı, uzmanlığı dışlayan, denetimi zayıflatan ve eğitimi kapalı bir yapıya hapseden bu sistemin havacılık emniyetini güçlendirmek yerine belirsizliği büyüttüğünü savundu. Yazıda, gelinen noktada SHGM eliyle verilen bazı sertifika süreçlerinin “eğitim” adı altında sunulmasının ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekildi.

Eleştiriler, sivil havacılık kamuoyunda SHGM’nin emniyet yaklaşımı, eğitim modelleri ve kurumsal yapısına yönelik tartışmaların önümüzdeki dönemde de süreceğine işaret ediyor.

SHGM’ye yönelik “emniyet” eleştirileri büyüyor

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000