İngiltere’de görülen davada, dünyanın önde gelen havayolu şirketlerine on binlerce sahte uçak parçası sattığı ortaya çıkan şirketin eski yöneticisine dört yıl sekiz ay hapis cezası verilmesi, küresel havacılık sektöründe tedarik zinciri güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.
Skandal, yalnızca bir ceza davası olarak değil; sertifikasyon, parça izlenebilirliği ve uluslararası denetim mekanizmalarındaki zafiyetin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre sorun yalnızca sahte üretim değil. Asıl kırılma noktası, parçanın üretimden montaja, bakımdan ikinci el satışına kadar geçen süreçte dijital ve doğrulanabilir bir kayıt sisteminin bulunmaması.
Blockchain ile Parça Takibi
Bu tartışmaların gölgesinde, ABD merkezli havacılık şirketi GA Telesis bünyesinde geliştirilen WILBUR platformu dikkat çekiyor.
Web3 ve blockchain tabanlı sistem, her uçak parçası için NFT destekli bir “dijital ikiz” oluşturuyor. Parçanın sertifikaları, menşe belgeleri, bakım geçmişi ve görselleri değiştirilemez bloklar halinde kaydediliyor. Her işlem blockchain üzerinde kalıcı olarak tutulduğu için geriye dönük manipülasyon riski minimize ediliyor.
Bu model, sahte sertifika üretimi ve belge değişikliği gibi zafiyetleri teknik olarak zorlaştırmayı hedefliyor.
Yazılım Merkezi Ankara’da
Sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri ise teknoloji geliştirme merkezinin Türkiye’de, Ankara’da konumlanmış olması.
WILBUR’un Dijital İnovasyon ve Ar-Ge Merkezi Ankara’da faaliyet gösteriyor. Yapay zekâ ve blockchain alanında uzman yazılım mühendislerinden oluşan ekip, sistemi küresel havacılık ekosistemine entegre edilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hale getirmek için çalışıyor.
Platformun teknoloji liderliğini ise Volkan Emre yürütüyor. GA Telesis Dijital İnovasyon Grubu’nun CTO’su olarak görev yapan Emre, daha önce farklı sektörlerde yapay zekâ ve ileri veri sistemleri üzerine projelere liderlik etmiş bir isim.
Bu tablo, küresel havacılıkta dijital parça güvenliği dönüşümünün yazılım ayağında bir Türk yöneticinin ve Ankara merkezli bir mühendislik ekibinin rol aldığını gösteriyor.
Dijitalleşme Zorunluluk Haline mi Geliyor?
İngiltere’deki sahte parça davası, kağıt sertifika ve parçalı veri tabanı modelinin artık yeterli olmadığını ortaya koydu. Sektör uzmanları, önümüzdeki dönemde regülatörlerin dijital ve değiştirilemez parça izlenebilirliği sistemlerini daha güçlü biçimde gündeme alabileceğini belirtiyor.
Blockchain tabanlı sistemlerin küresel standart haline gelip gelmeyeceği henüz net değil. Ancak bir gerçek var: Havacılık tedarik zincirinde şeffaflık ve dijital doğrulama artık tercih değil, güvenlik gerekliliği olarak görülüyor.
Ve bu dönüşümün yazılım merkezi Ankara’da konumlanmış durumda.
Öte yandan projeyi Airbus’ın tam destek verdiği belirtildi. Ayrıca Amerika’da bazı şirketlerin de desteklediği öğrenildi.
©AirportHaber ÖZEL

Yorumlar