Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) askeri teknisyenlerin sivilleştirilmesine yönelik yaklaşımı, eski SHGM Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı’nın kaleme aldığı yazıyla yeniden tartışma konusu oldu. Erdağı, mevcut uygulamaları “kurumsal ihmal zinciri” olarak nitelendirirken, havacılık emniyetinin ciddi bir risk altına sokulduğunu savundu.
Erdağı, yazısında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün asli bir devlet kurumu gibi değil, hizmet satın alan ve ihale dağıtan bir yapı gibi hareket ettiğini öne sürdü. Havacılık gibi yüksek emniyet gerektiren bir alanda eğitimden sağlığa, dijitalleşmeden denetime kadar birçok kritik sürecin taşeronlara devredildiğini belirten Erdağı, bu durumun devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını ifade etti.
“Gizli Bilgiler Taşerona Teslim Ediliyor” İddiası
Yazıda, SHGM’nin kara havacılığına ait eğitim programları ve ders notlarını talep etmesi de eleştirildi. Erdağı, bu bilgilerin “hizmete özel” ve “gizli” nitelikte olduğunu vurgulayarak, söz konusu materyallerin hangi yetki ve hukuki dayanakla niteliksiz taşeron personele verildiğini sorguladı. Bu durumun yalnızca bir idari hata değil, kurumsal bir güvenlik zaafı olduğunu savundu.
“Güven Sorunu Tesadüf Değil”
Erdağı, geçmişte yaşandığını ileri sürdüğü bazı olayları örnek göstererek SHGM’ye yönelik güven sorununun nedenlerini sıraladı. Danışmanlığını yaptığı bir şirketle ilgili AOC devrine dair bilgilerin sisteme yüklenmeden önce bazı internet sitelerinde yayımlandığını hatırlatan Erdağı, şirketlere ait hassas evrakların izinsiz şekilde dolaşıma girdiğini iddia etti. Bu tablo karşısında sektörün SHGM’ye neden güvenmesi gerektiğini sorguladı.
Askeri Teknisyenlerin Sivilleştirilmesi
Yazının merkezinde ise askeri teknisyenlerin sivil havacılığa geçiş süreci yer aldı. Erdağı, dünyada bu konunun EMAR-66 gibi açık ve uygulanabilir standartlarla çözüldüğünü, hatta Türkiye’de de 2007 yılında benzer çalışmalar yapıldığını hatırlattı. Buna rağmen sürecin yıllardır “nasıl yapalım” tartışmalarıyla ötelenmesini, bir tercih olarak değerlendirdi.
Bu gecikmenin bedelini teknisyenlerin, bakım kuruluşlarının ve nihayetinde uçuş emniyetinin ödediğini savunan Erdağı, “yazılım hazırlıyoruz” veya “yasal altyapı oluşturacağız” gerekçeleriyle sürecin sürekli ertelendiğini dile getirdi.
“Bu Bir Yönetim Değil, İhmal Zinciri”
Erdağı, SHGM’de yaşananların münferit hatalar değil, sistematik bir kurumsal çöküşün göstergesi olduğunu ileri sürdü. Askeri teknisyenlerin sivilleştirilmesi meselesinin bu yapısal sorunun yalnızca görünen yüzü olduğunu belirterek, devletin havacılıktaki rolünün giderek taşeronlara bırakıldığını savundu.
Uluslararası standartların, özellikle ICAO kurallarının ortada olduğunu vurgulayan Erdağı, “yeni sivil havacılık modeli” tartışmalarının sektörü daha fazla belirsizliğe sürüklediğini ifade etti.
Yazısının sonunda Gürcistan hava sahasında düşen C-130 uçağında hayatını kaybeden pilot ve teknisyenleri anan Erdağı, askeri teknisyenlerin sivilleştirilmesi konusunda uluslararası standartların Türkiye şartlarına uyarlanarak bir an önce uygulanması çağrısında bulundu.
Yorumlar