Sivil havacılık sektöründe önümüzdeki 10–15 yıla damga vurması beklenen insan kaynağı tartışması yeniden gündeme geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirmede Türkiye’nin hızla büyüyen sivil hava filosuna karşın nitelikli uçak bakım teknisyeni açığına dikkat çekti.
Erdağı, Türk Hava Yolları’nın 2036 yılına kadar 1000 uçaklık filoya ulaşma hedefinin, yalnızca şirket özelinde değil, Türkiye sivil havacılığı açısından da kritik bir dönüm noktası olduğuna işaret etti. Bu hedefin, Pegasus, SunExpress, AJet, Corendon ve diğer taşıyıcılarla birlikte Türkiye’yi yaklaşık 2000 uçaklık bir sivil filo büyüklüğüne taşıyacağını vurguladı.
Hangarlar Artıyor, İnsan Kaynağı Soru İşareti
Erdağı’nın değerlendirmesinde, son yıllarda hız kazanan bakım altyapısı yatırımlarına da yer verildi. İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen ve diğer merkezlerde yeni bakım hangarlarının inşa edildiğini hatırlatan Erdağı, MyTechnic, AMAC Aerospace ve özel sektör yatırımlarıyla Türkiye’nin uçak bakımında bölgesel bir merkez olma yolunda ilerlediğini belirtti.
Ancak Erdağı’na göre asıl sorun, bu hangarların içini dolduracak nitelikli insan kaynağının nereden bulunacağı. Önümüzdeki 10–15 yıl içinde binlerce lisanslı uçak bakım teknisyenine ihtiyaç duyulacağını vurgulayan Erdağı, mevcut eğitim kapasitesi ve geçiş mekanizmalarının bu ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu görüşünü dile getirdi.
TSK Teknisyenleri Vurgusu
Yazıda özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmış uçak bakım teknisyenlerine dikkat çekildi. Erdağı, askerî teknisyenlerin ileri seviye hava araçlarında edindikleri tecrübe, disiplinli bakım kültürü ve emniyet anlayışının sivil havacılık için önemli bir potansiyel oluşturduğunu ifade etti. Buna rağmen askerî tecrübenin sivil lisans sistemine etkin biçimde aktarılamadığını savundu.
Mevcut durumda birçok askerî teknisyenin, uzun yıllar bakım tecrübesine rağmen sivil havacılıkta yeniden öğrenci konumuna düşürüldüğünü belirten Erdağı, EASA Part-66 standartlarıyla uyumlu, hızlı ve adil bir geçiş mekanizmasının eksikliğine dikkat çekti. Avrupa’da askerî tecrübenin sivil lisansa dönüştürülmesine yönelik örnekler bulunduğunu hatırlatan Erdağı, sorunun mevzuattan ziyade vizyon ve irade eksikliği olduğunu kaydetti.
“Zaman Lüksümüz Yok”
Erdağı, gerekli adımların atılmaması halinde 5–10 yıl içinde uçakların hangarlarda bekleyebileceği, bakım sürelerinin uzayacağı ve maliyetlerin artacağı uyarısında bulundu. Türkiye’nin bölgesel bakım merkezi olma iddiasının bu nedenle risk altında olduğunu ifade eden Erdağı, askerî teknisyenler için özel bir sivilleşme ve lisanslandırma modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yazının sonunda, gözlerin yeniden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nin ilgili birimlerine çevrildiğini belirten Erdağı, insan kaynağına yönelik kalıcı ve stratejik bir çözüm üretilip üretilemeyeceğinin önümüzdeki dönemde netleşeceğini ifade etti. Ayrıca Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve sivil havacılığın diğer alanlarında sertifikasyon odaklı uygulamaların, esas ihtiyaç olan nitelikli teknik personel sorununu gölgelememesi gerektiğini kaydetti.
Yorumlar