24 Ocak 2026, Cumartesi 10:22:37

Erdağı’dan çarpıcı dron çıkışı: “Gelecek uçuyor, Türkiye seyrediyor”

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı dikkat çekici yazıda Türkiye’nin dron (insansız hava aracı) ekosisteminde yaşadığı tıkanıklığı sert ifadelerle eleştirdi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı dikkat çekici yazıda Türkiye’nin dron (insansız hava aracı) ekosisteminde yaşadığı tıkanıklığı sert ifadelerle eleştirdi. Erdağı, dünyada hızla büyüyen dron ekonomisine karşı Türkiye’nin yasakçı ve vizyonsuz bir yaklaşım sergilediğini savundu.

Erdağı, küresel ölçekte önümüzdeki yıllarda yaklaşık 15 milyon dronun aktif olarak uçmasının beklendiğini, dron ekosisteminden elde edilecek gelirin ise geleneksel havacılık gelirlerine yaklaşacağının öngörüldüğünü hatırlatarak, “Dünya gökyüzünden yeni bir ekonomi inşa ederken, Türkiye bu dönüşümün kenarında bile değil” değerlendirmesinde bulundu.

Kayıtlı var, kayıt dışı daha fazla

Türkiye’de resmi rakamlara göre 84 bin kayıtlı dron bulunduğunu belirten Erdağı, sahadaki gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu ve kayıt dışı dron sayısının 300 bine yaklaştığını ifade etti. Devlete ait ve güvenlik amaçlı kullanılan dronlar hariç tutulduğunda, sivil dron uçuşlarının fiilen yasak, hukuken ise belirsiz bir alanda kaldığını vurguladı.

Erdağı, özellikle İstanbul ve Antalya Havalimanları çevresinde her gün yüzlerce dronun kontrolsüz şekilde uçtuğunu, bunun zaman zaman hava trafiğinin durmasına neden olduğunu belirterek, “Kâğıt üzerinde yasak var, sahada ise kontrolsüzlük hâkim. Bu tablo ne güvenlik sağlıyor ne de ekonomik değer üretiyor” dedi.

“ABD uçuruyor, Avrupa taşıyor; biz yasaklıyoruz”

Yazısında ABD ve Avrupa’daki uygulamalara da değinen Erdağı, dronların birçok ülkede posta ve kargo taşımacılığından ilaç dağıtımına, tarımdan afet yönetimine kadar pek çok alanda yasal ve aktif biçimde kullanıldığını hatırlattı. Türkiye’de ise refleksin hâlâ “yasakla, beklet” anlayışı olduğunu savundu.

DHMİ altyapısı hazır, süreç kilitlenmiş durumda

Erdağı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) bünyesinde dronlara yönelik teknik altyapının ve hava trafik disiplinine hâkim bir yapının bulunduğunu, ancak sürecin ilerlemediğini öne sürdü. SHGM’nin düzenleyici rolünden uzaklaşıp bu alandan gelir elde etmeye odaklanmasının süreci kilitlediğini savunan Erdağı, hava sahası yönetiminin DHMİ’nin, haberleşme ve veri altyapısının ise telekomünikasyon şirketlerinin sorumluluğunda olması gerektiğini vurguladı.

Özellikle Türkiye’ye ait resmi dron uçuş ve kısıtlama haritalarının hâlâ oluşturulmamış olmasına dikkat çeken Erdağı, “Bu altyapıyı kurabilecek imkân ve kabiliyet DHMİ’de mevcutken, SHGM’nin dışarıdan yazılım ve taşeron çözümler araması ciddi bir soru işareti” ifadelerini kullandı.

“SHGM düzenleyici mi, ticari aktör mü?”

Erdağı, SHGM’nin son yıllarda sertifika, eğitim ve benzeri alanlarda ticari reflekslerle hareket eder hale geldiğini belirterek, bunun tüm havacılık ekosistemini çıkmaza sürüklediğini savundu. “Regülatör para kazanmaya başlarsa adalet bozulur, rekabet ölür, sistem kilitlenir” değerlendirmesinde bulundu.

“Gökyüzü beklemez”

Yazının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Erdağı, dronların bir hobi değil, geleceğin ekonomisi olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin ya uluslararası normlar, bilim ve akılla bu alana girmesi ya da yasaklar ve kurum içi çekişmelerle bir fırsatı daha kaçırmasıyla karşı karşıya olduğunu ifade eden Erdağı, “Gelecek uçuyor, biz hâlâ kulede tartışıyoruz” sözleriyle uyarıda bulundu.

Erdağı’dan çarpıcı dron çıkışı: “Gelecek uçuyor, Türkiye seyrediyor”

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000