Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, kaleme aldığı değerlendirmede Türkiye’de havacılık sağlık sertifikasyonunun uygulanış biçimine yönelik dikkat çekici eleştirilerde bulundu. Erdağı, sağlık sertifikasının basit bir idari formalite olmadığını vurgulayarak, mevcut uygulamaların uçuş emniyetini doğrudan riske atabilecek bir noktaya sürüklendiğini savundu.
Erdağı yazısında, pilotlardan hava trafik kontrolörlerine, kabin ekiplerinden bakım personeline kadar sağlık değerlendirmesine tabi olan tüm grupların taşıdığı riskin yalnızca bireysel bir sağlık meselesi olmadığını, bunun aynı zamanda kamusal güvenlik konusu olduğunu ifade etti. Bu nedenle havacılık sağlığının keyfi, izlenemez ve kayıt dışı yöntemlerle değil; standartlara dayalı, denetlenebilir ve kurumsal bir sistemle yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
“ICAO ve EASA standartları açık”
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) Annex 1 standartlarını hatırlatan Erdağı, devletlerin tıbbi muayene yapacak hekimleri yalnızca “doktor” olmaları nedeniyle değil, havacılık tıbbı alanındaki eğitim, tecrübe ve yetkinliklerine göre yetkilendirmesi gerektiğini belirtti. Yetkilendirmenin ardından da bu sürecin denetime açık olması, tıbbi değerlendiriciler aracılığıyla raporların incelenmesi ve kayıt güvenliğinin sağlanmasının zorunluluk olduğuna dikkat çekti.
Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) Part-MED mevzuatının da benzer bir anlayışa sahip olduğunu kaydeden Erdağı, havacılık sağlık süreçlerinde “tekil kişi odaklı” değil, kurum, prosedür, kayıt ve izlenebilirlik esasına dayalı bir yapı öngörüldüğünü vurguladı.
“Random sistemi denetlenebilirliğe aykırı”
Yazıda, sağlık randevularının WhatsApp grupları üzerinden yönlendirildiği iddialarına da yer veren Erdağı, bu yöntemin denetlenebilirlik ve kurumsal gözetim ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu. Yetkilendirmenin kurumsal merkezler yerine bireysel hekimler üzerinden yürütülmesinin, havacılıkta olmazsa olmaz olan ölçülebilirlik ve audit (denetim) mekanizmalarını zayıflattığını ifade etti.
Erdağı ayrıca, bazı kurum personelinin kendi kurumlarındaki hekimlere yönlendirilmesi gibi uygulamaların doğru olması halinde bunun ciddi bir çıkar çatışması ve emniyet riski doğuracağını kaydetti.
Şeffaflık çağrısı
Yetkilendirilmiş hekim ve merkez listelerinin kamuoyuyla paylaşılmamasını da eleştiren Erdağı, EASA yaklaşımında yetki, kapsam ve sorumlulukların şeffaf biçimde izlenebilir olması gerektiğini vurguladı. Bu şeffaflığın sağlanmamasının “dijitalleşme” değil, kurumsal denetimden kaçış anlamına geldiğini öne sürdü.
“Uluslararası denetim riski büyüyor”
Erdağı yazısının sonunda, mevcut uygulamaların uluslararası denetimlerde ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yetkilendirme kriterleri, pratik tecrübe şartı, denetim mekanizmaları, kayıt bütünlüğü ve gizlilik başlıklarının olası bir denetimde sorgulanmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Erdağı, “Havacılıkta kıskançlık değil, ölçüm, denetim ve standart vardır” ifadelerini kullandı.
Erdağı’nın değerlendirmesi, havacılık sağlık yönetimi ve sertifikasyon süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Yorumlar