10 Ekim 2026, Cumartesi 13:41:28

Oktay Erdağı’dan Uçuş Okulları İçin Darboğaz Uyarısı

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, Türkiye’de pilot yetiştiren uçuş okullarının ekonomik ve yapısal açıdan ciddi bir darboğaza girdiğini savundu.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, Türkiye’de pilot yetiştiren uçuş okullarının ekonomik ve yapısal açıdan ciddi bir darboğaza girdiğini savundu. Erdağı, iş bulamayan pilotlar, azalan öğrenci talebi, artan eğitim maliyetleri ve havayollarının işe alım politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Erdağı, Onur Air, SKY Hava Yolları ve Atlasjet gibi şirketlerin faaliyetlerini durdurmasının yıllar içinde çok sayıda deneyimli pilotun iş piyasasına çıkmasına neden olduğunu, bunun da sektördeki istihdam dengelerini etkilediğini ifade etti.

“THY’nin kararları yalnızca THY’yi etkilemiyor”

Erdağı, THY yönetiminin 2027’ye kadar pilot alımı yapmayacağı ve daha sonraki dönemde kendi yetiştirdiği pilotlara öncelik vereceği yönündeki açıklamaların sektörde kaygıyı artırdığını savundu.

Böyle bir kararın şirketin kendi insan kaynağı planlaması kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Erdağı, buna karşın Türkiye’de pilot yetiştiren okulların, yüksek eğitim maliyetlerini üstlenen öğrencilerin ve mezun pilotların da bu tercihlerden doğrudan etkilendiğini söyledi.

“Maliyetler artıyor, adaylar geri çekiliyor”

Yakıt, bakım, sigorta, öğretmen pilot ve tesis giderlerindeki artışın uçuş okullarının mali yükünü ağırlaştırdığını belirten Erdağı, pilotaj eğitiminin zaten yüksek maliyetli bir alan olduğunu vurguladı.

İş bulma ihtimaline ilişkin belirsizlik arttıkça, adayların eğitime başlama konusunda daha temkinli davrandığını ifade eden Erdağı, bunun uçuş okullarındaki öğrenci talebini de baskıladığını savundu.

KDM-ORG ve ücret politikalarına eleştiri

Erdağı, SHGM’nin KDM-ORG ve benzeri sistemler üzerinden yürüttüğü eğitim ve sınav uygulamalarının da sektör tarafından sorgulandığını belirtti.

Dijitalleşmeye karşı olmadığını ifade eden Erdağı, asıl meselenin bu sistemlerin nasıl belirlendiği, kullanıcıların görüşlerinin ne ölçüde alındığı, ücretlerin hangi gerekçelerle oluşturulduğu ve düzenleyici maliyetlerin eğitim sektörüne etkisinin ne olduğunun açıklanması olduğunu söyledi.

Erdağı, “Bir kamu otoritesi dijitalleşebilir, işlem ücreti de alabilir. Ancak bunun gerekçesi, ölçüsü ve hesabı açık olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“Uçuş okulları sadece ticari işletme değildir”

Erdağı, yaklaşık 50 uçuş okulu, 12 üniversitenin pilotaj programları ve TSK bünyesindeki eğitim yapılarının Türkiye’nin pilot yetiştirme kapasitesinin önemli parçaları olduğunu belirtti.

AYJET, THK ve ER-AH gibi köklü eğitim kuruluşlarının durumunun yakından izlenmesi gerektiğini savunan Erdağı, bu kurumların yalnızca öğrenci yetiştirmediğini; öğretmen pilot, teknik altyapı, eğitim standardı ve kurumsal hafıza da oluşturduğunu ifade etti.

Bu yapıların ekonomik baskılar nedeniyle zayıflamasının ileride Türkiye’nin pilot yetiştirme kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

“Tasarruf emniyetten kesintiye dönüşmemeli”

Erdağı, maliyet baskısı nedeniyle bazı uçuş okullarının Cessna 172 gibi uçakları filodan çıkararak daha düşük maliyetli uçaklara veya ultralight sınıfına yönelme ihtimaline de dikkat çekti.

Ucuz işletme maliyetinin tek başına eğitim için yeterli kriter olamayacağını belirten Erdağı, uçak tipi değişikliklerinin eğitim hedefleri, performans, bakım imkânları ve emniyet gereklilikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TAFA ve rekabet tartışması

Erdağı, TAFA’nın TSK’nın açtığı ÖSU programına daha düşük fiyatlarla katılmasının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kamu veya büyük kurumsal desteğe sahip yapılarla özel uçuş okullarının aynı rekabet koşullarında olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirten Erdağı, fiyatların nasıl oluştuğu ve modelin sürdürülebilirliğinin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti.

“Otorite sorun büyürken seyirci kalamaz”

Erdağı, uçuş okullarının yaşadığı daralmanın yalnızca okul sahiplerinin ticari sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, meselenin Türkiye’nin gelecekteki pilot ihtiyacıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

SHGM’nin uçuş okulları ve öğrencilerle düzenli görüşerek sektörün durumuna ilişkin veriye dayalı bir çalışma yayımlaması gerektiğini savunan Erdağı, pilot ihtiyacının, işe alım takvimlerinin ve mevcut eğitim kapasitesinin birlikte planlanmasını istedi.

THY’ye uzun vadeli plan çağrısı

Erdağı, THY yönetiminin de Türkiye’nin pilot ihtiyacına ilişkin uzun vadeli yaklaşımını sektörle paylaşması gerektiğini belirtti.

Kendi pilotlarını yetiştirme politikasının anlaşılabilir olduğunu kaydeden Erdağı, ancak Türkiye’nin en büyük havayolunun kararlarının bütün eğitim ekosistemi üzerinde etkili olduğunu ve bu nedenle daha geniş bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

“Yarın hazır bir eğitim altyapısı bulamayabiliriz”

Erdağı, bugün bir tarafta iş arayan deneyimli pilotlar bulunurken, diğer tarafta öğrenci sayısı azalan ve maliyet baskısıyla karşı karşıya kalan uçuş okullarının bulunmasını kurumlar arası planlama eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

Pilot yetiştiren okulların desteklenmesi, düzenleyici uygulamaların daha şeffaf hale getirilmesi ve Türkiye’nin uzun vadeli pilot ihtiyacının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Erdağı, şu uyarıda bulundu:

“Bugün ekonomik baskıyla uçaklarını ve öğretmen pilotlarını azaltan okulların yerine, yarın ihtiyaç duyduğumuzda hazır bir eğitim altyapısı bulamayabiliriz. O zaman yalnızca ‘İşsiz pilot sayısı neden arttı?’ değil, ‘Pilot yetiştiren kurumlarımız gözümüzün önünde zayıflarken kim ne yaptı?’ sorusu da karşımıza çıkacaktır.”

Oktay Erdağı’dan Uçuş Okulları İçin Darboğaz Uyarısı

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000